zagor

yeni sözlük yazarımız. aramıza hoş geldin.

(bkz: askk)
çocukluğumun çizgi roman karakteri. gerçi bir kaç kuşak daha gerilere de gidiyor 50 yıldan daha fazla bir mazisi var. pazulu kollarıyla maceradan maceraya koşan zagor abiyi kısaca iyi bilirdik hani.

adını zagordan alan yeni sözlük yazarı da aramıza hoş gelmiş.

ask askk askkk...
ortaokul ve lise yıllarımın en çekici ve karizmatik çizgi roman karakteriydi.
sözlük yazarımız da öyle karizmatik duruyor hani...fakat, çikosuz bir zagor asla iyi olmaz.
çikon nerede? diye sormalı bence...

(bkz: ahyaaak)
(bkz: karamba karambita)
“seçtiğiniz ailenizdir, dost.” sözünü haklı çıkarır bu zagor bey. uzun süreyi aşkın birbirimize destek olup, hikayelerimizi anlattığımız, ama içlenip, ama kahkaha attığımız istanbul zamanları, telefon görüşmeleridir derken, almış başını yürümüş yarenliklerimiz. asker de memleketine gurbet ellerde yalnız koymayıp, hasretini unutturmaya çalıştık efem. * yarı egelidir, o yüzdendir ki egeli insanından zarar gelmez. kimlerin dedikodusunu yapmadık ki, kimlere kimlere bitch demedik. sözümüz bazen aynı kapılara çıktı dilimizi anlamak için kırk takla atmadık hiç. istanbul hevesimi son ziyaretim de daha da körükledi bu zagor elbet geleceğim oralara yatak odanda yatacağım * * beraber rakı içilecek yazarlar arasındadır, unutmayın bir yere not alın.
ideal sevgili adayı olabilecek özelliklere sahip sözlük yazarı. yakısıklıdır, kültürlüdür, müzikten gereginden fazla iyi anlar, iş güç sahibidir, ses tonu etkileyicidir ve fakat duygusal ilişkilerde süreci iyi yönetse de sonuca ulasmada (genelde karsi taraf yüzünden) basarisizdir.
bir süredir kendine nefes almak için zaman ayırmayan yazardır, 95 parçaya bölünüp işlerini halletmeye çalışmaktadır. çok sevdiği sözlüğü açıp keyifle kahve sigara içerek entry giremez hale gelmiştir.

ayrıca istanbul'unu ve kedisini çok özlemiştir.
bıktım artık, canımdan bezdirdi. içim şişti, rahmim daraldı yeminlen. her cümlenin başında sözlükte nickaltı yorum yap baskılarına dayanamıyorum artık. * kapı aç, pencere aç, bişiler aç bayılacağım. izmir'e gelmedi bu yazarımsı. gelmesin, kalsın o istanbul çukurunda. parçalasınlar, fatmagül'e benzesin öyle anlar ancak, öyle kafasına dank edecek.

telefon da konuşurken ben (temsili)
bu, içine mahalle karısı kaçmış yazarımsıya ağzını payını verip, rezil etmek var ama, ben, onun gibi çirkef olamayacağım. boşuna sataşmasın bana, hiç oralı değilim. son zamanlar da sözlükte ortalık orospusu olmuş, almış başını yürümüş şanı ile.. fakat bir güzelliği ile değil. bana estetikten girip, gerdirmeye kadar laf atmış...tatlım tatlım en azından fazla kilolarımı saklamak için korse eziyetine gerek duymuyorum, sabahları yüzümdeki çirkin betty imajını saklamak içi saatlerce makyaj yapmıyorum, kilo vermek için günde 3 paket portakallı pamuk yemiyorum, 3 kutu activia yemiyorum, hamilelik sonrası buruşuk gözüken göbeğimi kimse görmesin diye haşema giymiyorum....onu merak edenler varmış, ay annem merak edilecek bir tarafı yok, bütün gün oturup da akşam çok yoruldum diyen, yıldız tilbe dinleyip hüzünlenen, damara bağlayan, akşam çayını içip pembe dizi seyreden, kucağında kedisini okşayan biri.. hiç heyecanlı değil, çok sıkıcı... getireceği damada iki çift sözüm de var; elimi öpmeden, rızamı almadan vermem bu paçozu. onu yakından ve ayrıntılarıyla tanımak isteyen bana ulaşabilir, tüm sis perdesini aralayacağım.
müzik zevki ve girdileri güzel olan yazar.mesleği gereği nefreti hak etsede seviyoruz onu.
yakışıklı , ses tonu etkileyici falanmış . hmm ben de yeni ayrıldım da . *
sözlüğün fosforlu cevriyesidir, hem de en alasından. pis mahalle ağzı, çamur atma, edepsizlik, terbiyesizlik hepsini tek kalem de topladığımız da “cevriye” namüsait “zagor’dur” efendim. artık beni rakibi olarak gördüğü için hırs yapıp beni karalama, piyasadan alt etme uğraşlarına girmiştir. tatlım tatlım, ben artık o camiadan uzaklaştım; kendimi hayır işlerine, dernek çalışmalarına verdim.kendilerini her aradığımda * telefonu hep meşgul oluyor, gündüzleri çalıştığı yetmiyor akşamları da extralara çıkmak için ucuz,bayağı ve basit pavyon sahiplerine kendini ballandıra ballandıra pazarladığını şuh kahkalar eşliğinde bana anlattığı da doğrudur. ekstra başına makul bir fiyata gittiğini de üzülerek söyledi. en sevdiğim lafı gene haklı çıkarması da cabası. benden sana abla tavsiyesi “kendini iyi pazarla ki, fahiş fiyatın olsun. düşük yaptığın operasyon masraflarına da, pezevengine verdiğin haracına, bakkala borcuna da yetişebil, ucuz malın alıcısı çok olur hayatım. erken deformasyona uğrayıp hızlı çıkışının bedeli aşağı çakılman olur.”
bursa gezisinde hışmıma uğrayıp, elimden zor alacaklar kendilerini. bursa piyasasına kendisini mal edip, sürümünden kazanacağım. jiletimin de tadına bakmadan bırakmam, bilen bilir.
değişik.

çok değişik.

samimi bir şekilde yaklaşır. siz de samimiyetine inanır güzel güzel sohbet eder, derdinizi anlatırsınız. adınızı, okulunuzu ne bileyim pek çok şeyi rahatça söylersiniz. bu termodinamiğin sıfırıncı kanunudur, denge meselesi. siz nasılsanız karşınızdan da onu beklersiniz. adam bir adını bile söylemedi ya la? hayır bu kadar tanışmak istemiyorsun, niçin her fırsatta mesaj atıyorsun ki? ayrıca adını falan yemedik yani. neyse. değişik.
ses tonu ohannasburger dedirten yazar.... wayyy beee
ses tonu ohannasburger dedirten yazar.... wayyy beee
ses tonu ohannasburger dedirten yazar.... wayyy beee
ses tonu ohannasburger dedirten yazar.... wayyy beee
ses tonu ohannasburger dedirten yazar.... wayyy beee
ses tonu ohannasburger dedirten yazar.... wayyy beee
sanırım, ... bir yazar.
demek var bir şeytan tüyü...
konuştık ama tanışmadık. üsttekine sözüm, ben varım.* o ses tonunu da duymalıyım diyorum.*
  • /
  • 5