çoğu kimsenin ağzında olan ve bence yersiz bir uyarı. aşık olma sakın, üzülürsün derler. sorarım peki aşk dediğin kişinin bilinçli olarak hissettiği bir şey mi? hadi ben buna aşık olayım deyip de aşık mı olunuyor da böylesi bir uyarıya gerek duyuluyor. aşkın aklı fikri yoktur. ansızın gelir ve kaplar benliğini.
biri ''ayı'' ,
biri ''çiko'' ,
biri ''dombili'' ,
biri de ''tombik'' diye sever, bir anda şımarırım yılışırım ama kısa sürer bu hallerim.
hani bi 15-23 yaş arası olsak belkide cüsseye yakışmıyo şımarmak.
tekne kazıntısı olununcada sevgi daha bi yoğun oluyor.
inandığım şey sanırım 17 yaşımdan bu yana tam olarak bu.neyse nüfüs memurluğuna gidip din ibaremi deizm olarakdeğiştirmek istedim memur kadın boş bırakabileceğini söyledi :) tabiii gözlerinde şu vardı."o kitaplara inanmıyorsun ama yanacaksın"
sanal ortamda dahil herhangi bir insanın gönlünü kırmamak için elimden gelenin en iyisini yapmaya çalışıyorum. çünkü insanların hayatlarında zaten yeterince sorunu olabilir, arızalı davranmak için haklı sebepleri olabilir, yazdıkları aslında yazmak istemediği şeyler olabilir, henüz olgunlaşmamış olabilir...
ama bazen bütün bunların hiç biri değildir. bazen iyi niyet geliştirmenin hiç bir faydası yoktur. kendisiyle ilgili yanıldığımı umarak davranış şeklini gözden geçirebilecek olgunluğa sahip olmasını diliyorum. zira tüm bu saçma sapan atışmaların ve tartışmaların içine müdahil olmaktan ısrarla kaçındığım halde beni bile yoldan çıkarmayı başardıysa durum gerçekten de vahimdir.