sözlükte daha evvelden bildirilmesine rağmen, belirlenmiş kuralları ihlal ederek yazan ayıcanların, gerekli merciler tarafından patlatılan mesajları sonrasında a.g.d durumudur. (bkz: sıkça sorulan sorular)
fikirlerini kimseyi incitneden yazarak yapılması gereken hadisedir. sözlükte özgür olabilmek için saygı duymanın yanı sıra asıl göstermek gerekmektedir.*
bütün ortadoğu ülkelerinin nefret ettiği, bütün legal ve illegal oluşumların hedef gösterdiği ama bir türlü hedef olamayan ülkedir. sadece bu durum bile nasıl bütün ortadoğuyu parmaklarında oynattığının kanıtı niteliğindedir. yok naziler, yok ırkçılık yok antisemitizm tartışmalarına hiç girmeyeceğim. hayranlık duyulacak bir tarafları olduklarını kabul ediyorum içten içe. hayatta kalmak için gereken neyse onu yapıyorlar. çok acımasızca, çok sevimsizce, çok zekice ya da çok küstahça yapıyorlar ama yapıyorlar işte. bu kadar güçlü olmalarının sebebi de bu kadar güçlü olmaları değil, geri kalanların bu kadar aptal, bu kadar gelişmemiş bu kadar satılık olmasından kaynaklanıyor. o yüzden oturup üzerinde biraz düşünmek gerek "kim suçlu" gerçekten diye.
ibrahim tatlıses tarafından en damar en acılı albümlerinden biri olan insanlar(1989)'a konan bu parça televizyona yönelik ironik aşkı anlatıyor kanımca. nerden anlaşılmak istenmeye çalışılırsa çalışılsın elle tutulur bir sonuç yok abi bu nasıl bir parça yahu dedirtti.
kedi = felis domesticus (latince)
bu felis domesticuslar her ne kadar kökenleri insanla hiç alakası olmasa da, insanlarla yaşadıkça kendilerini insan yerine koymaya başlayıp, ciddi anlamda insan gibi davranmaya başlarlar.
şahsen benim kedim baya baya ağa misali oturuyor, kendi koltuğunda değil bizim koltuklarımızda oturuyor, yatağında değil, benim yastığıma kafasını koyarak uyuyor. değişikler yani. bir de onlara insan değilmişçesine davrandığınızda, kendinizle aynı kefeye koymadığınızda bozulup söylene söylene gidiyorlar.
dip not: bir de kedim su kabından değil, kafasını suyun altına sokarak çeşmeden su içiyor. tam fırlatma yahu.