eminönü

istanbul un en kalabalık mekanlarından biri. mısır çarşısında cami önündeki güvercinlerine bitiyorum.
benim için keyif dolu koca bir güne ev sahipliği yapmış ve bende büyük yer etmiş mekandır.
gündüz izdiham gece korku filmi gibi olan semt. ikamet eden nüfus azlığı nedeniyle ilçe statüsü düşüp fatih ilçesine bağlanmıştır.
herkesin turist olarak görülebildiği tarihi boğaz semti.
üniversitedeyken bir altgeçitinin çok kötü kokan wcsini kullanmak zorunda kalıp güle oynaya dalga geçerken köşede duran döşeği görüp gece orda yatan birinin olduğunu anlamamla bana insanlığımdan utandığım anı yaşatan semttir.
okulumun ve ilk çalıştığım işyerinin bulunduğu, her köşesinde unutulmaz anılarım olan, istanbulun, türkiyenin, dünyanın en kalabalık, en pasaklı, en güzel semti.
kinder surprise yumurtalarını aklıma getiren sevimli minik şehir. görselliği, tıpkı kinderin çikolatalı kabuğu gibidir. dadından yinmez. ama asıl sürprizler içinde sizi bekliyordur..
onca romantizme onca tarihe rağmen eminönü istanbul'un çarpık kentleşmesinin en acı örneğidir. tuvalet kokularının etrafı sardığı alt geçitler, dünyanın en uyduruk çin malı ürünlerinin satıldığı facia dükkanlar, akşam dükkanını kapatırken çöplerini hiçbir üzüntü duymaksızın kapısının önüne döken esnaf, harabeye dönmüş azınlık binaları ve turistleri kazıklamaya and içmiş mısır çarşısıdır eminönü. kafası çalışan bir belediyenin elinde mücevher gibi parıldayacak bir semt elbirliğiyle pisliğe ve yokolmaya terkedilmiştir. belki birgün küllerinden doğar kim bilir...
kesinlikle hakettiği yerde değil.düzeltilmesi hem zaman hem parasal açıdan çok zor. bence suriçinden itibaren bütün olarak ele alınarak sadece müzeler,tarihi yerler,büyük parklar,üniversiteler ve turistlik işletmelerin yer aldığı bir semt olmalıydı.belki bunların bir kısmı en azından eski eminönü için yapılabilinir.