yağmurda yürümeyi romantik bulmayan insan

sevmemek çok saçmadır. bunca zaman amerikan filmlerinden böyle mi öğrendik. halbuki kışın ya da baharda donuna kadar ıslanacaksın, çiğerine soğuğu yiyeceksin bak o zaman nasılda romantik oluyor. sonra da senkronize aksırıp tıksırıp ilanı aşk edilir. yalnız yaz yağmurunda bu beklenen etkiler görülmeyeceğinden tatsız tuzsuz olur.

(bkz: troll mod on)*
günümüz insanları açısından önemine binaen hatırlatmak isterimki cep telefonu veya tabletiniz ıslanabilir. o yüzden yağmurda yürümeği romantik bulmayan insan haklıdır. romantizm ve teknoloji arasında seçim yapıp teknolojiyi tercih etmiştir. saygı duyulur.
yağmur yağarken izlemek, bıraktığı yeşerici havayı koklamak, altında gezmek, altında ıslanmak gibi bir sürü neşe dolu, huzur verici eylemi yapabilecekken neden sevmez ki, neden romantik bulmaz ki.

tek başına yağmurda yürümeyi bile romantik bulan bir insanım.
gerçekçi insandır. ıslandıktan sonra zatürre olabilme potansiyeline sahip bir bünyesi vardır. pencereden gelen rüzgarla boynu tutulan adamın akrabasıdır *
benimdir o. yediyuzseksenaltmisbinucyuzdoksandort farkli romantizm yolu var arkadas nicin ıslanıp hasta oluyoruz?
yağmuru sıcak kahveler eşliğinde pencere önüne oturup izlemeyi tercih eden insandır.
elimin tuttuğu sevgilimin eli değil şemsiyem olur . açarım bir slow yabancı parça yavaş yavaş yürürüm .
(bkz: yav bırak şimdi nasıl değil allasen)

kesin realisttir o. romantizme tepki olarak doğmuştur.
yağmurlu havada sevişmeyi daha romantik bulan insandır. yağmurda yürümeyi romantik bulan arkadaşlar şimdi bir düşünsün. sevdiğin insan karşında, arka fonda gök gürlemesi ve yağmur sesleri.

(bkz: ihtiras)
şu anda ben.
istanbul'daki bu yağmurda, yani sağanakta, yürüdüm, romantizmin yerini sulu bir nefret aldı.
evi mumla döşeyip romantik bir akşam yemeği hazırladığında karşına geçip "yarın elektrik kesilse yakacak mum kalmadı" diyebilecek insandır. uğraşmayın anam, o insanı da yakın ısının.