i doser

rapidsharee dijital torbacı gözüyle bakmamı
sağlamıştır kendileri

ayrıca bkz. : http://www.radikal.com.tr/radikal.aspx?atype=radikalhaberdetayv3&articleid=1008836&date=20.07.2010&categoryid=105

nefesin ile dertleşmek

aşk belası

gökhan tepenin 1996 yılında çıkardığı çöz beni albümünde yer alan güzel şarkısı.

sözleri şu şekildedir :

güneş doğmuyor artık
yalnızlık çekilmiyor acı veriyor
dertler hüzünler birleşmiş
üstümden kalkmak bilmiyor
lanet olası aşk belası
uzak dur benden gönül avcısı
istemiyorum sevmiyorum
senin gibi sahtekarı
buldun değil mi benim gibi saf temizi
oynamak istiyorsan git yoluna
mutlu olursun belki de sonunda

cafe mor kedi

geçtiğimiz haftasonu şiirleri nedeniyle hasta olduğum garson mustafa'yı görmek için gittiğimde bana servis yapan beyaz gömlekli,uzun saçlı,resim bölümü mezunu(yanlış duymadıysam) garsonuna aşık olduğum, sohbet etmek için fırsat bulamadığım,bu nedenle de tekrar gittiğim mekan. garsona aşkımı ilan ettikten sonra mekanlar ilgili bir şey söylemek gerekirse samimi bir ortamı var,müziğin sesi biraz yüksek,fiyatlar diğer gay mekanlara ve hatta binbir türlüsü bulunan hetero mekanlara oranla uygun,gidilesi bir cafe.

ayı sözlük okuru olmak

saçmadır. gir yazar ol sonra okursun. hem belki konu hakkında yazasın gelir yazarsın.

entry kasmak

bugün coşanlarda 3. olmanın gururunu yaşıyorum. işyerinde kaçak göçek kimse görmeden yazıyorum.

elma sekeri

sözlüğün best modeli. böyle bir boy pos fizik güzellik. adamın aklını alır valla. birde o sevimli gülümseyişi. zirveye giderken ilk buluştuğum, zirve sonunda son vedalaştığım yazarlardan. biraz olsun sohbet etme imkanı yakaladık ve ciddi anlamda sohbet etmeyi biliyor, hem anlatıyor hem dinliyor. enerjisini sevdim. ha birde daha konuşacağımız çok şey var. zirve sonunda seni otobüs durağına gönderirken aklım sende kaldı. neyseki "eve vardım ben" mesajınla su serptin. bundan sonraki zirvelerde de umarım görüşmek nasip olur.

sevgili

ödediğimiz vergilerin her kuruşu zehir-zıkkım olsun

emperyalist batı'nın öğünmekte haklı olduğu konulardan birisi, "vergi demokrasisi"dir. vergi, üretip kazanan yurttaşın alın teridir; onun elinden zorla alınan bir değerdir.
bu değerin hesabını vermemek ve zikine göre harcamak, en büyük haksızlık ve ahlaksızlıklardan birisidir.
son yıllarda, akape hükümeti de, ne meclise ne de sayıştay'a hesap vermektedir. bakanlıklar ve ilgili taşra teşkilatı, müsteşarlıklar, genel müdürlükler,..vb. birimlerin bütçeleri artık kamunun, devletin veya halkın denetimi dışındadır. örtülü ödenek harcamaları son 3 yıldır rekorlar kırmaktadır.
bu durumda, ödediği vergileri devletine helal edebilen kişi ya bilgisizdir ya da hesap vermeyenler kadar hırsızdır!!

ayı sözlük yazarlarının koleksiyonları