ayı sözlük yazarlarının unutulmaz pişmanlıkları

sanırım çok büyük pişmanlığım yok. çok utandığım şeyler elbette oldu zaman zaman ancak aşırı derece pişmanlık duyduğum anlar gerçekten olmadı. belki çok aykırı, bir o kadar da kafama göre yaşıyorum. hayatta herşeyin ne yazık ki ve ne güzeldir ki yalnızca bir kere yaşanılabileceğinin farkında olan biriyim. bir de çok shameless ve little britain izliyorum.

ama illa da örnek vermek gerekirse, bir keresinde ebeveynlerin yatak odasına girip kondom çalmışlığım vardır. daha ergenim yaş 12 hadi bilemedin 13. kardeşim de çaldığımı görüp anneme koşmuş ve abim '' sizin balonlarınızdan çalmış anne'' demişti. o zaman bayağı utanmıştım. annem de gülmüştü*
yurt dışında yaşama olayına daha erken girmemek, hayatımın en verimli yıllarını bomboş geçirmek.
ikinci şansı çok az insan hakeder. ben hep haketmeynlere ikinci şansı verdim. pişmanlığım budur
tek gecelik olmalıydı.2 sene süreceğini bilsem sikseler bulaşmazdım ona.
şu boş geçen günlerimi değerlendiremediğim için çok pişmanım. *

(bkz: amaçsızlık)
onun isteklerine saygı duyup ısrarcı olmamak, sonuna kadar gitmemek. şuan hissettiğim huzursuzluk bana vermediği şeyi başkasına verecek olmasından kaynaklanıyor.
her defasında bir daha yalnız kalmayacağıma inandırmış olmalarına inandığım için çok pişmanım .
sene 19...
lisede şu sınıfta iken ..
üniversitede iken ..
çalışırken .. ile başlayacak entrylerin habercisi başlık .
kendimi kabullenip hayatıma yön vermem 23 yaşımı buldu. şimdi yaş 26 ve 3 yıldır istenilen değil istediğim hayatı yaşıyorum . keşke daha erken bunu yapsaymışım.
uzun vadede tek bir kişiye yoğunlaşmak dururken, ilgiyi farklı zaman aralıklarında farklı kişilere gösterip netice elde edememiş olmak; akabinde hep ziyan oluşlar. şimdi düşününce keşke bir kenara ayırsaymışım dediğim insanlar var, ancak bunu sonradan fark ediyorsun; başlarda belli olmuyor.

fark ettiğinde ise iş işten geçmiş oluyor çünkü şimdiki zamanda ne yaşadığına bakınca karşındaki en yalın haliyle hak etmiyor, ki hak etmeyi dahi bilmiyor.
miyonlarca sperm arasında birinci olmak.
o kadar çok ki hangisini yazsam seçemedim : yıllarca isteyip de hukuk okuyarak hayatımı mahvetmek mi desem, 7-8 yıldır ne kadar sorunlu- psikopat insan varsa bunlarla arkadaş olma gafletine düşüp kendimi heba etmeme mi yansam, yoksa verdiğim kiloları geri aldığıma mı üzülsem, 18 yaşında ve hala da açılamadığım için kaçırdığım potansiyel aşkların mı derdine düşsem oy dağlar.

hani insanın pişmanlıkları insana ders veriyor, akıllandırıyor belki ama bunlar böyle mini mini şeyler olmalı ya böyle toptan bir gidişatı çöküşe geçirmemeli.
fi tarihinde, bir heteroya aşık olmak ve yıllarca vazgeçemeyip, karşılıklı aşk yaşayabileceğim diğer fırsatları tepmiş olmak... *
onun unutulmaz olduğuna kendini zorla inandırmak.
ergen dönemler de boka püsüre kavgaya olaya fazlasiyla katilmam ve o dönemde insanlara verdiğim zararlar.hayalim kuruyemiş dukkani acmak ve isletmekken gidip sacma sapan bir işe girmek ve hayati karartmak.değer verme konusun da hassas olmak ama o hassasiyeti karsi taraftan gorememek ve lanet etmek.21 yaslarinda alkollu ve hapli bir sekilde netten buldugum lubunya ile sabaha kadar sex yapmam ve ertesi gün midemin bulanmasi ve bunu en yakin arkadasima anlatmam.20 li yaşlarda fazlasiyla inanc bosluguna dusmek ve sacma sapan hezeyanlar yaşamak...
meslek seçimi olsa gerek, hiç unutamam bu pişmanlığımı. tüm hayatımı etkileyecek bir seçim olacağını bu kadar tahmin etmezdim.
sadece bir tanesi: fazla uysal bir evlat olmam. babama karşı gelmek bir zamanlar benim için korkunçtu, her eylemimde onun memnuniyetsizliğiyle karşılaşmak korkum vardı, ekonomik bağımlılığımla tehdit edilmem ve asağılanmam filan. şimdi o kadar da korkunç durmuyor en fazla aç kalırım bir yandan okurken bir yandan çalışabilirim.
kesinlikle liseyi 1 yıl üniyi de 1 yıl ertelemek hayatımdan 2 sene boşa gitti ona yanarım yanarım ne yapsam yanayım ah geceleri hesabını kimlere sorarım?
1977de bana sormadan doğmuş olmak,
1984de bana sorulmadan sünnet olmak,
1991de lisede zeynep adlı kıza aşık olmak,
1994de ilk üniversite sınavında okul tercihi yaparken radyo tv yazıp ailey dinleyerek silmek ve tüm tercihleri işletme ile doldurmak,
1995de üniversiteyi kazanamak için yazılan son tercih kütahya'yı kazanmak,
1997de kütahya'ya sadece adres belli olsun diye gitmek o esnada çalıştığım radyoda kalıp eskişehir'deki radyo teklifini reddetmek,
yine 1997de internetten tanıştığım ilk kişinin deli gibi sana aşık olması, karşılık verememem sonucu aldığım inşallah sende çok seversin ve karşılık alamazsın bedduası,
1998de ilk defa aşık olmam ve din farklılığına rağmen 4 sene harika bir ilişki yaşamam
2000e girilen gün sevdiğim adama pasif olmam gram zevk almayıp sadece o olduğu için zevk alıyormuş numarası yapmam,
2002de sevdiğim ada'mın evlenmesi,
2004de bankacılığa başlamam ve aynı sene 2 sene sürecek ilişkimin başlaması,
2007de 7 sene sürecek ilişkimin başlaması,
2007 de 7 senelik ilişkime başladığım ada'mın evli ve çocuklu olduğunu 3 ay sonra öğrenmem ve ilişkiyi bitirmemem,
2009da 7 senelik ilişkime başladığım ada'm tarafından ilk aldatılmam ama ayrılmamam,
aynı yıl sevdiğim ada'mın eşinin doğum yapması,
2010da aynı ada'mla italya'ya tatile gitmem
2011de yine aldatılmam ve yine ayrılamamam,
2012de artık o kadar sevmediğimi anlamam ve tek gecelik ilk ilişkimi yaşamam,
2013de sesi kalbi güzel insanla tanışmam,
2014de sesi kalbi kadar güzel insanla ayrılmam, 7 senelik ilişkiden artık komple kurtulmam, beylikdüzü'ne taşınmam,
2015de evime aldığım 2 kişiden biri ve tüm bu süre içinde evlenmeyip çocuk sahibi olmamam....
bazı şeyleri değiştirmek için 15-20 sene öncesine dönmek ister miydim diye sorduğumda kesinlikle ''yok yok, şimdi iyi, çekemem eski zamanları tekrar'' diyorum ama yine de en unutulmaz pişmanlığım;

okumak (ilkokuldan üniversiteye komple): son derece gereksiz buluyorum. ayrıca eğitim sistemi o kadar kötü ki askerliği kısaltmak haricinde hiç bir boka yaramıyor. 3 yaşıma şimdiki kafamla dönsem elimle yapabileceğim sevdiğim, gönül verdiğim bir işte uzman olurdum. eğer bu kolsuzlara 31 çekmek ise en iyisi ben olurdum. marangoz, ressam, müzisyen, şöför, bilim adamı, zıbık ustası ya da tasarımcı gibi meslekler seçerdim. şahsen mühendisim ama tasarım yapmak, aldığım eğitim sayesinde ve türkiye şartlarında bir hayal. sistemin devam etmesini sağlayan ve aslında hiç bir manevi anlam ifade etmeyen bir meslek yapmayı istemezdim (sigortacı, ekonomist, finans, tedarik, satınalma, avukat, vergi uzmanı cart curt). * onun yerinde bir yeteneğimi geliştirip o konuda öğretmen olmak istedim mesela. sisteme değil dünyaya bir kaktısı olan işler yapmak isterdim. bilgi, eğitim, görgü konularını ailemin desteği ile kendi kendime öğrenirdim. amk 3'lü integral hesabı yapabiliyorum ama makarnadan başka yapabildiğim yemek yok, amk çin yuanının 2016 trendini biliyorum ama temel vatandaşlık haklarım hakkında en ufak fikrim yok, özeti budur 20 sene boyunca alınan eğitimin.
  • /
  • 3