halk sebze

sebze ve meyve fiyatlarındaki dayanaksiz ve mantıksız fiyat artışlarına karşın hükümetin ilk olarak istanbul ve ankara'da başlatacagi belediyeler tarafindan tarladan sofraya aracisiz şekilde ulaşacağı bir satış sistemidir. halk ekmek gibi yani. sistem olarak ilk önce sadece büyük şehirlerde olması planlansa da tutacağıni ve yayginlasacagini düşünüyorum. bu açıklamalardan sonra çeşitli bahanelerle fiyatı tavan yaptırılan çok sevdiğim patlıcanin 15 lira olan kg fiyatı 5 liraya düşmüş. aradaki komisyoncularin da ne kadar firsatci olduğunu görmüş olduk. vatan millet diye geçinip kendi insanını bu kadar yolan bir millet oldukça nasıl ayakta kalinir bilmiyorum.
dayanaksız ve mantıksız bir fiyat artışı olsa idi piyasaya ucuz ürün veren kazanır diğerlerini de indirime zorlardı ama öyle olmayacak, haksız rekabet ortamı hem de bizim vergilerimizle birçok canı yakacaktır.
macro marketten, migrosa düşmüş biri olarak halkımızı gerçekten daha iyi anlıyorum şu an. eskiden 20 tlye macro'dan 1 kg domates eve istiyordum. artık aynısını migrostan 13,99 tl'ye sipariş ediyorum. ne yapalım. neyse bu zor dönemleri de atlatacağız elbette. geçen camiada söylediler. carrefour daha ucuz, hem iyi de diye. iyi ama eve servisleri kötü oluyor. o kadar da düşmedik evelallah. :/ ne yapiyim. kazığın her türlüsünü seviyorum valla. sebze başlığı görünce yazayım dedim. halkı çok anlayamadım. ama herhalde sebze ile ilgili bir şeydir.
günü kurtarma politikası yine. soruna çözüm üretmek yerine sorunu başka bir sorunla örtmeye çalışan iktidar politikası.

sen sebze yetiştiricisini destekleme. demiryolu ağın gelişmemeiş olduğu için dünyanın en pahalı benzinini satan ülkede karayolu kullan. üstüne üstlük bu işi yapanlardan bir de vergi al. sonra çık de ki, tarladan üreticiye gelene kadar bilmem kaç kat artıyor, ben yurtdışından getireceğim sebze/meyveyi karsız ve vergisiz satacağım.
bugün denk geldim bu halk sebze zımbırtısına. kuyruğa bakıldığında 70'lerin tüp kuyruğu gibi. tiplere baktığında meyve o kadar ucuzluyor ki bedavadan hallice bir kıvam alıyor. oysa devlet suç işliyor gayr-i resmi açtığı pazarı vergi levhasız işletiyor. üstüne fiyatı da kendi belirliyor. kime neye hizmet anlamış değilim.
bugün gördüm mecidiyeköy'de, kamyonun önünden uzunca bir sıra vardı. ilginç bir uygulama, acaba kimlerin cebine ne kadar para girecek.
sebze fiyatlarının bu denli uçmasının yegane sebebi bu olduğu düşüncesindeyim.
komplo teorisi olsa da bu ülkenin insanları bu tarz seçim oyunlarına yabancı değil. seçimlere yakın fiyatları uçurup böyle nokta atışı hamleler yapıp oy toplamayı amaçlamak oldukça "art niyetli" insanlar için fayda getiren bir şey.
birde oraya gidip onurunu hiçe sayan insanlar var ki evlerden ırak.
nasıl oluyor da patates sırasına girip bunu onurunuzla harmanlıyorsunuz anlamış değilim.
(bkz:irfan değirmenci) sebze kuyruğunda bekleyenlere soru sordu. dayak yedi.