tuvalet kağıdı

hassas kıç mendili. tefalin düdüklü tencere reklamı vardı, orada ellerini kazağıyla kamufle etmiş kız çocuğu annesinin düdüklünün kapağını kapatmasını istemesi üzerine ama benim ellerim yok ki diyordu. işte sıçarak rahatlayan insan da ama benim ellerim yok ki, şimdi bunu kim temizleyecek diye düşünerek tuvalet kağıdını icat etmiş olmalı. yani parmaklamaktan fistinge uzanan envayi çeşit zevk unsurunu kendi elcağızıyla halleden insan zevkle sıçıp rahatlayınca bir kağıt parçasından medet umuyor. bu da göt olmanın zorluğunu yeniden ortaya seriyor. ama bu da el yordamıyla oluyor.

(bkz: göt olmak)
tuvalette akla gelen dahice fikirleri kaydetmek için pratik bir araç.
o kadar yakınsın ki bana (silerken), bi o kadarda uzak (çöpe at)
kıçımızın sırdaşı.
piyasadaki en iyi ürün kesinlikle papia ve soloya aittir.
malum. bu ülkede tuvaletlerde su var. ki bence nefis bir durum bu. kıçımı kuru kuru silmek yerine su ile temizlenmek peşinden tuvalet kağıdı ile desteklemek çok daha iyi.
bence çok önemli bir konfor tuvalet kağıdı.bir keresinde ucuza kaçayım dandik birşey alayım dedim.ulan tuvalet kağıdı ne kadar farklı olabilir dedim.aldığım tuvalet kağıdı adeta zımpara çıktı.ondan sonra çok dikkat ettim hep.
- biliyorsun beni, severim markette dolanmayı, sonra tuvalet kağıtlarının olduğu rafa geldim ve 92 yaşında bir kadın gördüm, en hesaplı tuvalet kağıdını arıyordu.

- iyi de herkes yapar bunu.

- tamam ama, 92 yaşındasın, yarın ölebilirsin, üç kuruşun hesabını yapmanın ne anlamı var? yani, 92 yaşında sıçabiliyor olmak zaten muhteşem bir olay, neden en pahalı tuvalet kağıdını alıp bunu kutlamıyorsun?

charles bukowski
müthiş birşey. icad eden her kim ise onu zevkin doruklarına çıkarmak isterdim. *
genellikle bittiğini tuvalette işimizi bir güzel hallettikten sonra fark ederiz. bununla doğru oranda kapı açılarak "anneeğ, babağğ" gibi kişiden kişiye değişen vesaire ünlem cümleleriyle seslenilir. cevap gelmezse ciddi ciddi boku yemişsiniz demektir.

(bkz: tuvalet kağıdı bittiğinde yaşananlar)
(bkz: tuvalet kağıdının bittiğini tuvalette sıçtıktan sonra anlamak)
güney kore'de,yeni eve taşınan arkadaşa ev hediyesi olarak verilebiliyor,gelenek gibi bir şey. adettendir,eli boş gidilmez tabi ama neden tuvalet kağıdı?tamam o da elzem bir ihtiyaç ama...
g. kore'de tuvalet kağıdı pahalı mı? hayır değil. bunun arkasında çok derin bir uzak doğu felsefesi saklı.

-yeni evin,yeni hayatın tıpkı bu tuvalet kağıdı gibi bembeyaz olsun.
-sağolasında,biliyorsun sonra bununla kıçımızı siliyoruz.yani yine pok yoluna gitmeyelim.
-ama sonra onu klozete atıp üzerine sifonu çekiyorsun demi? işte içindeki tüm sıkıntılarından böyle uzaklaş. hep yeni,bembeyaz bir yaprak aç hayata.
-hımmm... derin felsefe hakkaten.hiç tuvalet kağıdına bu gözle bakmamıştım.
yeni reklamlarda kadınların seviştiği ve orgazma ulaştığı kıç silme aparatı.
olmazsa olmaz ürün. işin bitince ortamda olmadığını fark etme ihtimaline karşı cebinde, çantanda hep bulundurduğun birkaç peçete.
nedense alırken utandığımı temizlik şeysi.
sanki sıçtığımı kimse bilmiyormuş ta,onu aldığımı görünce sırrımı öğrenmişler gibi hissediyorum.