türk yönetmenlerin sınır tanımaz çalma hastalığı

en taş sezen aksu, tarkan, sertab erener, kenan doğulu şarkılarında bile tonla para alıp çalıntı klibi sanatçıya ve izleyiciye yutturan yönetmenlerin çalmalı çırpmalı ruh hali.

en son ajda pekkan ozan doğulu'nun harika adlı parçasının klibine inanamadım, calling all hearts'ın aynısı. dava falan da açan yok bunlara. gerçi ben olsam dava ile uğraşacağıma taklit edilmenin keyfini çıkarır dalga geçerim, adamlar da haklı.

öyle bir hal aldı ki, bazen tek bir şarkıda lady gaga, rihanna, madonna, miley cyrus görselleri bire bir aynı. bu denli araklama merakı varken ve işin kolayına kaçılıyorken; saygı görmeyi beklemeleri baya bir gülünç.
türk dizilerinde de bir hayli pek yaygındır. hayalgüçleri 'arka sokaklar'dan öteye gidemeyen yönetmenlerin, hayalgücü' arka sokaklar' kadar bile olmayan izleyiciye sunduğu filmlerdeki/dizilerdeki hastalıktır.

(bkz: medcezir)
(bkz: tatlı küçük yalancılar)
(bkz: umutsuz ev kadınları)*
intihal, bu topraklara özgü galiba. sanatın, bilimin, hemen her şeyin "araklandığı" bir yer. müziğinden, akademik dünyadaki tezlere çokça "arak eser" mevcut. arada özgün işler üretenler müstesna, gerçek sanatçılar vb. hariç... üretmeden tüketince, üretilmişi alıp biraz makyajla yeni bir şeymiş gibi sunma sevdalılarıyla dolu etraf...