pinokyo tipi bisiklet

çocukluğumun ilk ve son bisikleti. üç kardeşin sırayla tur atıp da hiç yorulmadığı güzel bisikletimiz. ve ardından da direksiyonun kırılmaları, kaynak yapmamız babamdan gizli derken abimin kaza geçirip başını yarması, direksiyonun tekrar kırılması ve babamın diğer kaynaklardan haberdar olmasıyla bir ay bile sürmeyen bir bisiklet sevdası... büyük olanımız almıştı bisikleti harçlıklarını toplayıp... babamın ise zaten bize bir şey olacak diye endişelenip kursağımızda bıraktığını hatırlıyorum... tek derdi kafa gözün yarılması olayıydı... endişesi güvercinleriyle zaman geçirmesini engelleyip sağlık ocağında pansumanla zaman geçirmesine sebep olmamızla direk ilgiliydi. ah baba çok hayal kırıcı/yıkıcıydın bazen. o kafalar her türlü yarılıp duruyordu zaten... bir daha da olmadı bisikletimiz. iyi bir çocuk olduk ama şirinleri göremedik...
pinokyo tipi bisiklet ile jigsaw'ın bisikleti ölümüne kapışırlar.
küçükken kuzenlerim (kız)e alınmıştı nedense pinokyo bisiklet sanki hiç erkek çocuklara değilmiş gibi bir izlenim sergiliyorlardı...

bana da alınan o zamanlar için iyi sayılan bmx'i hiç sevmemiştim hep o pinokyodaydı gözüm... bi kere çok alışılagelmemiş yapısı vardı...

velhasıl kendi bisikletimi hurdaya çıkarana kadar kullanınca güzelim pinokyoyu sürmeye hak kazanmıştım... sanki havalarda uçuyordum...

kuğu üstünde göklere çıkarmışçasına hızlı sürdüğümü hayal ediyordum...

sonra ne oldu o bisiklete bilmiyorum, tüm o aile kargaşası içinde çocukluğumla birlikte bi yerlere atılmıştır muhtemelen...
neden pinokyo tipi ki? pinokyo gibi burnu da uzamıyor. hiç olmadı benim ühühüh. ama coloradom ile az uçmadım hani.
çocukken şanslıydım, bende vardı bundan. kırıp mahvetmeseydim ki nasıl becerdim bilmiyorum, en azından saklardım. şu an 3 adet bisikletimiz var, pembe bir şey kullanıyorum ama pinokyo bisikletin yerini tutmuyor. sanırım bahar döneminde bir de pinokyo bisiklet alacağım, acayip güzel buluyorum.