otobüslerdeki yaşlı teyzelerin ben gencim triplerine girmesi

yer verirsiniz bir türlü, yer vermezsiniz başka türlü. menopoz bazen fena etkiler bu teyzelerin bazılarını. yer vermediğinizde içten içe konuşmalar, mırıldanmalar duyarsınız yer verirsiniz "aa ben yaşlı mıyım evladım? otur sen." cevapları alırsınız.
toplu taşıma araçlarını sık kullanan biri olarak neredeyse refleks halinde yer/yol verdiğim için pek böyle davranışlarla/bakışlarla karşılaşmıyorum. ama, eğer kalabalık bir araçsa, minicik teyze/amca oturup yerine tombul biri kalkınca, alan daha da daralınca, ayaktakilerin pis bakışlarına maruz kalabiliyorsunuz.

şu da var, insan huysuzdur. bakalım o yaşlara gelince başkaları bizim hakkımızda neler söyleyecek.
hala genç ve dayanıklı olduğuna inanan teyzenin bir kaç durak sonra fikrini değiştirmesiyle son bulur.
ayrıca (bkz: benim de işime geldi )
siz okuldan/işten dönüyorsunuz. biz gezdik tozduk teyzelerdir.
gözüne kestirdikleri gencin başına dikilip,psikolojik baskı yaptıktan sonra kalkıp yer veren elemana,hayır ben gencim amacım sadece bunu vurgulamak edasında olan bunak kişiler
üslup meselesi. örneğin yer vermek istediğinizde kibarca teşekkür edip bunu reddeden bir teyzenin tatlı tontişliği ile yer vermek istemenizi hakaret addedip size atarlanan teyze elbette bir değildir.

gencim triplerine girmekte sıkıntı yok aslında elbette girebilir; asıl marifet bunu ifade etme şeklinde.
hiç denk gelmedi bana öylesi. ben ayağa kalkar kalkmaz atlıyorlar koltuğa valla. teşekkür de etmiyorlar "bi de kalkmasaydın" bakışıyla. kaba yav bu insanlar.
"ne okuyorsun?" soru kalıbı ile "seni kitliyorum hazır ol" demeye çalışan teyzelerdir. "ben gençken" diye başlarlar, "ahıhay aslında şimdi 18'imdeyim kih kah koh" diye leş bir espri ile bitirirler. ama iletişim burada asla bitmez...