otobüste uyuyakalmak

eğer oturarak yapılan eylemse çok tatlıdır,ayakta da yaptım şahitlerim var.hatta yandaki tanınmadık insanın omzuna, baş, el, ayak ne varsa konulabilir, attırılabilir.yandaki kızsa şanslıdır insan birşey demez, erkekse dayak yenebilir. dikkatli olmak lazım.her omuz güvenli omuz değildir.kirlenmek güzeldir ama evde omo varsa. yatmakta güzeldir ama yatak varsa.bir de iki kişinin bildiği sır değildir.
ineceginiz durağı kaçırırsanız deli eden durumdur.
ineceğiniz son duraksa yorgan yastıkla binmek gerekir,son durakta yanınıza şöförde kıvrılıverir o mis sabahlar olmasın, biz buna sex otobüsü diyoruz aramızda.
perşembe perşembe bana pazartesi sendromunu yaşatan başlıktır.
yanınızdaki tanımadığınız yolcunun size bir şeyler verdiğini ve sizin de hapı pardon verileni yuttuğunuzu, yarağı yediğinizi ya da yemek üzere olduğunuzu gösterir durumdur.

(bkz: nuri alço)
birinin dürtüp uyandırmasıyla kendinizi kars'da bulabilirsiniz. *
uzun yolculuklarda ağızdan salyalar akarken yapılanı otobüse binerken kestiğiniz yakışıklıyı/güzeli elinizden tamamen kaçırmanız için çok etkili bir yöntemdir tavsiye edilmez. diğer yönden ise sizi küçük oğluyla evlendirmeye baş koymuş yol arkadaşı teyzeden kurtulmak için en etkili yöntemdir. ama ben dürterek uyandırıp konuşmaya devam edenini de gördüm o ayrı.
inilecek duragi kacirip karsilikli olarak 2 defa gidip geldigim olaydir.
allahın şanslı kullarının yaptığı eylem.5 yıl otobüste yolculuk yapsam iki gram uyuyamam.
insanmısınız lan siz?
genellikle alkolden sızmış bir sekılde inecegim duragı kaçırır sonra gerisin geriye aynı yolu geri giderdim

her türlü toplu taşıma aracında itinayle uyunur, (otobüs, minibüs, vapur, tren, metrobüs, metro) ve inilecek durakta birden uyanılıp inilir. işte ben!

toplu taşımada uyuma konusunda rakip tanımıyorum!!!
ağır ders yükü altında ezilen, yine de yılmayıp 2 gecede 1 uyuyacak hale gelen zavallı bir öğrenciyseniz her otobüs yolculuğunda başınıza gelecek olandır..
bunu alışkanlık haline getiren bir arkadaşım vardır. özellikle işten eve dönerken sık sık durağını kaçırdığını anlatır. hatta bir gün eve gidebilmek için geri ileri düşünerekten tam 3 kez gidip 2 kez de geri dönüp en son doğru durakta inebilmişti.