cono

adana'da kezban, apaçi gibi ifadeler yerine kullanılan bir kelimedir. bir yaşam biçimidir.
(bkz: adana'da conolar var)
(bkz: çal keke çal)
bir yaşam biçimi değil, bir aşirettir, türk veya kürt değil bizzat conolardır, malesef ki suç oranı çok yüksektir, da ha çok hırsızlıkla geçinirler, bilenler bilir şimdilerde optimum avm'nin arkasında çok azı kalmıştır, yetkililer conoların yaşadıkları mahalleleri büyük oranda dağıtmıştır, önceden adanada bu mahallelerle bildiğin mahalle savaşları yaşanırdı, düğünleri dilleri destandır, adanadaki lise zamanlarımdan unutmadığım iki anıdan biri; cono mahallesinde bisikletle bi çocuğa çarpan öğrenciyi linç etmek için , kadın erkek, satırlarla okulu basmalarıydı, diğeri de ; cono mahallesinden bir tane hırsızı göz altına alabilmek için otobüslerce polisin mahalleyi ablukaya almasıır, önceden onların mahallesinden , sokağından, geçilmezdi, şimdilerde dağıtıldılar da biraz nefes aldık....ama hala adana' da kötü anlamda, insanlar sevmedikleri için kullanır bu kelimeyi...
cono ahmet ve çocukları isimli bir belgesel bulunmaktadır.

"cono ahmet, 1911 yılında toroslar'ın bolkar yaylaları'nda dünyaya geldi. ilk evliliğini 15 yaşında, babasının peşinden gittiği bulgaristan'da bir roman kızıyla yaptı. uzun yıllar suriye, ırak, iran ve ürdün'de yaşadı ve buralarda da evlendi. 1942 yılında beş karısıyla birlikte adana'ya yerleşti. 1985 yılında öldüğünde 42 çocuğu ve 150 torunu olan cono ahmet, 300 hanelik bir aşiretin reisiydi. bugün ise cono aşireti türkiye'nin birçok ilinde mesken kurmuş durumda; mensupları on binlerle ifade ediliyor. belgesel, türkiye'nin en sıradışı aşireti conolar'ın ötekileşmesini ve kuralsızlaşmasını anlatıyor."





ayrıca (bkz:conolar)