ayı sözlük şiir defteri
“hep yaşadığımı hatırlatıyorum kendime
diyorum ki işin acele
bir gün ne el kalacak tutmak için
ne yürümek için bacak
ne bulutların seyri
ne de bir hatıra dünyamızdan
çünkü hatıralar kuşlar gibi
dal ister konacak...”
- oktay rifat
gece okunan şiirler
seni sevmek bu kadar mı
o benim yaşadığımdır.
bazan da bir yerde kuşlar vardır
ne uçmak, ne görünmek için
bir karanfil pencereyi deler
bir kapı kendiliğinden kapanır
istesek sevişirdik, ama olmadı
biz değil yaşayan acılardır.
gitsem de her yerde biraz vardır
hatırda zamansız bir plak
bir otel kapısı, biraz istasyon
vardır o seninle birlikte olmak
buluşur çok uzaktan ellerimiz
ve nasıl göz gözeyiz ansızın bir infilak.
edip cansever - infilak
yolculuk ve hüzün
ne kadar gitsem o kadar uzak;
yaşlanınca inceliyor yalnızlık;
kurur insan hüznü akşama doğru;
kendim için edinilmiş yolculuk...
dağ yitiyor, ay seçilmez oldu, su battı;
şimdi sahiden her şey bir yorum;
o kadar hüzündüm ki, büzüldüm
ve artık kendimle örtüşmüyorum...
çok yokuşlar tırmandım, iniş olmadı;
kim örüyor, görünmüyor, duvarlar...
ey mevsim! vur hançeri de kopsun,
beni yazlara bağlayan bağlar...
-
hilmi yavuz-
ayı sözlük şiir defteri
asmak neyi kurtarır
sarı sarı yaprakları kuru dallara?
yolunmuş yaprakları
kırılmış dallarıyla
ne anlatır bir ağaç
hani rüzgâr
hani kuş
hani nerde rüzgârlı kuş sesleri?
asılmak sorun değil
asılmamak da değil
kimin kimi astığı
kimin kimi neden niçin astığı
budur işte asıl sorun!
ayşe akdoğan
bu güzel şiirin sahibi...
dönüp duran bir dünya
içinde bir dolu kötülük
cevizin altına oturan serçe
kundaktaki bebek
erik ağacı, zerdali ağacı
sokakta gezinen köpek,
kapı önündeki kedi
analar, babalar, çocuklar
haykırmak isteyen bir çiçek
her şey oysa ne kadar masum
ne kadar güzel
gökyüzüyle el ele verip
sağır olmuş insanlık...
kan üzerinden siyaset yapmak
kan üzerinden siyaset mühendisliği yapmak çok tehlikeli iştir. hesabınız şaşabilir, tepe taklak olabilirsiniz.
işid'e karşı yıllardır savaşan aktif silahlı bir direniş gücünü hedef alarak, bunlarla savaşıp kahraman olurum, oylarım artar görüşü tutmaz. pkk şehir şehir yönetimleri ele geçirmeye başladı mı geri alamayabilirsin. çünkü o bölgelerde halk desteği senin aleyhinde, sokak çatışmasına girersen de çok zaiyat verirsin. geri alsan da elinde tutamazsın, bir kez koptu mu giden gelmeyebilir.
bir bakmışsın %40'ı 45 yapayım derken ülke resmen bölünmüş, sana oy verenler kapıya dayanmış, seni linç etmek için herkes sıraya girmiş..
ruhumdaki sarsıntı
bir yerlerdeyim...
bir yerlerde, bir şeylerle uğraşıyor benliğim!
içimde kendini bilmez bir his..
ruhumu yırtıp geçen acılarım.
hangi birinden bahsetsem boş!
hangisine üzülsem...
parantez içlerine sakladığım cümlelerimi sustum.
bakmak kadar görmenin de önemli olduğunu anlayabilseydim keşke..
büyüdüm!
avuçlarım kirlendi...
paslandı ruhum.
ne yapsam çıkar içimdeki sisli bulutlar?
hangi suyla yıkasam geçer gözlerimdeki haram?
hangi damarı kessem akar gider içimde dolaşan günah?
neyle biter bu dilsiz sıkıntı?
söyleyin!
nasıl diner yüreğimdeki zelzele, ruhumdaki sarsıntı?!
erkek erkeğe aşk
herkesin dilinde bir eşcinsel aşk türküsü.erkek-erkeğe...
yaşadığımız toplumdan kaynaklansa gerek erkekliği hep belli kalıplara sokmuşuz hep yanlış öğretmişler bize zevklerimizi bile hep bu kalıplara göre oluşturmuşuz biz. bu yüzden aşklarımızda bile karşımızda bu kalıplara uyan erkekler(!)istiyoruz.
gay demek kadın demek değil diyoruz gay demek erkek demekte değil.
hepmizin ruhuna serpiştirilen kadınsı notalar var. kimisi buna hormon der kimisi özenti kimisi duygu.
kimisinde azdır kimisinde çok..
kimisi farkındadır kimisi aynaya bile bakmaz baksa görecektir aslında.
ama herkes inkar eder.
kadın hakları için ortalığı yıkan bir gay e kadınsısın de seni oracıkta yerin dibine sokar.çünkü ruhuna dokunan kalıpta kadın olmak aşağılık birşeydir.2.sınıftır.ortama hoş görünmek çağdaş görümek için kadın haklarından dem vurur ama içi başka söyler.boxerında cinsel oranını kaldırıp fotoğraf çekip atınca erkek olduğunu zanneder ruhunu öyle tatmin eder.
işte bu yüzdendir dostlarım eşcinsel aşk erkek erkeğe aşk bu topraklarda imkansızdır.
aynaya bakmadan karşımızda heteroseksüel erkekler gibi birini aradığımız için mümkün olmayacaktır.
çünkü biz hiç bir zaman heteroseksüel erkekler gibi olamayacağız.
evet sporlar yapıyoruz sakal bıyık bırakıyoruz sigara içiyoruz mafya gibi nargileli pozlar falan.. ancak heteroseksüelleri kandırabilirsiniz bu yöntemlerle.
eşciseller yemiyor bunları.olmuyor yani.
bunları söyleyince çok kızıyorlar bana lakin inkar etmek gerçeği değiştirmiyor.
inkar ede ede ruh hastası oldu insanlar...
green apple
kendini sözlüğün akil kişileri zanneden "üç beş f... empati yoksunu s... abazan" tarafından "tez kellesi vurula" fetvası verilecek olan yazarcan.
yazdıklarına katılmak zorunda değilsin oda bunca ölüm haberinden sonra kendi çapında isyanını dile getiriyor.okumazsın takdir etmezsin...
ayı sözlük'teki ırkçı söylemler
takip ettiğim kadarıyla herşey var.irkçılıkta olacaktır.
dövlet bize bohmiyor
maalesef devlet hiç kimseye bohmiyır.
penis boyunu hiç ölçmemiş insan
ikiyüzlü insan
osmanlıca
white wine
cogitoda yazıyor.eğer aynı kişiyse çok demokrat ve hümanist biri.
günün sözü
gülmek; ”saf” denme riskini göze almaktır.
ağlamak ise; ”duygusal” görünme riskini.
birine yakınlaşmak; ”kendini kaptırma” riskini,
duygularını açmak; ”kendini ortaya koyma” riskini,
hayalleri ve düşünceleri sergilemek ise;
“onları başkalarına kaptırma” riskini göze almaktır.
sevmek; “karşılık görememe” riskini…
yaşamak ise; ”ölme” riskini göze almaktır.
umutlanmak; “hayal kırıklığına uğrama” riskini
çabalamak ise; ”başarısız olma” riskini göze almaktır…
ama riskler yaşanmalıdır.
çünkü hayatımızın en büyük riski, hiç risk almamaktır.
hiç risk almayan kişi, belki acı ve üzüntülerden korunabilir;
ama büyüyemez, sevemez, değişemez, hissedemez, öğrenemez.
garanti arayışlarıyla zincirlenmiş bir köle olarak yaşarken,
bedelini; özgürlüğünü kaybederek öder.
sadece; riski göze alabilen kişi hürdür…
ayı sözlük yazarlarının şu an dinlediği şarkılar
hoşgeldin hüzün
hoşgeldin hüzün gülmüyor yüzüm
hosgeldin hüzün gülmez bu yüzüm
eğer aşk buysa sevgi buysa
istemiyorum
bu şehir sensiz yaşanmaz oldu.
dayanamıyorum...
mevlana
uğraşma boşuna der mevlana hazretleri;
seni ancak gördükleri ve duydukları kadar anlayacaklar. gördükleri, ancak kendi anladıkları kadarı olacak...
victor hugo
sen, hergün köşe başlarında
yırtık urbanla kirli ellerinle
avuç açan, sefil insan.
inan yok farkımız birbirimizden.
sen belki tüm yaşamınca dilenecek;
beklediğin beş kuruşu biri vermezse,
ötekinden isteyeceksin.
ama ben, tüm yaşamım boyunca
tek bir kez dilendim,
bir acımasız kalbin sevdası ile alevlendim.
öylesine boş öylesine açık kaldıki elim,
yemin ettim, bir daha dilenmeyeceğim.
victor hugo