neden not tutmalıyız

(bkz: barış özcan)

video linki:


dünyanın en eski teknolojilerinden biri kalem. düşünsenize insanlığın ürettiği neredeyse tüm fikirler önce kalemle vücut buldu; sonra kağıt üzerinde notlara dönüştü ve nihayetinde dünyayı değiştirdi. bir başka bakış açısıyla şöyle de diyebiliriz. not alınmayan fikirler yüzünden kimbilir ne kadar çok değerli düşünce kaybolup gitti. o yüzden not almak -abartacağım şimdi- neredeyse antik bir sanat!

küçük bir sorum var şimdi size. hazır mısınız? şu notların kime ait olduğunu tahmin edebilir misiniz? biraz daha ipucu vereyim. dünyanın en başarılı iş adamlarından biri olarak kabul edilen richard branson’a. kendi yazdığı blog yazısında kurduğu virgin holding’in en başarılı şirketlerinden bazılarının çok alakasız anlarda doğduğunu belirtmiş. eğer not defterlerimizi açıp o anlarda gelen fikirleri yazmasaydık belki de bunlar hiç gerçekleşemeyecekti diyor.

şimdi itiraf zamanı! benim üniversiteye gittiğim yıllarda sınıfta çok güzel not tutan arkadaşlarımız vardı ve çoğunlukla bunlar kızlardı. onların tuttuğu notlar fotokopiyle çoğaltılır, sınav zamanından önce de bir güzel çalışılırdı. şimdiki aklım olsa not tutma konusunu başkalarına devretmezdim. bu alışkanlığı çok küçük yaşlarda kazanmak isterdim.

mezun olup iş hayatına atıldım. gözlemim şu “not tutma alışkanlığı” maalesef çok yaygın değil. toplantıdan toplantıya akla geliyor ve yine ilginçtir ki bu notları da genellikle hanımlar tutuyor. oysa not tutmanın cinsiyeti olmaz. aklınızdaki fikirlerin yazıya dönüşüp vücut bulması gibi önemli bir işi başkalarına devretmek bence en başta kendinize zarar verir. “gerçek bir keşif yolculuğu için yeni yerlere ulaşmak gerekmez...” diyor marcel proust “yeni gözlere sahip olmak yeterlidir.” işte o yeni gözlerle daha iyi görebilmek için gördüklerini not etmek son derece önemli. sonuçta hepimiz okur-yazarız. kısmen okuyoruz ama iş yazmaya gelince... “katip arzuhalim yaz yare böyle.”

sonuçta okul yıllarında değil ama biraz geç de olsa not tutmanın önemini anladım. bana göre bunun şu 4 şeye faydası var:

öncelikle düşünmeye ve dolayısıyla fikir üretmeye,
bu fikirleri düzenlemeye ve dolayısıyla aralarında bağlantılar kurmaya,
önemli olan fikirleri daha sonra hatırlamaya
ve tüm bunların sonucunda etkili öğrenmeye faydası var.
kalem beynimizin ve vücudumuzun en doğal uzantısı gibi. onu kullanmaktan çekinmeyin. bana göre vücut geliştirmek isteyenler önce parmaklarından ve bileklerinden başlamalı bu işe. çünkü yazı yazma ve not tutma becerilerinizi geliştirirseniz aslında bir anlamda vücudunuzun en değerli organlarından birini de geliştirmiş olursunuz: beyninizi!

çünkü not almak, iletişimin en büyük yardımcılarından biridir. ama not almayı karşındakinin söylediği her şeyi kaydetmek olarak algılamamak lazım. daha önce “kalem klavyeden keskindir” adında bir video yapmıştım hatırlarsanız. not almak, kalemle yazı yazmak sadece kaydetmek demek değildir demiştim. bu çok pasif bir davranış biçimi olur. oysa gerçekten not tutmaya çalışırsanız, karşınızdakini gerçekten dinlemeye başlarsınız, aktif bir öğrenme süreci yaşarsınız. çünkü not tutmak, teoriyi pratiğe dönüştürmektir. teorik bilginin beyniniz tarafından daha iyi anlaşılmasını ve sonradan pratik bir uygulamaya ya da davranışa dönüştürülmesini sağlar.

kaynak: http://barisozcan.com/neden-not-almaliyi... *


not tutmak gereklidir, barış özcan'ın da dediği gibi. beynimiz bir bilgisayar değil; bazı bilgilerimizi, anılarımızı unutabiliyoruz. ama mesela ilkokuldan beri not aldığımız kitapları atmasaydık, şimdi baktığımız zaman bir günlük görevi görmez miydi? o zaman neler karalamışız, o zamanlar hangi trendler geçerliymiş, o zaman psikolojimiz nasılmış görmez miydik? bazı anılarımı hatırlamak istemesem de, yine de yaşadığım çok güzel anılar var ve bunların insanın zor zamanlarında hatırlanması gerekiyor. böyle tutunuyoruz çünkü hayata.

öteki türlü, kişisel nedenlerle not tutmayı da seviyorum. örneğin, internetteki bir dil dersinde yer alan gramer bilgilerinin özetini tutmak bana çok yardımcı olabiliyor. ya da sevdiğim bir deseni karalama defterime çizmek, daha sonra yapacağım çalışmalarda yaratıcı olmamı sağlayabiliyor. ya da olayların iyice karıştığı kitaplarda, kitaplardaki olayları ve karakterleri not tutmak işe yarayabiliyor. herkes alışkanlık edinmeli.