saul'un oğlu

"bana bir film öner, ölü gömmenin hakkını olsun" diyorsanız, bu filmi izleyin, . kamera çekimleri insanı zorlar, ama toplama kampında yaşanan vahşeti direk toplama kampı çekmeden, iyi hissettirir o kamer çekimleri ile. saul'u arkadan çeker, çünkü saul'un bir hedefi vardır: oğlu sandığı/oğlu belki de, dediği kişiyi gömebilmek. bazı filmler çok rahatsız edicidir, bu filmde öyle, yalnız rahatsız ediciliği toplama kampı vahşetini çekmeden hissettirmesinden, bunu iyi başarmasından kaynaklanıyor. izlerken rahatsız olursunuz. saul'a da kızarsınız bir yandan da.
bu filmde saul karakteri odağa alınmıştır ve onun çevresi bulanık görünür. tüm film boyunca sanki takip havası vardır ve bu gerginlik seyirciye de yansır. adeta seyirci de soykırım suçuna tanık edilir ve bu suçu izleyen olarak suça ortak sayılmaktadır. izlemesi bu bakımdan zor bir filmdir. ajitasyon öğeleri de yoktur denemez. ama hikaye soykırım olayına farklı bir boyuttan bakması açısından oldukça değerli. saul'un oğlu da aslında kendi oğlu değildir filmde. saul, öylesine bir genci gömme derdine düşer nedense. bunu, ben yahudi halkının geleceğini ve kültürünü gençler üzerinden koruma içgüdüsü olarak yorumlamıştım.