nazan öncel

hakkında ne yazsam, nasıl anlatsam neyinden bahsetsem bilemediğim gibi hangi şarkısının altına bir şey yazsam, diye kudurduğumdur.

hakkında anlatılacak o kadar çok şeyi, bana yaşattığı o akdar çok duyguyu, o güzelim şarkıları, hangi birinden başlasam aklım diğerinde kalır. ömür mü yeter...

çok seks yapan kaşar mıdır

bir japona aşık oldum

akarimasu takarimasu
o gözler içimi yakarimasu
beşi bir yerde takarimasu
bir japona aşık oldum

şeklinde akıllara zarar sözlere sahip atilla taş şarkısıdır.

kuru pasta

ev oturmalarının vazgeçilmezi.

ileri demokrasi

george orwell'ın 1984 romanının, neo-islamik pratiğidir.
tüm faşist sistemlerde olduğu gibi, içi boşaltılarak manipüle edilmiş bir slogandır.
3 rekat geri, tek ileri vitesli ve faşizm yakıtlı bir mekanizmadır.

ayı sözlük'ün homofobik saldırıya uğraması

her güne yeni bir paragraf

"öksüz mü? insanın ninesi ölünce böyle denir mi?
pek emin değilim. belki de, nineler ve dedeler, yitirilmeleri halinde, buna ilişkin adlandırmalar yapmaya değmeyecek aksesuarlar olarak görülüyorlardır. insan, ninesinden ve dedesinden ne öksüz ne de yetim kalır.
onları, bu uzun yolun biryerinde doğallıkla, dalgınlıkla, sanki bir şemsiye unutur gibi bırakırız"

...diyor, susanna tamaro.
yüreğinin götürdüğü yere git romanında...
şiddetle reddettiğim, fakat, haklı bulduğum saptamalarıyla yaralamıştır bu paragraf beni yıllarca...

sinan

her hangi bir kullanıcının "bir gün"ü tıkladığında, olur da 28 temmuz' denk gelirse; ismi başlık olarak çıkmalı diye düşündüğüm yazar.

cansel elçin

1973'lü tam yaşının çıtırlığında çok usta bir oyuncu ve yakışıklılığı ve jön duruşuyla ülkenin önemli erkek oyuncularından birisidir. asil rollerde oynamadığı zamanlarda biraz donuk biraz kalıp üstü dursa da cansel gerçekten oynadığı her karakterin hakkını verebiliyor. nitekim
1982 yılından bu yana paris’te yaşamını sürdürmekte olan cansel ilk ve orta eğitimini paris’te lycée racine’de tamamladıktan sonra, aile işini devam ettirmek üzere ekonomi ve sosyal bilimler okudu. bir süre ticaretle uğraşsa da akşam kursları ile başladığı tiyatroya, fransa’nın önde gelen tiyatro okullarından ecole florent’e yazılarak devam etti. gérard depardieu, sophie marceau, isabelle adjani gibi isimlerin ders verdiği ecole florent'te audrey tautou’yla aynı sınıfta okuyan oyuncu, daha sonra new york’tan gelen ve actor's studio’u kuran lee strasberg'in oğlu john strasberg ile jack garfeinden sinema ve tiyatro dersleri aldı. (bunlar bayağı önemli adımlar) ama en önemli adımı da ferzan özpetek'in bu adamı keşfetmesi olmuştur tabi. ben kırık kanatlar'dan beri takip ediyorum kendisini o zamanlar hala üzerinde kırık fransız aksanı olduğundan bir süre seslendirme kullanmış ama ülkede ki asıl patlaması beren saat ile başrolünü oynadığı hatırla sevgili ile olmuştur. çok güzel bir kafa yapısına sahiptir ve acayip gay dostudur bunu biliyorum. kült başlı başına eğlenceli istediği zaman çok fena ciddileşebilen işine hasta bir adamdır. çok ileri derece de ve harika bir aksanda fransızca konuşabilir. aslen de izmir-tire'lidir. eski sevgilim ödemiş'liydi ve nedense bu coğrafyadan çıkan erkeklerin hepsi en az cansel kadar taş ve yaşlanma karşıtı olabiliyor. (fazla patatesten mi bilinmez) çok sevdiğim ve beğendiğim nadir oyunculardan kendisi ile 2010 yılında bir lansmanda tanışmıştım oldukça kibar insanı gayet iyi ağırlayan yakışıklılığının yanında mütevazi anti ukala bir insan en son eve dönüş isimli bir dizi de tardu flordun ve dilşad çelebi ile birlikte yusuf karakterini canlandırmakta.... gönülçelen'in o muhteşem ideal eş koca sevgili fuckbuddy ideali murat hocasından sonra bana bayağı zor geldi kendi sesiyle oynadığı hafif taşra karakter ama adama herşey yakışıyor abi... başarılar kendisine. sevgiler...
devark.cloud tarafından geliştirildi.