zeynep esmeray özadikti

2008 yılında eskişehir'de cadının bohçası oyununu sergilemek için davet edildiğinde, nasıl geleceği, nerede kalacağı ve benzeri onlarca problemi, hiç sorun etmeden direkt olarak gelmeyi kabul eden güzel insan.

hepimiz öğrenciyiz, boyumuzdan büyük işlere kalkışmışız ve hiçbirimizde araba yok. en sonunda eskişehir'li bir arkadaşımızın babasının eski model arabasını ödünç alıyoruz ve esmeray'ı otogardan alma görevi bana düşüyor. otogara giderken feci bir heyecan var içimde. yaklaştıkça da ayaklarım iyice titremeye başlıyor. ben kendi kimliğimi bile yakın çevremdekilere doğru düzgün anlatamamışken, gerçeğini benden fersah fersah ileride yaşayan biriyle ilk defa bu kadar yakın bir iletişim kuracaktım belki de.

perona geldiğimde o gelmişti bile. bordo-siyah hırka vardı üzerinde. merhabalaşmak için yürürken bir anda tutamadım kendimi ve sarıldım, o da bana sarıldı. hiçbir şey sormadı, o da sarıldı. muhtemelen hiçbir fikri yoktu neden bunu yaptığıma dair. sonra arabaya bindik ve kalacağı yere bıraktım. hiçbir şey sormadan da indi. ertesi gün de oyununu sergileyeceği yere gidip, ayakta izledim onu.

hep hayranlıkla hatırladım ve takip ettim onu. belki olur da buraları okursan ablacım; yüzleşmekten korktuğum onca şey vardı ki o zamanlar... asla yapamayacağımı, cesaret edemeyeceğimi zannettiğim onca şey. sen de bir zamanlar benzeri duygular yaşamıştın ve aşmıştın bunları. bense yolun çok başındaydım ve korkuyordum. o yüzden öyle sarıldım sana. korkmuştum aslında. o an, sen olmuştun benim dayanağım. o yüzden sığındım sana. ihtiyacım vardı o birkaç saniyeye.

aradan yıllar geçti. korkularımın ne denli yersiz olduğunu, aşılması imkansız olarak gördüğüm şeylerin aslında ne kadar kolay aşılabildiğini de anladım zamanla. şimdiyse tabi ki senin kadar olamasa da, kendi çapımda ben de çevremi aydınlatmaya çalışıyorum. ve günü gelir de biri bana sarılma ihtiyacı hissederse, hiçbir şey sormadan tıpkı senin yaptığın gibi ben de sarılıvereceğim ona. yıllar önce bana verdiğin o hediyeyi başkasına verebilmeyi bekliyorum artık.
cadının bohçası adlı tek kişilik oyununu kitaplaştırmış olan güzel insan.