yok olmak vs sonsuza kadar yaşamak

öldükten sonra hangisine maruz kalacağını bilemeyen insanın kendi içinde belirleyeceği versus.

sonsuza kadar yaşayacak olmak, şuan yaşadığımız hayata çeşitli anlamlar katıyor. dinlerle açıklanıyor genelde bu. gerçek midir, ölmeyi kabullenemeyen insanın uydurması bir durum mudur bilinmez. ama genel olarak insanlar tarafından diğerine göre daha cazip karşılanan bir tercih.
yok olacak olmak, hayatı anlamsızlaştırıyor. yaptığın şeyleri ne için yaptığını sorgulatıyor. sonuçta ne yaparsan yap, birgün hepsi bitecek. sevdiklerin senden önce veya sonra yok olacak. sen yok olacaksın. artık sen diye bir şey olmayacak. tıpkı seni sıcak yaz günlerinde rahatsız eden sivrisineği pat diye yok ettiğin gibi doğa da seni yok edecek. aslında çok küçük bir varlık olmana rağmen hayata bu denli anlam katabilen bir zekaya sahip olmanın verdiği acı da cabası. belki de hayatta bir mana arayarak hata yapıyoruzdur.
olayların yahut süreçlerin değerini belirleyen sonuçları, sonları mıdır? insan kendini bildiğinden beri, yok olacağını da biliyorsa, yok olmak yaşam için bir sürpriz değil. hayatı anlamlı kılan yine kendisi midir diyorum bir süredir sözlük. yok olmak ya da sonsuza kadar yaşamak... ikisi de tek tek anların değerini vermeyecek. diğer uğraşlarda (maddi şeyler falan), anların yaşanabilmesi için ödenen bedeller.hayat, kendi içinde parçalanamaz bi' bütün gibi. sonlarda yahut sonsuzluklarda taşın son sekmesi.
bazı insanlar yok olduktan sonra bile sonsuza kadar yaşarlar.
(bkz: sokrates) (bkz: çoğu peygamber)
(bkz: platon) (bkz: cengiz han)
(bkz: aristo) (bkz: bilge kağan)
(bkz: gazali) (bkz: attila)
(bkz: farabi) (bkz: leonardo di ser piero da vinci)
(bkz: fatih sultan mehmet) (bkz: van gogh)
(bkz: harezmi) (bkz: picasso)
(bkz: mustafa kemal atatürk) (bkz: beethoven)
(bkz: nikola tesla) (bkz: mozart)
(bkz: albert einstein) (bkz: bach)
bilim adamları.
yazarlar.
sanatkarlar.
idealistler.
diktatörler.
sonsuza kadar yaşayıp ne halt yiyecem.