xavier dolan

kanadalı yönetmen, aktör, yazar. gencecik yaşında ilk yönetmenlik denemesi olan annemi öldürdüm adlı yarı-otobiyografik filmiyle dikkatleri üzerine çekti. hayali aşklar ise muhtemelen gene kendi deneyimlerinden oluşmuş... laurance anyways'i izleyememiş olmakla birlikte konu itibariyle kendinden biraz uzaklaşmış gibi gözüküyor. 4. filminin çekimleri ise devam etmekteymiş.

müziği güzel kullanıyor, şu şarkıları kullanışını izleyin:

(vive la fête - noir désir - j'ai tué ma mère)
(the knife - pass this on - les amours imaginaires)
(dalida - bang bang - les amours imaginaires)


yazıp yönettiği filmleri tarihe göre şu şekilde sıralanıyor:
(bkz: j ai tue ma mere)
(bkz: les amours imaginaires)
(bkz: laurence anyways)
(bkz: tom a la ferme)
kız güzeli , başarılı, eşcinsel, aktör, yönetmen, senarist adamda ne ararsan var maşallah diyorum.
son filmi laurence anyways filminin fragmanıyla yine iştahımızı kabartmış, merak uyandırmış genç yönetmen ve senarist. * *

bende merakla beklemekteyim laurence anyways isimli son filmini. almanyada mart ortasında gösterimde olacakmış. *

http://www.karsikultur.com/laurence-anyw...
genç yaşta kıskanılacak başarıya ulaşan yaratıcı, deha gey.
tam adı xavier dolan-tadros olan ve 20 mart 1989'da doğan, quebec - kanadalı bir dahi sinema yönetmeni.
takdir ettiğim ama filmlerine pek ısınamadığım fransiz yönetmeni.
sinemayı çok seviyor belli,ama filmlerinde bi soğukluk var,olmamışlık hissi var.
mommy filmi de fazla uzundu.
yalnız tom çiftlikte filmini izlemedim; bak o güzel olabilir.
yaşına göre oldukça zeki ve kaliteli olduğuna inandığım yönetmen. filmleri, kişisel zevkleri, moda bilgisi mükemmel seviyede. *
laurence anyways ile tanıştığım annemi öldürdüm, tom çiftlikte ve mommy ile devam eden süreçte, sinematografik açıdan uzun süre üstünde kafa yorulan filmler yaptığına kanaat getirdiğim yönetmen. sinemada özellikle festival filmleri kapsamında bu yaşta bu noktaya gelmek büyük başarı. şimdiden cannes film festivali'nin değişmez yönetmenlerinden.
annemi öldürdüm filmine bayılmıştım. ama ateşli sevişme sahneleri yüzünden diil. gerçekten benim annemle ilişkime çok yakın bi ilişkisi vardı xavierın annesiyle. diğer filmlerini izlemedim, izlemeyi de düşünmüyorum.
yönetmenliğini sevdiğim adam. tatlı ve yakışıklı olsa da kendisine karşı pek bir şey hissetmiyorum, sanırım tam tipim değil. filmlerinde genelde eşcinsel karakterlere yer veriyor. eşcinsel olup, neredeyse her filminde eşcinsellerin hayatlarını anlattığı için hetero çevreler tarafından haksız bir şekilde eleştiriliyor. benim eleştirim ise filmlerindeki heteroseksüel hava. diğer eşcinsel temalı filmler gibi salt eşcinsel karakterlere ve eşcinsel hayatlara odaklanmıyor filmleri. filmlerinde hetero aşklar ve ilişkiler de oluyor, rahatsız edici olansa kadın karakterlere çok fazla yer vermesi, bu da filmlerinin eşcinsel tabanda ilerlemesini engelliyor. kafa karışıklığı yaşadığını düşünüyorum bazen ama hetero ilişkileri, eşcinsel ilişkileri bastıracak düzeyde bazı filmlerinde göstermesini sinemacılık kaygısı olarak değerlendiriyorum. heterolar da rahatsız olmadan filmlerimi izlesin diye düşünüyor herhalde. bunun dışında feminen karakterlere yer vermeyerek, biz eşcinseller açısından çok önemli bir iş başarıyor. bu şekilde yaparak bizi topluma doğru tanıttığını düşünüyorum. öteki türlüsünü yapan ucuz amerikan filmleri yeterince var zaten. queer diye bir tabir var sanırım. bu tarz queer karakterlere yer vermeyerek büyük beğenimi topladığı da bir gerçek. helal olsun. amerikan sinemasının bozuk eşcinsel algısını bastırabilecek yegane yönetmenlerden biri.

bugüne kadar yalnızca les amours imaginaires filmini beğenmedim. farklı şeyler deneyip, françois truffaut'nun jules et jim filminin etkisinde kalarak çekmiş bu filmi. 60'lı yıllardaki fransız yeni dalgası havasını vermek istemiş. ama benim sevdiğim bir tarzı barındırmıyor fransız yeni dalga akımı. hele filmdeki o aşık olunan sarışın oğlan ne kadar çirkindi ve ne kadar kaypak bir tipti. izlerken tiksindim resmen. film de çok bölük pörçüktü.

onun dışında dolan'ın müzik seçimlerini ve filmlerinde kullanma şekillerini seviyorum.

fransız olmasından mütevellit ismi zor telaffuz edilen biri. sanırım ze(a)v(i)ye diye telaffuz ediliyor. dolan'daki o harfi de inceltilip okunacak, biraz ö gibi ama tam değil.