kancık istanbul

çopluk tür başka şehirlerde küflü ekmek olsan bulundugun şehirde minet derler baş ustunde taşırlar kimiside baş üstünde taşınmaktan bıkar gözü o çopluktedir

anne

anneye mektup yazmak dünyanın en zor şeyidir. benim annem hala kalem, kağıtları sever çünkü. birinin ona yazarken elinin nerde titrediğini bilmek ister. bu yüzden hep kızar bana her şeyi bilgisayarla yaparım diye.

annemin aklıma yüzüme kazınmış bir görüntüsü var. okuldayım. bir suçun içinde bulunmuşum her zamanki gibi. müdürün odasında oturuyorum. herkes derste. suçumu da bilmiyorum aslında. belki de tek suçum çocuk olmak. bilmiyorum. sadece annemi beklediğimi biliyorum ve korkuyorum.

bir topuk sesi duyuyorum. sonra köşeden dönüyor annem. topuklu ayakkabıları, uzun boyu, siyah pançosu, siyah pantolonu ve sarı saçları ile olduğum yere doğru yürüyor. ellerimi birleştiriyorum önümde. annemi hayal kırıklığına uğrattığım için çok üzülüyorum. korkuyorum çünkü beni sevmekten vazgeçmesinden endişeleniyorum. annem beni görür görmez gülümsüyor. kimseye belli etmediği belli belirsiz bir gülümseme. sadece ikimizin arasında. sır.

özür dilerim anne.

odaya giriyor. parfüm kokusunu duyuyorum. çocuk aklımda işte bir daha duymazsam bu kokuyu diye ürküyorum. gözlerimle özür diliyorum annemden. bakmıyor bana artık. müdürün masasının önündeki koltuklarından birine oturuyor. müdür konuşmaya başlıyor. annem sakince dinliyor dinliyor. gözlerim yaşarıyor.

özür dilerim anne.

müdür anlattıkça anlatıyor. yaptığımdan fazlasını anlatıyor üstelik. karşı çıkmaya çalışıyorum. annem böyle öğretti bana çünkü. ne olursa olsun haklıysan hakkını koru diye. müdür susturuyor beni. sen karışma çocuğum diyor. annem bakışlarını duvardan çekiyor. bana bakıyor.

özür dilerim anne.

sakin bir sesle konuşmaya başlıyor. beni kimsenin susturamayacağını söylüyor. konuşmak istiyorsam konuşabileceğimi söylüyor. müdüre çıkışıyor. annem beni koruyor.

teşekkür ederim anne.

benim çocuk olduğumu söylüyor. bunların normal olduğunu söylüyor. eğer yapmazsam yanlış olduğunu söylüyor. annem kahramanım oluyor. bir kez daha.

teşekkür ederim anne.

gerçek acıdır

çoğu zaman söylenmesinin her iki taraf adına yıpratıcı olduğu söylenemeyen gerçek sonuç ve son için biçilen tanımdır.

iz bırakan özlü sözler

aigai

yemin ediyorum bu rahibe olursa cemaat kendini sex'e adar. ay o memeler, kalçalar tam bir sex büstü gibi. antalya da eli boş dönmüş beni hüsrana uğratmıştır. * * istanbul da görüştüğüm için çok mutlu oldum. belarus maceralarını merakla bekliyoruz.

rüyada boşalmak

şu aralar başıma gelen olaydır.

kısa saçlıların seksiliği

bence o kısa saçlar biraz uzayıp
-ortadan ikiye ayrılırsa
-jöleyle arkaya doğru yatırılırsa
-ön kısmın seyrekliğini kamufle etmek için yana taranırsa
seksilikten eser kalmaz. geçmiş olsun.

kızlık zarı

"ey kapitalizm, sen nelere kadirsin!" dedirtecek bir haber:

--- spoiler ---
sahte kızlık zarı satışları patladı
ingiliz daily mail gazetesi, almanya'da yaşanan suriyeli mülteci akınından sonra ülkede sahte kızlık zarı satışlarının patladığını ileri sürdü.

daily mail'in haberine göre, almanya'da kızlık zarı kanı üreten "virginia care" adlı firma, müstakbel eşlerini bakire olduklarına inandırmak isteyen mülteci kadınlar sayesinde sahte kızlık zarı talebinde büyük artık yaşandığını yazdı.

çin'de üretilen sahte kızlık zarı kanlarının ağırlıklı olarak ortadoğu ülkelerini hedeflediğini yazan gazete, almanya'da üretim yapan virginia care'in son aylarda sadece ülke içinde ve diğer avrupa ülkelerinde satış yaptığını kaydetti.

içinde kurutulmuş kan tozu var

habere göre alman firmanın ürettiği her bir sahte kızlık zarı kanı paketinde ultra incelikte iki adet membran bulunuyor. her membran iki selüloz deriden ve derilerin arasına yerleştirilmiş steril ve dondurularak kurutulmuş kan tozundan oluşuyor.

yeni evli gelin gerdek gecesinde bu membranı bizzat kendisi yerleştirebiliyor. membran bulunduğu yerin sıcaklığı ve nemiyle kadının bedenine yapışıyor ve cinsel ilişki sırasında yırtılarak 'bakireliği kanıtlıyor'.

fiyati 170 lira

alman firmaya göre ameliyatla kızlık zarı dikimi 1.750 sterline yani yaklaşık 8 bin tl'ye mal olurken, yaklaşık 49.5 euro'ya, yani yaklaşık 170 tl'ye mal oluyor.

gazeteye göre, ürünlerini online satan alman firma çok küçük bir rakamla hem birçok evliliği hem de birçok mülteci kadının hayatını kurtardıklarını söylüyor.
--- spoiler ---

kaynak: http://www.milliyet.com.tr/sahte-kizlik-...

tanım: çin'den almanya'ya, avrupa'ya, ortadoğu'dan türkiye'ye bir tür ekonomi yaratmış "zar"..!

sevişirken ağza göbek pamuğu gelmesi

umursamayıp görmezden geldiğim sevişmeye daha doğrusu göbek çukurunu yalamaya devam ettiğim süpriz pambık şeysi.

artık bir deri bir kemik beylerle seviştiğim için uzun süre yaşama ihtimalim yok.

ölen köpek ve kedilere saygı duymama hakkı

vardır böyle bir şey. köpek ya da kedi gibi gereksiz canlıların ölmelerine aşırı tepki vermem mesela ben. çin'de yenen köpeklere abartı şekilde üzülmüyorum. onların kültürü oysa neden yapmasınlar? bazıları diyor ki, "köpeklerin canı acıyor ama :(". peki senin yediğin koyunun, tavuğun, dananın canı acımıyor mu kesilirken? "ama onlar köpekler kadar akıllı değiller kii. :(" akıllı olup olmamaları, senin yetiştirme tarzına bağlıdır. bu hayvanlar akıllı ki evcilleşmişler. ayrıca "akılsız hayvan acı çekmez" diye bir kanı da yok. bence köpek ve kedilerle beynini sulandıracağına, git biraz inek, tavuk falan gör. zaten bu hayvanların gözlerinden, duygularını anlayamıyorsan, gerçek bir hayvansever değilsindir. bu dediklerim veganlara değil bu arada. ikiyüzlü hayvanseverlere.

birisi "veganım, ama böceklerin ölmesi umrumda değil" demiş. salaksın. böcek de hayvan değil mi? oyun da bir yere kadar strese girme özelliği yok mu? niye ona acımıyorsun? bu veganlar nedense doğaya hiçbir yararı olmayan, sadece tüketmeye yarayan köpek, kedi gibi hayvanları çok severler, ama doğaya çok miktarda katkısı olan, mantar, alg, bakteri, arı gibi hayvanlardan tiksinirler. arkadaşım, bu saydığım canlılar yaşamasa sen geberir gidersin. neyin acizliğini yaşıyorsun? mantarlar ve bakteriler olmasa, hiçbir yararlı atık çürüyemez. bitki gibi üreticiler, üretim yapamaz. tüketiciler de göt gibi kalır. sen dünyadaki yaşamın bakterilerle başladığını biliyor musun? sen dünyadaki oksijenin algler tarafından oluşturulduğunu biliyor musun? algler olmasaydı, sen gölgede karanlıkta yaşayan, metan soluyan o "pislik" bakteriydin. işte bu paragraf veganlaraydı.

not: kedileri severim. evde hep kedim olsun istemişimdir mesela. ama sokak kedisi. cins kedileri istemiyorum. sokakta o kadar muhtaç hayvan varken, neden cins kedi ya da köpek?

dark bear'in kucağı

tatmak isteyenleri gördüğümüz başlıktır.

şahsen kendisi ağabeyimdir, hem 1.nesil hem sözlük sahibidir. bir nevi ali ağaoğlu modundadır. sen gel sözlük kur, sonra da 3. 5.nesil senin ağzına etsin? izin verir mi dark ağabeyiniz buna?

sıkıyorsa karşı gelin, sokuverir iğnesini. bakalım sert mi yumuşak mı.