"heteroseksuellik toplumlarin afyonudur", "madonna devrim-karsitidir", "homoseksuel devrim olmadan seksuel devrim olamaz" gibi cumlelerin ekranda kaydigi ve surekli devam eden bir manifesto iceren, silah yalayarak masturbasyon yapan cok seksi bir adamin oldugu, ucuz produksiyonlu bir alman filmi.
monogamist bir iliskiye sadik olmaya calisan ve gece bir drag balosunda oldugu icin sabah isine gec kalip derse drag haliyle gelen (bu yuzden isinden olan) bir ogretmen var bu filmde. izlerken frank ripploh'a asik olursunuz. en sevdigim alman gey kult filmi. yeterince pornografiktir. dogru kelime erotik hatta.
kisinin boyut olarak kendinden cok buyuk seylere karsi cinsel ilgi duyma hali, bir tur fetis.
ornek vermem gerekirse, bu kisiler dev insanlari ya da bu tur mitolojik karakterleri arzularlar ve cinsel yasamlarinda boyut olarak daha kucuk hissetmek icin partnerinin ayaklarinin altinda dolasirlar.
3-6 kasim 2016 tarihleri arasinda lutfu kirdar kongre salonunda 11. kez duzenlenecek olan cagdas sanat fuari.
ilk kez gideceklere iki tavsiyem var: giristeki standdan alacaginiz genis haritali rehberde kendinize gore bir rota belirlemek. aksi halde ya kayboluyorsunuz ya da gormediginiz bolumler kaliyor. ayrica fuar alani cok genis oldugu icin uzun sure iceride vakit harciyorsunuz ve acikiyorsunuz tabii. yemekler cok pahali, bu yuzden onceden bir seyler atistirip gitmenizi tavsiye ediyorum*
zaman zaman yazip saga sola sakladigim yazilarimi, islerimi duzenleyip ortaya bir yere koyardim. ay ne bileyim belki olunce degerlenir falan diye, sonra da ilk ucakla galler'e giderdim.
en yakın arkadaşım hem de eski ev arkadaşımdır. birlikte yaşamaya başladığımızda çok garip gelmişti. yemeğini yer tabağının yanında uyur ama bir hazırlanıp çıkayım der değişime inanamazsınız. bu insanlar aramızdalar. bu insanlar arkadaşınız, marketteki kasiyer, postacınız, en sevdiğiniz şair. her yerdeler.
bircok pieta var ama en unlusu michelangelo'nunki. eger yakindan izlerseniz meryem'in acisini gonulden hissedersiniz. :(
ayrica 1972'de elinde cekicle bir adam heykele saldirmis ve tutuklandiktan sonra deli oldugu gerekcesiyls tekrar salinmistir kendisi.
en iyi ozelligi, her hafta dinledigin parcalari ve sanatcilari turlerine gore takip edip sana "haftalik kesif" isimli bir playlist cikarmasi. bu sekilde her hafta dinlemekten keyif alabilecegim sarkilar kesfediyorum. tesekkurler spotify!
harika iki homoerotik filmin vazgecilmez mekani.
(bkz: robe d'ete) (bkz: l'inconnu du lac)
daha fazla filmde islenmeli. cunku boyle yerlerin meditatif bir yani da vardir. serbest ve ciplak, hafif hissedersiniz. havanin kararmasini istemezsiniz.
en yakın arkadaşım hem de eski ev arkadaşımdır. birlikte yaşamaya başladığımızda çok garip gelmişti. yemeğini yer tabağının yanında uyur ama bir hazırlanıp çıkayım der değişime inanamazsınız. bu insanlar aramızdalar. bu insanlar arkadaşınız, marketteki kasiyer, postacınız, en sevdiğiniz şair. her yerdeler.
(bkz: human)
belgesel lgbti kategorisinde sunulmasa da, bir suru farkli cografyadan binlerce insanla, politik konular hakkinda roportajlarla ilerliyor ve lgbti konusu da belgeselin bir bolumunu kapsiyor. bireysel deneyimler, esitsizlikler, kuraklik, aclik, militarizm, multecilik, uyusturucu, mutsuzluk ve mutluluk konusulan major konulardan birkaci.
turkiye'de yeni, beyaz ve kocaman bir kuir dergiye ihtiyac oldugunu dusunuyorum kesinlikle. daha yeni tekniklerle, magazincilikten uzak ve daha yeni bir uslup ile avrupadaki dergicilik anlayisina paralel hareket edebilecek bir dergi. lgbti+ ismi altinda yurutulen bir derginin tabii ki de sadece lgbti+ aktivizmiyle ilgilenmesi gibi bir zorunlulugu yok. pop muzikle olmuyor bu isler gibi bir tavir da yanlis. birini yuceltirken digerini celiskiyle taslamak da oyle.