mad max: fury road

izlenmemesi gereken vakit kaybı yapıtlardan bir tanesi dahadır. bilim kurgu yapacağız diye klasikleşen şu hikayeyi "bir gün büyük bir nükleer savaş olur ve dünya bu hale döner" kullanarak sıçmık bir film yapmışlardır.
1979 tarihli ilk seri mad max'ın şöhretinden yararlanmak isteyen atık yığını.

ilk mad max'in başarı getirmesi üzerine bir dizi devam filmi çekilmiş; mel gibson'lu ana kadroya, 1981'de virginia hey, 1985 yılında tina turner eklenmişti. fury road ise efsanevi işin çöp versiyonu olmuş.

mad max(1979):
filmi beğenmeyeceğimi düşünsemde, charlize theron hatrına ve tom hardy seksiliğine binaen önyargılarımı kırıp izlemiş bulunmaktayım. kötü değil, ama hiç iyi de değil, vasat desen öyle de değil. böyle ilginç bir post apokaliptik dönem şeysi yapmaya çalışılmış ama arkadaki felsefeler, metaforlar bilmemneler olayı çığrından çıkartmış. hayır imdb'de nasıl bir seyirci kafası yaşanıyor ki 8.6 alıyor bu film allah aşkına?

ha ayrıca film çekilirken furiosa ve max'in dublörleri tanışmış, birbirlerine aşık olmuş ve evlenmişler.

http://www.buzzfeed.com/gyanyankovich/lo...

insanlar aşkı nerelerde buluyor, bu hayatın içine.. sevgili sözlük.
sinemadan çıktıktan sonra bana otobüste hiçbir yere tutunmadan ayakta kalma, kafayı pencereden çıkarma, araç durmadan dışarı atlama gibi hareketler yaptıran hardcore aksiyon filmidir.
furiosa'sıyla, psikopat metalcisiyle, motorcu teyzeleriyle, dövüş ve araba koreografileriyle yaratıcı ve çarpıcıdır. türüne göre incelendiğinde puanını sonuna kadar hak eder (az bile bence).
ek tanım: aksiyon pornosu.
ilk üç film izlenmeden izlenmemesi gereken film.
ümraniye - beylikdüzü trafiğinde bana eşlik eden filmdir. sıkılmadan izlenen bir yol filmi olmuştur. beklenti büyük olmadan izlenmesi sonucu gayet keyif alınmaktadır.
ümraniye - beylikdüzü trafiğinde bana eşlik eden filmdir. sıkılmadan izlenen bir yol filmi olmuştur. beklenti büyük olmadan izlenmesi sonucu gayet keyif alınmaktadır.
ümraniye - beylikdüzü trafiğinde bana eşlik eden filmdir. sıkılmadan izlenen bir yol filmi olmuştur. beklenti büyük olmadan izlenmesi sonucu gayet keyif alınmaktadır.
--- spoiler ---

aslında birçok açıdan kötü ama alt mesajları açısından iyi olabilecek bir filmdir. max karakterinin toplasan 1 sayfa etmeyecek kadar repliği vardır, ve en ufak bir kişilik yoktur filmde. diğer karakterler en azından bir amaç, duyguları, kişilikleri vardı. max ise neden geldiği neden gittiği ne yapıp ettiği bilinmeyen, hiçbi açıklama olmadan yaşanan bi ton flashback dışında, oldukça sönük kalmıştır kendisi.

2 saatlik filmin 1,5 saati araba kovalama sahneleriyle geçmiştir. ama sıkılınabilir sahneler değil, oldukça başarılı yapmıştır gene george miller.

filmdeki bütün o petrol, su olayını geç; filmin tek amacı feminizm propagandası gibidir. bu konuda birçok eleştiri yazılmıştır, değildir ya da öyledir, bana göre öyle. anti-patriarkal bir duruşu vardır. bekaret kemerinden, kadının bir mal olarak alınıp kullanılması; tek amacının "üreme" olduğu, hatta onlara kısaca "breeders" etiketi yapıştırıldığı; ölüp ölmemesi önemli değildir, yeterki çocuk doğurabilsindir. vesayre vesayre, yani bu konu, max'in kendisinden daha çok yer doldurmaktadır. sadece süt üreten şişman kadınlar, bi grup butch milf de işin tatlı bir eklentisi olsun. *

--- spoiler ---
abd'li eleştirmenler tarafından yere göğe koyulamayan ve dünya çapında hatırı sayılır gişe yapmış aksiyon filmi. roger ebert gibi eleştirmenlere göreyse orijinal mad max filmini bol katmanlı ve daha iyi bir noktaya getirdiği için fury road eski filmlerden çok daha iyi bir noktada. kişisel kanaatim bir başyapıt olmadığı yönünde. lakin kendisinden beklenen bol aksiyon, iyi oyunculuk ve başarılı efekt unsurlarını fazlasıyla barındırıyor. özellikle atmosfer yaratımı ve sanat yönetimi muazzam. filmin abd'de bunca tartışılma nedenlerinden biri filmin kısmen beslendiği feminist alt-metin. erkek egemen sistemden furiosa önderliğinde kaçan kadınların(pek tabiki max'in yardımıyla) filmin sonunda sistemi tersyüz ederek ipleri ellerine almaları batılı feministlerce olumlu karşılandı. son kertede altmetni fena sayılmayacak heyecan dolu bir yapım. sözlükte çöp falan diye nitelendirenler olmuşki gözlerime inanamadım. hepinize iyi seyirler...
gözünü kırpmadan aksiyon izlemek isteyenlere ilaç gibi gelecek bir film. arkadaşlar bırkın artık şu ilk filmler, felsefeler falan. adamlar yapmış işte, dibine kadar aksiyon, tempo neredeyse hiç düşmüyor, daha ne olsun.