tüm dünyası eşcinsellik olanlar

ee diye devamını beklediğim önermedir.
insan başkalarına zarar vermediği sürece tüm dünyası istediği ve mutlu olduğu bir şey olabilir. böyle ota boka yargılamamakta fayda var.
çevresel faktörlerle ya da bağımsız değişkenlerle alakalı bence. olanak ve imkan olsa bu kabuklarını kıracaklarına eminim.
insanlar kendilerini bir yere ait hissetmek isterler. kabul edin ya da etmeyin bu dönemin modası bu ve sonuçları da ortada. homofobik değilim hiç birinizin tercihi umurumda değil ama günümüzde eşcinselliğin arkadaş ortamı kanserlerinden biri olduğunun sizler de farkındasınız.
not: biseksüel sevgilisi ile çeşitli çılgınlıklar yaşamış birey.
hayatlarındaki tüm sorunları eşcinsel olmasına bağlarlar. eşcinsel olmasa hiçbir derdi olmayacaktır. kendini kabul edememiştir. iki kelime laf etmek istersin lafı evirir çevirir eşcinselliğe getirir ortamı kötüler, eşcinsel olmasak şöyle böyle olurdu der. iletişim kurması çok zor.
bütün dünyası seks olanlardan bir farkı yoktur.
kökünde homofobinin olduğunu düşündüğüm bir durumdur. fakat heterofobi de kısa süreli katkı sunabilir.

şöyle ki;
yalnızca eşcinseller ile diyalog kurmak ve sosyalleşmek şeklinde kendini gösterebilir. bu halde kişide heteroseksüel topluma bir tepki olduğu düşünülebilir. fakat bu tepki dogal degildir ve kisa surmesi beklenir.

ancak kronikleşmişse bu halde kişi eşcinsel olmasından kaynaklı bir dışlanma korkusu içindedir. cunku escinsellerin dislanmasini kendisi benimsemistir ve bunu asma gayretini anlamsiz bulur.

her heteroseksüel homofobik eylemde bulunmaz. kişi bunu goremez ve kendisini asamazsa bu durum heterofobi olarak sanilsa da aslında homofobidir. korkunun temeli eşcinselliktedir. kisi o kadar homofobiktir ki ve bunu da icsellestirmistir ki heteroseksuel topluma adim dahi atmaz ve bunu kendi icinde mesru kılar.

boyle olunca da iyi bir hayat yasayamaz. çünkü toplumda heteroseksuel agirlikta bir yapi vardir. ve kisi sosyal olarak kendini besleyemez. bu da egitim, is, saglık, ekonomi, aile her türlü kisiye mutsuzluk olarak yansır.

boyle bir durumda keske escinsel olmasaydim hatırlanması da normaldir. ama dedigim gibi sorunun kokeni eşcinsel olmak degil kisinin eşcinselligi bir bocek olarak gormesi vardir.
ne bilim eşcinsellğini fazla dillendiren insnalar çok garipler yani tamam abi bende eşcinselim ama benim klavyem de e yazınca elma çıkar seninkinden eşcinsellğin 50 tonu çıkar ⏏
bence insanın hayatının merkezine neyi koyduğu sadece kendisini ilgilendirir.
anlamakta zorlandığım durum; bir konuya ilgin olmasını, daha fazla bilgin olan bir konu olmasını anlarım ama ne eşcinsellik ne cinsellik ne de başka bir konunun tüm dünyan olmasını anlayamıyorum. otursak karşılıklı ne konuşup, ne paylaşırız başı ve sonu aynı konuda bir sohbette?
kişinin normalliğini kabul etmemesi durumudur. bu bireyin,çevresindeki normallik algısıyla kendi normalini oluşturmasının zıtlaşmasıdır. bu da kişinin defense mekanizmasını açmasına yol açar ve oraya odaklanır kendi gerçeklerini yaratırsa (doğru bir şekilde) bu algının dışına çıkabilir bu yüzden sabit fikirlilikten ve subjektiflikten kurtulmak gerekir.
homofobiyi ne kadar da içselleştirmişsiniz. insan eşcinsel sözlüğüne gelince homofobi beklemiyor ama maşallah sanırsın breeder convention.

bir kere şunu kenara koyalım; etrafınızda gördüğünüz her şey heteroseksüeldir. bak navigasyon bile kadın sesi çünkü ingilzi savaş pilotları en çok kadın sesine tepki veriyordu, heteroseksüel oldukları için. etrafınızdaki her şey, heteroseksüeller için tasarlandı.

o halde niye heterolara sormuyorsunuz bunu? niye kek reklamında bile heteroseksüel normlar var demiyorsunuz onlara? çünkü heteroların sikinde değilsiniz aslında, onlar sizin gibi bir "ibneyi" takmıyorlar bile. tek yapabildiğiniz herhangi bir topluluğu olmayan, bu konuları konuşacağı kimsesi olmayan veyahut hayatı boyunca eşcinselliği yüzünden eziklendiği için bunu kendine zırh gibi giyinmiş insanlara saldırmak ve zorbalıkta bulunmak.

ikinci dalga feminizmin dediği gibi, kişisel olan politiktir. kimse içinde yaşadığı toplumdan / dünyadan uzakta bir vakumda yaşamıyor. isteseniz de istemeseniz de bütün eşcinselleri birleştiren tek şey homofobi.

mesela boxer reyonu dediğimde anlamanız bir ortak yaşanmışlıktır. ben size iki kelime söyledim, siz bağlamı anladınız. hayatım boyunca aradığım şey bu aslında. yaşadığım travmaları anlattığımda göz deviren heterolar değil. hepimiz biliyoruz ki ne kadar öyle olmasını istesek de heterolar bizi anlamıyor. yaşanmışlık anlatılabilecek bir şey değil çünkü. birisi size nasıl araba sürüleceğini anlattığında ne kadar araba sürebiliyorsunuz?

size kötü haberlerim var. eğer hayatınız gay bara gidip gay sex konuşmak, heteroları takmamak ve mümkün olduğunca hayatınızdan çıkarmaksa, doğru yoldasın tatlım. çünkü heteroların yaptığı tam da bu. heteroseksüel bara değil bara gidiyorlar, gay seks değil seks yapıyorlar, gay evlilik değil evlilik yapıyorlar. onların yaptığı her şey normal, gaylerin bunu istemesi ise bunu tüm kişiliği yapmak oluyor.

yukarda dediğim gibi, sevmediğiniz gaylerle aynı şekilde yaşayan heterolara tek bir söz bile edilmiyor. eşcinsel de olsanız, yukarda "biseksle eğlendim hahah, tercihinizi umursamıyorum" diyen dangıl dungul gibi de olsanız, dalay lama da olsanız homofobiksiniz ve bu umrumda değil. köşenizde ağlayın ve eşcinselleri rahat bırakın.
aklı uçkurundan başka işe çalışmayanlar
bu ifadeyi iyimser bir biçimde okuyunca "hayatının merkezinde bir tek konu, olay olmasın. takılıp kalma bir yere etrafta ilgilenebileceğin bir dolu şey varken." gibi bir anlam çıkarıyorum. bu da bana kalırsa doğru bir mesaj. ama kimin nasıl yaşadığından bize ne, bana ne, sana ne orası da ayrı.
bkz: homofobik homoseksüel
yıllar öncesinden bugünün boomerlarının yazılarını görmek kahkaha attırıyor bana.
umarım içinizde ki karanlığı yenebilmişssinizdir de, aktivizm ve hak arayışını sadece fikirlerinizle geriye götürüp durmuyorsunuzdur.
içselleştirdiğiniz homofobinizi yenin yahu artık, insanları cinsel organlardan, cinsel aktivitelerden ibaret görmeyi bırakın. gerçekten dinlemeye çalışın bunlar ne istiyor, neden bu kadar ses çıkarıyor, düzgün gitmeyen ne var??
zira yıllardır sizin susarak boyun eğdiğiniz karanlık yaratıcılarının acısını biz çıkarıyoruz efendim.
"nerenizden yaralandıysanız, kimliğiniz orasıdır." der milan kundera..
her ne olursa olsun insanın hayatı bir şeyden ibaretse yarımdır. ne içerdiği çok da önemli değil. örneğin, kutsal sayılan din ya da salt bilime adanmış hayatların aslında yitip gittiğini düşünürüm hep. ınsan, her şeyden beslenmeli. diğer türlüsü, ruhunun uçsuz arazilerini türlü mahsullerle donatıp tüm tatları alabilecekken kuru ekmeğe talim etmek gibidir.
tüm dünyam eşcinsellik benim.
mesela kübik spline gaypolasyonu. önce verilen dataları ikili gaylere ayırıyoruz. sonra her ikili gay data arasındaki fonksiyonun ikinci gay türevlerini birbirine eşitliyoruz. çünkü farklı iki gayin aynı noktadaki ikinci gay türevleri birbirine eşit olmalı, eşcinsellik açısından. und so weiter..
  • /
  • 2