faredir fare

yeni sözlük yazarımız. aramıza hoş geldin.

(bkz: askk)
hoşgelmiş.
2 günlük girileri hiç de fena değil...
darısı, sözlükte 2 yılı devirmesine!
hamama götürüp kendime kese attıracağım yazar.
kışın hamam sefası yapacağız.
sözü dinlenen, güzel sohbeti olan; başka sözlüklerde de oldukça cüretkar şeyler yazan gözünü budaktan esirgemeyen yazar. şu ara avusturya yolu gözlüyor hemen kavuşması dileğimle.
sözlükte en çok sevdiğim yazarlar grubundadır kendisiyle ilk zarflaşmamızdan sonra oldukça sıcak ve samimi oluşuyla kendisini sevdirmiş yazardır, oldukça ağır, cüretkar ve korkusuz girileri de takdire şayandır, seviyoruz.
tam bir beyfendi kendisi.memeleketi olan şehirde fazla beyfendi olmaz ama işte genellemenin kötü bir şey olduğunu öğrenmiş oldum sayesinde.bilgili,okumuş,kendini geliştirmiş bir yazarcan.yanında vakitin nasıl geçtiği anlaşılmıyor.hoş sohbeti boş değil.kendisini tanımaktan mutlu oldum.umarım istedikleri olur hayatta.beraber inşallah barlara gidicez evli barklı xuşka mınım ile.*
az önce flood yapan yazar. sinirden mi acaba?
uzundur görmediğim yazar, nerelerde acaba? kendisine karşı derin duygularım var
hıyarına tuzluk olayım diyen tatsız tutsuz bir yaratık
çoh güzel kurutmalık biber olurmuş bilmez ki kafası atık
ne veriyim abime derdi de korktu kendisi olacak katık
faredir fare deme mutfaktaki pandadır kaşları çatık
ister de koalayı doğal ortamında etsin tık tık
yine de kalsın sağlıcakla yemek yanına falan fıstık
istiklal marşı başlığı altına girdiği giriden anladığım kadarıyla marşımızın anlamını, ne zaman, nasıl, ne için yazıldığını bilmediğini düşündüğüm yazardır. hepsinin başında şunu bilmesini isterim ki tarih'in 1. kuralı bulunduğu tarihle yargılamaktır.

istiklal marşı

türk kurtuluş savaşı'nın başlarında, istiklâl harbi'nin milli bir ruh içerisinde kazanılması imkânını sağlamak amacıyla maarif vekaleti, 1921'de bir güfte yarışması düzenlemiş, söz konusu yarışmaya toplam 724 şiir katılmıştır. kazanan güfteye para ödülü konduğu için önce yarışmaya katılmak istemeyen burdur milletvekili mehmet akif ersoy, maarif vekili hamdullah suphi'nin ısrarı üzerine, ankara'daki taceddin dergahı'nda yazdığı ve istiklal harbi'ni verecek olan türk ordusu'na hitap ettiği şiirini yarışmaya koymuştur. yapılan elemeler sonucu türkiye büyük millet meclisi'nin 12 mart 1921 tarihli oturumunda, bazı mebusların itirazlarına rağmen mehmet Âkif'in yazdığı şiir coşkulu alkışlarla kabul edilmiştir. mecliste istiklâl marşı'nı okuyan ilk kişi dönemin milli eğitim bakanı hamdullah suphi tanrıöver olmuştur.

mehmet Âkif ersoy istiklâl marşı'nın güftesini, şiirlerini topladığı safahat'a dahil etmemiş ve istiklâl marşı'nın türk milleti'nin eseri olduğunu beyan etmiştir.

şiirin bestelenmesi için açılan ikinci yarışmaya 24 besteci katılmış, 1924 yılında ankara'da toplanan seçici kurul, ali rıfat çağatay'ın bestesini kabul etmiştir. bu beste 1930 yılına kadar çalındıysa da 1930'da değiştirilerek, dönemin cumhurbaşkanlığı senfoni orkestrası şefi osman zeki üngör'ün 1922'de hazırladığı bugünkü beste yürürlüğe konmuş, toplamda dokuz dörtlük ve bir beşlikten oluşan marşın armonilemesini edgar manas, bando düzenlemesini de ihsan servet künçer yapmıştır. üngör'ün yakın dostu cemal reşit rey'le yapılmış olan bir röportajda da kendisinin belirttiğine göre aslında başka bir güfte üzerine yapılmıştır ve istiklal marşı olması düşünülerek bestelenmemiştir. söz ve melodide yer yer görülen uyum (prozodi) eksikliğinin (örneğin "korkma, sönmez bu şafaklarda yüzen al sancak" mısrası ezgili okunduğunda "şafaklarda" sözcüğü iki müzikal cümle arasında bölünmüştür) esas sebebi de budur. protokol gereği, sadece ilk iki dörtlük beste eşliğinde günümüzde istiklâl marşı olarak söylenmektedir.

aynı zamanda istiklal marşı derneği de kültür mah. meşrutiyet cad. no: 42/4 çankaya/ankara'da bulunmaktadır.

şimdi bu içerikle, marşın bu ruhuyla yazıldığı dönem ve amacı düşünüldüğünde, mürekkeple değil kanla yazıldığını, mazlumun direnişini senin eşcinsel kimliğinle nasıl bir tutabildiğini anlayamadım. bahsettiğin boktan iktidar ve göt yalamaklı azdıran şiir deyip aşağıladığın kapasiteni merak ettim. sırf sağda solda sikişemediğin için bunun hırsını nasıl bu marşıma dayattın buna hiç basmadı kafam. bu ulusu kuran insanlar, senin soyunun sopunun belli olmasını şimdiki iyi halini sağlarken hakkaten inanırlar mıydı acaba birilerinin onları bir vakit cahil olarak göreceğini...

ayrıca bıraktım seni, tüm dünya o kadar marşın içinde sadece istiklal marşı'nın ayakta okunduğunu bilir.
hala beni hamama götürmeyen yazar kişisi.
hâlâ beni arıya götürmemiş yazar kişisi.
hala beni götürmemiş yazar kişisi.
homojen dergi'de yayınlanan nefretten beslenenler adlı yazısı için;

http://homojen.ayisozluk.com/faredir-fare-yazdi-nefretten-beslenenler/
savaş ve çocuk konusunu işlediği "hayata travma ile başlamak" adlı yazısı için;

http://homojen.ayisozluk.com/faredir-fare-yazdi-savas-ve-cocuk-hayata-travma-yasayarak-baslamak/
son derece sıcakkanlı ve sohbetinin şen şakrak olduğunu düşündüğüm yazar! *
çok iyi bir insan olduğunu zaten sezmiştim ama bugün bana yaptığı rüya tabiriyle kendini baha hayran bırakmıştır.
gördüğünüz tuhaf rüyaları anlatın. *
bence rüya tabiri işine kesin girmeli.
zirveye gelip selamımı almadığı için kesinlikle benim için ölü, blockladım, yazma, bye.*
geçen sene burdan resmen çemkirdiğim ve beni sinirden kudurtan yazarla bin beş yüz tane ortak insan ve alanlarımızın olduğunu hiç tahmin etmezdim. acaba bu sözlükte bigün anamı babamı da yazar olarak görebilecek miyim bilmiyorum.

neyse, severiz kendisini değerli er kişisidir. anadolu yakasına ayak basar basmaz alo diyeceğim yavrudur.
tabiki de patates püresinden habersiz, sen otur püre ye.
  • /
  • 2