hayyamhatemi

Durum: 98 - 0 - 0 - 0 - 22.11.2011 20:45

Puan: 1442 - Sözlük Kezbanı

7 yıl önce kayıt oldu. 1.Nesil Yazar.

Henüz bio girmemiş.
  • /
  • 5

30 yaşını doldurmuş olmak

paran var ve askere gitmemiş isen istersen askerlikten kurtulmak demek ..

hayat paylaşınca güzel

hayat sevdiklerinle güzel..

yabancı ayılar hakkındaki acı gerçekler

prezervatifsiz ilişkiye girmezler (istisnalar hariç ).

makarna

sarmısaklı ve yoğurtlu olursa tadına doyum olmaz.

ayı sözlük yazarlarının penise verdikleri isimler

yarak işte bildiğimiz yarak...

bedelli askerlik için ne dediler


ensesi kalınsa..
canı sağolsun.
garibansa..
vatan sağolsun !!!

yılmaz özdil

merhaba

merhaba. (seni görüyor ve önemsiyorum)

yılmaz erdoğan

takip ettiğim yazarların başında gelir kendisi . özellikle sevebilme ihtimali şiiri şimdiye kadar okumuş olduğum en iyi şiirdir.

sevebilme ihtimali :

soğuk ve şehirlerarası otobüslerde vazgeçtim çocuk olmaktan
ve beslenme çantamda otlu peynir kokusuydu babam...
ben seninle bir gün veyselkaranide haşlama yeme ihtimalini sevdim.
ilkokulun silgi kokan, tebeşir lekeli yıllarında
ankarada karbonmonoksit sonbaharlar yaşanırdı o zaman
özlemeye başladım herkesi...
ve bu hasret öyle uzun sürdü ki, adam gibi hasretleri özlemeye başladım sonra..
bizim kemalettin tuğcularımız vardı...
bir de camların buğusuna yazı yazma imkanı...
yumurta kokan arkadaşlarla paylaşılan kahverengi sıralarda,
solculuk oynamaya başladık..
ben doktor oluyordum sen hemşire, geri kalanlar kontrgerilla...
kırmızı boyalarla umut ikliminde harfler yazılıyordu pütürlü duvarlara ve
türk dil kurumuna inat bir türkçeyle...
ağbilerimizden öğrendik, s harfinden orak çekiç figürleri türetmeyi..
ankaraya usul usul karbonmonoksit yağıyordu.
ve kapalı mekanlarda sevişmeyi öneriyordu haber bültenleri.
oysa ankarada hiç sevişmedim ben.
disiplin kurulunda tartışılan aşkım olmadı benim..
sınıfça gidilen pikniklerde kıçımıza batan platonik dikenleri saymazsak..
ankaraya usul usul kurşun yağıyordu..
ve belli bir saatten sonra sokağa çıkmamayı öneriyordu haber bültenleri.
oysa hiç kurşun yaram olmadı benim
ve hiç bir mahkeme tutanağında geçmedi adım
çatışmaların ortasında sevimli bir çocuk yüzüydüm sadece
sana şiirler biriktiriyordum fen bilgisi defterimde, ama sen yoktun
ben, senin beni sevebilme ihtimalini seviyordum, suni teneffüs saatlerinde
okul servisi seni hep zamansız, amansızca bir lojman griliğine götürüyordu
ben, senin benimle tunalı hilmi caddesine gelebilme ihtimalini seviyordum.

ben, senin beni sevebilme ihtimalini seviyordum.

yaz sıcağı toprağa çekiyor da tenimin çatlamaya hazır gevrekliğini
sonra otobüs oluyordum, kırık yarık yolların çare bilmez sürgünü
ne yana baksam dağ ve deniz sanıyordum
muş ovasının yalancı maviliğini
otobüs oluyordum bir süre
yanımızdan geçen kara trenlerle yarışıyordum, yanağım otobüs camının garantisinde
otobüs oluyordum
bir ülkeden bir iç ülkeye
çocukluğuma yaklaştıkça büyüyordum.
zap suyunun sesini başına koyuyordum şarkılarımın listesinin
korkuyordum
sonra iniyordum otobüsten
çarşıdan bizim eve giden, ömrümün en uzun,
ömrümün en kısa, ömrümün en çocuk,
ömrümün en ihtiyar yolunu koşuyordum.
çünkü sonunda annem oluyordum, babam kokuyordum sonunda..
soğuk ve şehirlerarası otobüslerde vazgeçtim çocuk olmaktan
ve beslenme çantamda otlu peynir kokusuydu babam
ben seninle bir gün vandaki bir kahvaltı salonunda
ben seninle sadece bilmek zorunda kalanların bildiği
bir yol üstü lokantasında
ben seninle, ağrı dağına mistik ve demli bir çay kıvamında bakan
doğubeyazıtın herhangi bir toprak damında
ben seninle herhangi bir insan elinin
terli coğrafyasında olma ihtimalini sevdim

ben senin, beni sevebilme ihtimalini sevdim!

demet akbağ

çok özel ve yetenekli bir aktris, bkm (beşiktaş kültür merkezi) önemli yıldızlarından biridir.

leyla

murtin

hoş gelmişler kendileri ; sözlüğe biraz görültü gerek diye düşünüyorum .kendileri bu görültüyü yapabilecek potansiyele sahip diye düşünüyorum ..

ciwan haco

suriye doğumlu dünyaca ünlü kürt etnik metal-rock müziği sanatçısı. 1957 yılında suriyenin kamışlı kentinde doğdu.

üstad mihemed şêxo (1948 - 1989)dan etkilenerek kendi başına saz çalmayı öğrenmiştir. liseden mezun olduktan sonra almanyaya geçerek bochumda bulunan ruhr üniversitesinde üç yıl öğrenim görmüştür. şimdi isveçte ikamet etmektedir.

ey dilbere ve ax u eman eserleri ile beni derinden etkiler.

bir dost

insan ve duruşu

eğilirsen basamak, dik durursan sığınak olursun...!

pinhani

ben nasıl büyük adam olucam.

ayı

benze(til)diğim için mutlu olduğum hayvan ..

balık etli adam

yatağa atılma olasılığı yüksek olan adam.

neşet ertaş

neşat ertaş türkü demek ,bağlama demek ...

feryal öney

dinlediğim en iyi kadın ses sanatçılardan biridir . özellikle aynalı körük türküsünü dinlemenizi tavsiye ederim ,ne kadar güçlü bir ses olduğunu anlıyabilirsiniz..

http://kisalt.be/5jnvu7

mevlana öğütleri

aşk altın değildir, saklanamaz; aşığın bütün sırları meydandadır.
  • /
  • 5
Henüz bir favori entry yok.

Toplam entry sayısı: 98

çocuk olmak

hayatın hiç bitmesini istemediğin ama en çabuk geçen zaman dilimidir ne yazık ki. sokaklarda top oynamalar, parkta kaydıraktan kaymalar, düşüp dizini yaralamalar, beş dakika önce kavga edip sonrasında kan kardeşi olmalar hayatın yaşanılası en tatlı ve toz pembe günleri.

insan hayatının en insanca yaşanan dönemidir belkide çocukluk.sadece yaşadığın için mutlusundur..içten gülümselerinin hesabını sormaz kimse sana..ya da kimse suçlamaz seni elinden geleni yapmadın diye..mutlusundur çünkü anne kokan güvenin sıcaklığı sarmıştır yüreğini..en içten kahkahaları atar en neşeli dakikaları yaşarsın..henüz kilit vuramamıştır kimse hayallerine ve göz yaşlarına..alınmayan bir oyuncağa ya da kaybolan köpeğine ağlarsın hıçkıra hıçkıra..kristal kadar berraktır göz yaşların.henüz cesaret edememiştir kimse onları kirletmeye.en güçlü silahın gözlerindir..masum,duru,ve sevgiyle parlayan gözler..karşındaki her kim olursa olsun dayanamaz o gözlere baka baka yüreğini incitmeye..en güçlü olduğun yıllardır sanıldığının aksine..çünkü korkun yoktur varlığından emin olamadığın hayal ürünü yaratıklardan başka..ailenin büyük bir keyifle doldurduğu kasetlerde senin gülücüklerin,babanın buram buram gençlik kokan sesine,annenin kahkahalarına karışır...en çoşkulu mevsimini,en özgür günlerini yaşarsın hayatının..gök kuşağında kayabileceğine,yıldızlara dokunabileceğine inanacak kadar masum,kumdan kaleler yapıp denize sunacak kadar cömertsindir..alıp başanı gidecek kadar korkusuz,kaybolduğunu anladığın an göz yaşlarını salacak kadar duygusal..bencilisindir çocukken..ama oyuncaklarını,çikolatanı sahiplenmenin getirdiği affedilebilir bir bencilliktir bu..ne hırs ne nefret yaptırır bunu sana..oyuncakların dünyan olduğundan,hayallerine açılan sandığın aralanmasını istemessin..hepsi bu..iç sesine kulak verirsin sadece..ne yorucu bir karmaşaya boğulmuşsundur ne sıkıcı bir düzene...balkonda beklerken anneni,getirecegi hediyenin heyecanıyla dolacak kadar sabırsızsındır.ellerini boş gördüğünde kaşlarını çatacak kadar isyankar,avcuna verilen minik parlak paketle havalara uçacak kadar mutlu..hayatın acımasız gerçeklerinden bi haber olmanın rahatlığıyla dolusundur..ne açlık,ne haksızlık ne acı vardır düşlerinle harmanladığın yaşamında..onlar sınırları koymaya çalışırlarken senin çocuk dünyana minik bedeninden beklenmeyecek kadar büyük bir çabayla karşı koymaya çalışırsın..gün gelip de teslim olduğunda o sınırlara geçmişte gösterdiğin mücadeleyi özlemle anar ve yüreği bedeninden büyük o çocuğa saygı duyarsın.

ömer hayyam

esrarengiz ve asi bir kişilik, gıpta ile baktığım şair (yazar) .! gerçek ismi ( ebul feth ömer bin ibrahim ) hayyam ismi ise babasının mesleği olan çadırcılıkdan gelir ki hayyam farsçada çadırcı anlamına gelir..

mardin

mardin ! süryani taş ustaları ve mimarların şehrin gerdanına dizdiği kilise ,manastır ve konakları ile hayranlık uyandıran aynı zamanda müslüman mimarların onlara mistik medrese ve camii yapıları ile eşlik ettiği büyüleyici bir şehir ...

neye yormalı

güzelliklerden payını alamayanların kurduğu şu düzeni neye yormalı,
sarhoşken,kusarken,sızarken gördüğüm bunca rüyayı,neye yormalı.
söylenecek o kadar çok şey var ki
şu yalandan dünyayı neye yormalı
sen böyle katı kalmakla,
sen böyle duvar olmakla,
sen böyle tavır almakla,
bulamazsın yaşamın o incecik yolunu..

yollara düşersin kendine doğru

yollara düşersin. bütün bildiklerini unutursun. bir otobus camına kafanı yaslarsın. alabora olmuş yer. yüzün camda iz bırakır. gidersin.
gittikçe hüzünlü bir şarkı duyulur. kendine kenetlenirsin. ağlamazsın. çünkü kurumuşsundur. derin bir iççekiş. bu ağlamaktır. "her şeyin son kullanma tarihi"ne takılırsın. ah evet chungking express. evin ağlamadığını kim söyler ki. wong kar wai, aşkın bu namütenai dansını bir büfeden bir çirkin eve doğru sürükleyen.

yollardasın. kimselerin kıyısına çekilmemişsin böylece. kendi kıyın da yok üstelik. yollardasın. çocukluğun gelir aklına ilkin. nerede, nasıl koşardım. nerede niçin üzülürdüm. nerede niçin sevinirdim. düşünürsün. bu biraz kendine gelmektir.

sonra büyürsün. düşler de böyle sırayla büyür. çocukluğu gençliği ve yaşlılığı vardır. yaşlı düşlerin gözleri kurudur.

yollardaydın. şimdi kenara çekilmiş. düz bir ovaya, yani o engin yanlızlığa. kendine bakıyorsun. bakmak bu kadar uzak olabilir. kendin neredesin anlayamazsın. düz bir ova, yolda. yoldaki adam kimdir. ovada duran kim. ah ne yabancı.

o vakit anlarsın "son kullanma tarihi"n gelmiş. toprağa bakarsın. sessizlik.
dünya akıp gitmektedir oysa.
ne garip.
sessizlik.
serap.
sessizlik.
"iyi bakın kendinize ey yollar ve ey kalabalık sokaklar. " dersin de
sesin sana çarpıp geri gelmiştir.
çünkü yol bitmiştir.

sanal aşk

ciwan haco

suriye doğumlu dünyaca ünlü kürt etnik metal-rock müziği sanatçısı. 1957 yılında suriyenin kamışlı kentinde doğdu.

üstad mihemed şêxo (1948 - 1989)dan etkilenerek kendi başına saz çalmayı öğrenmiştir. liseden mezun olduktan sonra almanyaya geçerek bochumda bulunan ruhr üniversitesinde üç yıl öğrenim görmüştür. şimdi isveçte ikamet etmektedir.

ey dilbere ve ax u eman eserleri ile beni derinden etkiler.
Henüz takip ettiği biri yok.
Henüz takip eden biri yok.