iki erkek arasında aşk olamaz

kendini aktivist olarak tanımlayan, sempozyum ve seminerlerde konuşma yapan hayli tanınmış bir trans ablamızın beyanatı.

gezi parkı eylemleri sırasında kendisiyle tanıştırılmış ve beyanlarının tutarsızlığı bu denli homofobik oluşu ile dikkatimi çekmişti. yanında fazla durmadım kaçıp uzaklaştım haliyle. ayaküstü aynen şöyle diyordu: "iki erkek ancak kolileşir birbirini siker aşk nedir ya, iki erkek arasında aşk olmaz, olamaz; varsa da yalandır riyadır o." kafa güzel tam güle güle kullanımlık.
akli yetileri yetmiyor zaar .
zamanında anatomik olarak erkekken yani harbi aşık olduğu bir adamdan sağlam kazık yediği belli olan trans beyanı olduğu uzak ara belli.

ne içtiysen bana da ondan pi tane aplam
ciddiye alınmaması gereken kişi ve onun sıçtığı beyanat. bende ilgili kişiyi yakından tanıdıkça ne kadar boş bir insan olduğunu anlamış ve irtibatımı kesmiş bulunuyorum.
kedinin uzanamadığı ciğere mundar dediği durumdur. kendi yaşayamıyor diye partner bulmakta zorlanmak, herkesi öyle sanan, bu kompleks deryaları, sadece kendilerini huzursuz etmekle kalmaz, etrafa da olumsuz enerjilerini saçar, yanlarında durulmayasıdır, dinlemezseniz bir süre sonra konuşup konuşup susacaktır...
halt etmiş ikiyi bırak üç erkek dört erkek arasında bile oluyor
saçmalama ishaline tutulmuş gereksiz bir kişiden inciler tadında açıklamalar... işin acısı bu tarz kişilerin topluma lanse ettiği kocaman bir topluluk var zaten genel toplum gözünde eşcinsellik sadece biribirini düzen erkek/kadın algısıyken birde böyle kendini bilmezlerin ortaya çıkıp daha da bu yanlışı körükleyici konuşmalar yapması cidden büyük sorun. bu zavallı zat büyük olasılıkla ard arda yaşadığı yanlışların faturasını genele kesmiş... aşk var bacım hemde en alasından sen aramaya devam et illa çıkar karşına senin içinde yaradılmış bir ruh
(bkz: bu gezegende aşk var mı aşk)
bir lgbt birey bu kadar sığ olabiliyorsa homofobiklerden bize saygı göstermelerini beklememiz de pek bi' ironik olur.
herkes kendi aşkını en büyük, kendi acısını en derin sanır. bir kendininki gerçek, diğerleri masal gelir. insan kendi duygularını bile anlamakta, adlandırmakta zaman zaman zorlanırken başkalarının duyguları hakkında bu kadar iri laflar edebiliyorsa ya cahil ya kibirli ya da hafiften kırık demektir. fazla ciddiye almamak gerek. belli ki aktivistlik durumları epey gaza getirmiş ablayı, ağzından çıkanı kulağı duymuyor.

tanım: boş beyanattır, üstüne kafa yormaya değmez.
bir ilişkide bağlılık duygusunu östrojen hormonunun sağladığını ileri sürenlerin ima ettikleri düşünceleridir.
vay anasını biz gece uyurken üşüyor mu diye kalkıp üstünü örtelim, hastaneye kaldırıldığını duyunca o an cebimizde beş kuruş olmadığı için otostop çekerek hastaneye gidelim, üzgün olduğunu hissedince ülkenin bir ucundan öbür ucuna seyahat edelim kadın hala iki erkeğin arasındaki aşka inanmıyorum desin. aşık olmayan adam bunları yapar mı?
aşkı bilmeyen ibne hezeyanı.aşk her şeyin arasında olur.anne çocuğuna,kadın erkeğe,erkek kadına,kadın kadına,insan kedisine,sufiler allaha aşık olur.bu şekilde aklı fikri kolide olan ibneler tabi anlamazlar.insanlar bilmedikleri şeyi anlamaz.
aşk herkes ve her şey arasında olabilir, biz de aşkı bulamadık ama böyle saçma sapan konuşmuyoruz en azından dedirten cümle
yalan. piyasa geyleri pek aşka inanmaz, sevişip geçer ama.
tecrübeyle sabittir, iki erkek arasında aşk olur. kavuşma garanti değil ama sevi vardır.
çok matah bir şey olduğundan da değil elbet. ama var işte. vardı en azından.
aşka inanmayan biri olarak desteklemediğim önerme. ben inanmıyorum diye yok diyemem. insanlar aşık oluyorlar. bu kadar insan yanılıyor olamaz. ben inanıyorum o başka.

ama salya sümük, sensiz ben ölürüm, yaşayamam veya senin için ölürüm tarzı aşırılıklar saçma geliyor. hiç kimse için ölemem valla.
  • /
  • 2