sorgulayınca hayatın anlamsızlaşması

hem felsefi hem bilimsel tarafta çok fazla sorgulamak hayatın anlamını kaybettiriyor insana. çoğu mitin hurafelerin gerçek olmaması inanılan dünyaya bakışımı değiştiriyor. insanların boş hayaller peşinde sürüklendiğini düşünüyorum. kendimde buna dahilim. sürekli arayış içerisindeyiz. daha zevkli daha sağlam daha huzurlu daha fazla iyi hep daha daha daha...
bu arayışlar ve geleceği öğrenme arzusu insanları ayakta tutuyor bence. yoksa ölüm fikrinin insanları çıldırtmıyor oluşu başka nasıl anlaşılabilir ki. ölüm sürecine girene kadar her şeyimizle eksik olduğumuzu düşündüğümüz hayata ne kadarda fazla olduğumuzu anlayamıyoruz. aslında değer verdiğimiz çoğu şeyin hiçbir kalıcılığı olmamaktadır. ve ruh dediğimiz yine bizim uydurmamızdır. aslında sadece fiziksel ölüm gerçekleşir ve tekrar doğaya karışırız. hiç yok olmuyoruz aslında bilinenin aksine doğayla daha çok iç içeyiz. doğa biziz biz doğa. doğaya içkiniz. bugün petrolün aslında yıllar önce ölmüş insanların bedenlerinden oluştuğunu düşününce evimizde kullandığımız kömür bile bunlardan oluşuyorsa. yanarken bile doğaya karışıyoruz bir kül tozuyuz. hepimiz varız aslında kimse sonsuzluğa karışmıyor. hayatın bu kadar şeye bağlı olduğunu düşünmek ve doğa tarafından kullanılmak ne kadar aciz olduğumuzu gösteriyor. yaşamlarımıza fazla anlam yüklemek ne bileyim akıllıca değil.
lise ve üniversitenin ilk zamanları benim için sorgulamadan geçti. gayet mutluydum. bi yakınımı kaybedince nasılsa buluşuruz bi yerlerde derdim. biri kötü bi şey yaparsa allaha havale ederdim geçerdi. gerçi şimdi karma is a bitch diyorum ama eski etkiyi yapmıyor. her istediğim şeyde dua edip rakatlardım. sonra dini tanrıyı sorgulamaya başladım.

şimdi bi yakınım ölünce kahroluyorum. çünkü ikinci bi hayata inanmamaya başladım. doğmadan önce neysek öldükten sonra oyuzu kabullendim. ölümden köpek gibi korkmaya başladım. hastalık hastası oldum. röntgen çektirmek, kan tahlilleri yaptırmak, sonuçlarını stresle öğrenmek azap oldu. yok olmak fikri çok ağır geliyor. tamamen anlamsızlaştı her şey. yaşamak anlamını arttırdı ama nedeni anlamsızlaştırdı. neyse öyle işte.