bitkiyle hayvanları aynı kefeye koyma cehaleti

doğalarının sözde etçil olduğunu beyan edip, et yemeyi meşrulaştırmaya ve bunun ahlaki olduğunu savunmaya çalışanların ortaya bu şekilde komik bir ifade koymalarının verdiği cehalettir. bunlar, olgunlaşıp dalından düşmek üzere olan bir elmayı yemeyle bir kuzuyu katledip yemeyi aynı kefeye koyabileceklerini sanırlar. bitkiler olgunlaştıktan sonra dalından veya kökünden kopup toprağa düşüp çürüyecektir zaten. ayrıca bitkinin organizmasıyla hayvanların organizmasını, dünyayı algılayış şekillerini, can verme biçimlerini, karakteristik özelliklerini bir tutmak ne demektir?

bitki yemek insanların doğasında vardır ama et yemek yoktur. et yiyenlerin sindirim sistemleri yemeyenlerinkine göre daha sorunludur. et yiyenlerde kalp damar sorunları da baş gösterir. etin herhangi artı bir katkısı yoktur insan sağlığına, aksine sağlıksız bir besindir et. bununla ilgili pek çok çalışma var ama mezbaha endüstrisini koruma amaçlı, bunlar öne çıkarılmıyor. ete alıştırılmış insanlar da bunları kabul etmek istemiyorlar. et yemeyenlerin kansızlık sorunu yaşadıklarını düşünüyorlar ama ellerinde bununla ilgili veri yok, kulaktan dolma bilgi işte. sanırsın hepsi ellerinde steteskopla gezen doktor bunların. ayrıca insanoğlu henüz bitkiye acıma duyarlığına erişebilecek seviyeye gelmedi. daha doğrusu yapımız gereği bitki hayatına duyarlı olmak diye bir şey yok bizde. bu tamamen bilinçle ilgili. yani ne yapalım fotosentez mi yapalım. fotosentez yapsak bu sefer de güneşi istismar ediyorsunuz der bu sözde etçil varlıklar.

bir aslanı alıkoyup onu etten mahrum edip sadece otla beslerseniz, aslan zamanla güçsüz düşüp ölecektir. çünkü vücudunun ete ihtiyacı vardır, et yemek onun doğasında vardır. insanlarda böyle bir şey yok. biz hem etçil hem otçul varlıklar da değiliz. bizim ete hiçbir şekilde ihtiyacımız yok. kendinizi kandırmayın. ot yemekle de et yemeyi bağdaştırınca güldürmüyorsunuz. otun sahip olduğu can ve etin sahip olduğu canla bizim bunlara karşı olan bilinç eşiğimiz eşdeğer değil ne yazık ki. bir insan olarak bunun bilincindesinizdir sanıyordum.

doğadaki bufalo, goril gibi iri kıyım ve çok güçlü hayvanların otçul olduklarını da hatırlatırım. doğadaki çoğu otçul hayvan etçil hayvanlardan daha iri ve güçlüdür. et yalnızca etçil hayvanlar içindir. bizim gibi otçul hayvanlar için değil. isterseniz etçil hayvanların doğaları gereği sahip oldukları aşırı sivri ve keskin köpek dişleriyle kendi dişlerinizi bir kıyaslayın. daha sonra da serengeti düzlüklerinde zebra avına çıkıp o hayvanın kalın derisini aşarak etine ulaşıp onu boğarak öldürmeye çalışın. yapamazsınız değil mi? çünkü siz bunun için var olmadınız, avcı değil parazitsiniz.