nefes alan harikalar dizini

Durum: 10 - 0 - 0 - 0 - 21.02.2015 01:09

Puan: 80 - Sözlük Kezbanı

3 yıl önce kayıt oldu. 4.Nesil Yazar.

Henüz bio girmemiş.

senden elektrik alamadım diyen kişiye alternatif cevaplar

benim bulabildiğim en alternatif cevap "n'apıyım alamazsan alama" ya da benzeri şekilde.
realist siklemezlik ekolünün, alternatifler arasında en rahatlatıcısı olduğuna inancım hala sağlam.

kümes

çok dar ve kalabalık ve insan kokan yerler için söylendiğinde sıfatlaşımsılaşan söz.

"bu sınıf kümes gibi",
"odan kümes gibi olmuş"
"bu tarz benimi kümes mi zannettiniz?"
"burası kümes gibi burada sikişemem"

bu yaşıma geldim böyle yarrak görmedim

çoğu zaman pis, kokan, (ahlaki olarak değil ama nesnel olarak bakteri üretiminin yoğunluğundan kaynaklanıyor) bir organı överek yüce gönüllülük gösteren azgın ya da müstehzi şahsın beyanı.

yergi amaçlı kullanımında eğrilik kastediliyor olabilir, mesela sağa bumerang ya da sola bumerang yapıyor olabilir. sonuçta biyolojik olarak pek gizlenen bir organımız olduğundan, yarrak için söylenen şeyler, hep bir fetiş mertebesinde kalıyor ve istenen özgürlük seviyesine beni ulaştırmıyor.

bu yaşıma geldim böyle göt görmedim

her seferinde atılan ve her seferinde tutulan yalan. bir yandan da hakikatle teması var, sonuçta "böyle" ile kastedilenin ne olduğu tam olarak bilinmediğinden, öylesini görmemiş ya da gördürülmemiş olabiliriz, olabilirler. bizim gözlerimiz bunlar, bizim götlerimiz falan.

omuz silkmek

"altın kitaplar" serisinde (1970'ler falan sanırım) her çeviride muhakkak geçen "dünya edebiyatının olmazsa olmaz deyişleri" ve hatta "edebiyatın olmalıları" arasında sayılabilecek bir ifade ki bu... hiç anlayamamışımdır.
omuzunu kaldırıyor mu, indiriyormu, sallıyor mu, silkiyor mu.. falan. şaşırtıcı bir deyiş.

türkiye'de alternatif görünen sanatçıların gizli popüler olma isteği

sanat ve gösteri dünyası arasında fark olup olmadığı tartışmasıyla alevlendirilebilen, fitili asla sönmeyen mesele.

la minör, sol majör, e minör ile yapılan şeylerin bazılarının "ov duygusal derinlikler", bazılarınınsa "ovv boktan komiklikler" şeklinde ayrıştırılması sonucu,
insanların kimliklenme hallerine ilavelendirdikleri bir durum.

bence, platon'un dediği gibi bir hayat var, gerisiyse bayat. gerisi meta söylem, iktidarın sesi vs.

zenne

"eleştirilmeyi hak eden pek çok özellik barındırıyor olmalıydı ki, sıkıldığım oldu ve çevremdekiler de sıkılmış" dediğim varlığıyla bile takdir edebildiğim film. yani sadece var olduğu için takdir edilmesini uygun buluyorum. üslupsal olarak sinemanın tozunu attıracak ya da tozu dumana bulayacak türevlerinin çekilmesi için, korkmadan, "içeriden" hikaye anlatımı örneği olarak - bu kadar kapalı bir toplumda - gayet başarılı bir filmdi.

cinsel yolla bulaşan hastalıklar

ağız dahil, cinsel organlarınıza mikrobiyal yapısı riskli nesneleri değdirdiğinizde de bir kısmını kapabildiğiniz rahatsızlıklar.

yere düşen sigaraları kulağınıza sokmayın, kalemleri ağzınıza falan.. bence bunlar hep cinsel yolla bulaşan hastalıklar.

daha ciddileri ya da ciddiyetsizleri olabilir tabii. ama hastalık kavramını, silip baştan yazmak lazım. bunun için gacıların gacısı susan sontag'a bakılabilir. hep ona baksak zaten, epey sağlıklı kalabiliriz.. en azından kendimizle kurduğumuz ilişkilerde.. falan.

(bkz: metafor olarak hastalık: aids ve metaforları)

hande çayır

" yok anasının soyadı" filmiyle ödüller falan alan. bilgi'de sinema doktorası yapan. bir yandan da, doğal bir insan olarak, pop kültürde oynayan; direk dansı, oryantal bilen, diğer yandan okyanus-aşırı oto-etnografi konferanslarında sunum veren çok katmanlı bir kişilik.
gökdeleni sağdan soldan çıkmaya devam ediyor. takipçisiyim.

internetten tanışılan erkeğin beklentilerin altında çıkması

şahsın fazla google kullanmasından mütevellit hadise. yazışırken engin müzik bilgisi, zihinsel film tertibatı, tebabetten teolojiye her konuda bir fikir, bir teyakkuz falan feşmekan... da, de... kimi zaman pratik zekası donuyorsa (lag'a giriyorsa) ya da hiç yoksa ya da deli günümde değilsem; sohbetler muhabbetler, izdivaç kıvamında peltelenerek geçer. kaşın şöyle, burnun böyle falan... "ay güzeldin de çirkinmişsin", "ay çirkinmişsinde güzelsin konuştukça" falan. gayet gereksiz. insancadan ziyade basmakalıp marul, mandalina satışı kıvamında pazarlama muhabbetleri gibi. sonrasında, "seni arayacağım"la geçen iki, üç gün ve finalinde sıfıra sıfır, elde var bir deneyim daha.. falan.
Henüz hiç başlık açmamış.
Henüz bir favori entry yok.

Toplam entry sayısı: 10

hande çayır

" yok anasının soyadı" filmiyle ödüller falan alan. bilgi'de sinema doktorası yapan. bir yandan da, doğal bir insan olarak, pop kültürde oynayan; direk dansı, oryantal bilen, diğer yandan okyanus-aşırı oto-etnografi konferanslarında sunum veren çok katmanlı bir kişilik.
gökdeleni sağdan soldan çıkmaya devam ediyor. takipçisiyim.

zenne

"eleştirilmeyi hak eden pek çok özellik barındırıyor olmalıydı ki, sıkıldığım oldu ve çevremdekiler de sıkılmış" dediğim varlığıyla bile takdir edebildiğim film. yani sadece var olduğu için takdir edilmesini uygun buluyorum. üslupsal olarak sinemanın tozunu attıracak ya da tozu dumana bulayacak türevlerinin çekilmesi için, korkmadan, "içeriden" hikaye anlatımı örneği olarak - bu kadar kapalı bir toplumda - gayet başarılı bir filmdi.
Henüz takip ettiği biri yok.
Henüz takip eden biri yok.