perfume the story of a murderer

patrick süskind'in romanından uyarlanan bi ton tykwer filmi. tom romana oldukça sadık kalmış özellikle donemin fransasını çok iyi yansıtmış
filmin tek eksik tarafı romanının çok iyi olması , performanslar oyunculuklar ve kurgu çok iyi fakat kitabın ihtişamı altında azıcık ezilmiş ki zaten kubrick ve scorsese tarafından film çekilmek istenmiş fakat " filmi çekilemez" olarak tanımlanmış
özellikle jean-baptite rolünü ben whishaw oldukça iyi yorumlamış tamda düşündüğüm gibi bi karekter ortaya çıkartmış
konusuna gelince doğuştan yetenekli bi adamın 13. kokuyu bulmak için verdiği çaba fakat bu kokular insan bedeninden elde ediliyor
kısacık romandan 2 buçuk saat film çıkarmışlar, ne de iyi yapmışlar... filmi izlerken aklımda hep 2008 filmi olarak kalmış, hep ozamana göre değerlendirdim ama sonra film 2006'ya ait çıktı rıza baba... daha da beğenmeme yol açtı bu, filmi ve imdb'de 9, olmadı 8 puan bulurum ümidiyle gittim ama... 7 buçukta bırakmışlar filmi.

bence film fransa'da geçtiği için fransız oyuncular olmalıydı. sığ bi bakış açısı biliyorum ama antoine karakteriyle jean reno müthiş olmaz mıydı... neyse profesör severus da iyidir. (bu karakter kitapta sapık bir baba olarak tanımlanmış, laura üzerindeki kısıtlamaları çizmeyi aşmıştı, bu da filmin jean-baptiste torpili gibi bir torpil geçiyor antoine karakterine...)

şimdi geçiyoruz karenin ikinci asına... aktörünün başlığında övgülerimi yarıda kestiğim başrolümüz jean-baptiste... seni kınıyorum ve sana laflar hazırladım sayko. drakula. sosyopat. ve dahi şerefsizin çocuğu jean-baptiste... ah o hayvancağızlardan ne istedin jean-baptiste? neyse efendim, şimdi kitapta bu karakter notre dame'ın kamburu gibi tasvir edilmiştir, böyle kızıl saçlı falan... ben whishaw bu rol için fazla yakışıklı kaçmıştır. hadi kezban kızları geçtm, bi erkek de mi dönüp bakmaz bu skinny güzelliğe? o güzelliğin altındaki hayvan oğlu hayvanlığın için teessüf ederim jean-baptiste... (jean-baptiste'nin daha çirkin bir oyuncu tarafından canlandırılması filmin açıklamayacağım climax'ine çok daha iyi hizmet edecekmiş ama napalım, tom tkywer'in takdiri... düşünüyorum da kim oynardı jean-baptiste'yi? bulamıyorum... jean reno gibi tak diye bulunmuyor... hem fransız hem de çirkin olucak... biraz zor... bulan beri gelsin...)

jean-baptiste ne kadar kir, pas ve tozun yakışıklılığını engelleyemediği bir film karakteriyse, rachel hurd-wood'un duru güzelliği de o derece bir içim sudur... zaten wendy'den beri pek bi sıcağım bu kıza, iyi ki bu filmi izlemişim, diğer adaptasyonlara pabuç bırakmamışım dedirttirdi...

ve kare aslarımızın sonuncusu, dustin hoffman...fazla söze gerek yok, dustin hoffman o zaten... yazık oldu adamcağızın en mutlu olduğu gecede damının başına çökmesi...

sözlerim burda bitti mi? nayır... prof snape gibi hakkın rahmetine kavuşan bir diğer starımız , kare asa dahil olmayan, çünkü "joker" gibi, iskambil kağıtları arasında ayrıcalıklı bi yeri olan john hurt... senin aksanını da, hikaye anlatıcılığını da, dünyada winston smith olabilecek tek insan oluşunu da yerim. neyse o da ayrı bi başlığın mevzusu.

bu beşli dışında daha derinine ineceğim bi karakter yok. neyse izleyin, okuyun efenim. tabii yeni versiyonlarını değil. onlara ısınamıyorum azizim.