kabasakal

bir çok kara sakallı için kullanılan bir fiziksel benzetme ve bir lakap.

sperm lekesi

bazen de başa bela olur, monica meselesinde clinton un başına bela olduğu gibi.

bsg

mahallenin bakkalinin kocasi

kendisiyle gurur duyduğum yürekli dostum. hiç ayrılmadı taksim'den. telefonla sık sık haberleştik. bize taksim'le ilgili bilgiler aktardı, güç verdi. iyi ki varsın, iyi ki varsınız! seviyorum hepinizi!

love dance point

blogumda bolca hakkını verecek şekilde bolca bahsetmem ve bolca davetiye dağıtmamdan sonra orada çalışıyorum dedikodularına maruz kaldığım mekan. hayır efendim, orada çalışmıyorum :)

neyse, bence ülkenin en iyisi. gitmek isteyenler de bana blogumdan ulaşsınlar :) davetiye olsun, ikram olsun yardımcı olmaya çalışırız. :)

nihayetinde bir barter anlaşmamız var gibimsi :)

http://bir-tirtil.blogspot.com.tr/p/love...

mustafa ceceli

rte davetlerinin gözde yalaka sanatçısı. en son saraydaki davette padişahımızın isteği üzerine ezan da okumuş. numune sayıdaki güzel şarkısı dışında genelde hanzo düğün şarkılarıyla meşhurdur. gezi direnişi sırasında gezi'ye destek veren popçu arkadaşlarını twitter'dan blocklayışı hala akıllarda. kaçarak uzaklaşınız.

levent pişkin'in başbakan güdümlü ibne davası

ilgili dava için dayanışma çağrısında bulunulmuş;

http://gzone.com.tr/recep-tayyip-erdogan...

kas yalamak

natürel enjeksiyon öncesinde, ilgili kası (artık neresiyse!) gevşetmek veya daha da sertleştirmek amacıyla uygulanması hararet ve ciddiyetle önerilir...
etkisi iki yönlü olabileceğinden, hangi kasa neden yapıldığına dikkat edilmelidir...
yani, dilinize komut veren ehil bir beyin yoksa ortada, gevşemesi gereken bir yeri daha da kasmaya veya sertleşmesi gereken bir yeri muhallebileştirmeye yol açabilir...

yazarlardan bear fotoğrafları

homofobi

homofobi sözcüğü ilk defa 1971 yılında george weinberg tarafından kullanılıp bilinen anlamıyla geliştirilmiştir. weinberg homofobiyi " eşcinsellerle yakın veya aynı ortamlarda bulunmaktan duyulan korku" şeklinde tanımlamıştır. lezbiyen ve aynı zamanda aktivist audre lord ise homofobiyi "kişinin kendi cinsine aşık olmaktan korkması ve başkalarında bu türden duygu ve davranışlara karşı geliştirdiği öfke" olarak tanımlamıştır.

ünlü alman felsefeci ve toplumbilimci thedore adorno ise homofobinin altında şiddet ve yansıtma olgularının olduğunu dile getirmiştir.

"sert erkekler sonuçta onlar gibi olduklarını kabul etmemek için güçsüz kurbanlara ihtiyacı olan, asıl efemine kişilerdir. güçlü erkeğin ve uysal gençliğin karşıtları eril egemenlik ilkesini katıksız bir biçimde dışavuran bir düzende bir araya gelir."

son olarak adorno'nun bu sözleri aklıma amerikan güzeli filmindeki asker emeklisi katı babanın oğlunu eşcinsel olmakla suçlaması ama aslında kendi içinde eşcinsel yönelimler taşıması ve sonunda bu yönelimlerini yanlış kişiye yansıtması aklıma geliyor.

yukarıda homofobi ile ilgili yazdıklarımı ise eşcinsellikle ilgili agora kitaplığı'ndan çıkan bir kitaptan aldım.

alttaki yazara soracaklarım var

(bkz: özel cips kola) - ajda tabii ki.

alttaki yazar, soru bir üstte
devark.cloud tarafından geliştirildi.