gay olmak onur ve saygınlığı zedeler mi

onur ve saygınlığı azaltan gay olmak değil adam olmamaktır. bunu söyleyen zaten adam değil, nerde kaldı onuru, saygınlığı.
gudubik bir soru. gudubik kelimesini şimdi uydurdum. kelimenin kendisi gibi, bu soru da saçma yani.

her şeyden önce,
wagaman ın #23237 numaralı entry sindeki şu cümle çok ilgimi çekti: "yillarca escisneller uzerinden para kazanan birisinin..."
bu adamı günahım kadar sevmem -ki tanımam, takip de etmem. kafam girsin. ancak, bu adama yıllar boyunca para kazandıran eşcinsellere kafam girsin benim. böyle bir adama prim veren akılların selimliğinden şüphe etmekteyim zira.

konumuza dönelim:
gayet talihsiz bir açıklama yapmış mehmet ali erbil. kendisinden zerre hazzetmediğimden tekrar tekrar dem vurmak istemem esasında. yine de haklı olmadığını söyleyemem. (şimdi beyefendi nin açıklamasını bir kenara bırakıp gerçeklerle yüzleşelim. dın! dın! dın!) türkiye gibi homofobinin cirit attığı, yine homofobinin ötekileştirme, hiçe sayma, görmezden gelme ve küçük düşürme ile oyunlar oynadığı biryerde, evet, eşcinsellik -ne yazık ki- onursuz bir şeymiş gibi görülüyor. hangi birimiz kalıp da biryerde "ben eşcinselim" dediğinde "aa harika yahu!" gibi bir tepki bekliyor ki? sırf eşcinsel olduğu için ailesi tarafından katledilen adamlar var bu ülkede (bkz: ahmet yıldız) (ahmet yıldız olayının da cılkının çıkmasının, ahmet yıldız ın hayatının bu kadar ele ayağa düşmesinin de pek hoş bir şey olmadığını belirtmeden geçemeyecem). şimdi kimse gelip de bana "ben eşcinselliğimi özgürce yaşıyorum. hayat bana güzel, tamam mı?" demesin. sevgilini takıp koluna özgürce gezebiliyor musun? ya da bir şeyler yerken dışarıda, dudağına kocaman bir öpücük kondurmak isteğin kursağında kalmıyor mu? evet, ne yazık ki o güzelim istek kursağında kalıyor, bayım.

eşcinsellik ne bir hastalık, ne de bir tercih; eşcinsellik başlı başına bir kimlik. ama gerçekleri halı altlarına, kapı arkalarına saklamak da yersiz. türkiye de eşcinselsen, toplum sana "onursuz" da der, "hastalıklı ucube" de der.
hah, işte, ben eşcinselliği hastalık ve onursuzluk olarak gören toplumu sikeyim. yes mi? orrayt.


düzenleme:
google amca yla görüştüm. "gudibik" diye bir şey varmış. kendisi hollanda diyarlarından deneysel, dub, folk türlerinde müzikler yapan bir grup imiş. myspace sayfaları bile var: http://www.myspace.com/gudubik ama kendimi yorup dinlemedim bile. umarım isimlerini kullandığım için telif hakkı istemezler. hallo, nederland! hoe gaat het?


düzenleme nambır tu:
sanırım mali bey aramızda. naber maliş?
http://www.sabah.com.tr/yasam/2011/12/24/100-bin-liralik-escinsel-davasi
eşcinsel olduğu söylenen birisinin açıklaması olabilir. hakkındaki iddiaları kendinden uzak tutmak adına böyle laflar edilebiliyor.

gey olmak onur ve saygınlığı zedeliyorsa, o bayıldığınız modacılar, makyözler sizi dünyanın en yakışıklı/en güzel adamına/kadınına çevirirken bir daha düşünün derim, onların da çoğunluğu, hatta büyük çoğunluğu geyler ve siz onlara "işlerinde iyi oldukları için", "sizi saygın ve güzel gösterdikleri" için para ödüyorsunuz ve onlara bu yüzden "saygı duyuyorsunuz" (öyle ya işlerinde iyi olmasalar niye onların kapılarını aşındırasınız), ya da ünlü değilsiniz ama onlar sizi "eğlendirdiği" için izliyorsunuz, çünkü bokum gibi biliyorsunuz, onlar eğlenceyi de sizden daha iyi kıvırıyor. moda, magazin, eğlence kısmını geçelim, geylerin ne kadar saygın ve toplumsal olaylara duyarlı olduklarını çok değil daha 2 yıl önceki toplumsal gezi patlamasında kendilerini pek çok "delikanlı"dan daha korkusuzca öne attıklarında da görmemiş miydiniz bayım?, bunu yadsıyamazsınız, birlik ve beraberliğin sağlanmasında ön ayak olanlar da onlardı. yani bayım, geyler sizi toplumsal olaylarda da şah mat etti. siz pencerenizden bakıp ahh ahh vah vah ederek şampanyanızı yudumlarken geyler kendi varlıkları kadar gezide sizin nazik kıçınızı koltuğa rahat koymanız için de mücadele ediyordu. bu lafı söylemekle yaldızınızın altındaki paslarınız açığa çıkıyor sadece, bilhassa ışıltılı yıldızlar altındaki insanların bu aptal saptal açıklamaları geylik saplantıları çok can sıkıcı. erol köse gey demiş buna, gülüp en fazla bir öfffle geçiştireceğine mahkeme açmak, hem de bu ifadelerle mahkeme açmak, seni ancak hormonlu domates adayı yapar.
türkiye gibi geri kalmış toplumlarda onuru zedelemez ama saygınlığı zedeler. eğri oturup doğru konuşalım. oy vereceği adamın cuma namazına gidip gitmediğine kafayı takan çomar, erkeklerle sevişen adama saygı duyar mı hiç?

batıda bu durum değişmekte. love wins falan. ama biz de ne yazık ki böyle.

onur bambaşka bir konu. allah kimseyi onursuz yapmasın diyeyim.
tecavüz edip sonra cesedi yakan bir gay hiç görmedim ya da gay olup banka hortumlayıp kesesini dolduran bir geyi de tanımadım; bence önce heterolar kendine bir baksın. aynen hacı abi aşırı onurluyuz.

(bkz: herkes ayağını denk alacak oğlum)
arkadaş eşcinsel olmaklığı savunurken "adam" olmayı övdü ya helal olsun..

açılın sözlük formatına tecavüz eyleyeceğim
sırf gay olduğum için saygınlığım elimden gidecekse hiç olmasın o saygınlık zaten. ne saçma bir soru.
gay olmak bir onur, saygınlık kaynağı da değildir ayrıca. alt tarafı kadınlardan değil de erkeklerden hoşlanıyoruz yahu ne meseleymiş. ayol.