zindan

tutukluların içine konulduğu karanlık, kapalı yer.
"
bu 1 zindan
içi duman
beni kurtar
yok seni duyan ama dayan,

gözlerimde yoksa ışık elektrik kesik
yatırın parasını elektrik gelir geri
kalbimin tuzakları yarı otomatik seri
geceleri bizim sokaklar ve müzik
çek içine zehri tak içine kaseti
siyasetin ölmesini istiyorum iyi mi?
profesör bir numara vokal anestezi
canın cehenneme diyerek de örgütledim sizi
kendinden çaldığını başkasına sat ben
umutlarımı söndürüp ışıkları yaktım
güldüğümü görme diye bu maskeyi taktım
öldüğünü görmek için hep hayatta kaldım
insanlıktan arta kalan acımasız kırıntılar
kalbimdeki sular seni kayık yapar
üzgünüm bu mikrofonda yok ağzını tutan
sana ilk kötülüğü yapan annen ve baban!

bu 1 zindan
içi duman
beni kurtar
yok seni duyan ama dayan

sürtükler parkında aramıyorum aşkı
sana göre pırlanta bana göre dışkı
duygularım mantığıma sürünerek kaçtı
zengin olunca da derim serseri hayatı
geleceğinden utanır geçmişin derken
sen çoktan kendinden geçmişin
saçmalama saçını sansür ve tarak
bu şairin takıntısı sıkıntılı uyak
anlamazsan uçurumlar hislerimi sunar
hayat yük olunca başına dizlerini kırar
bırak beni benim dostum yine benim
ama senin kahrolası dostun niye benim
pisliğin tekiysem bile duygularım steril
kesilmeden devam eder ne yazık ki bu stil
umurumda değil sizin eğilip taptığınız
tüm konular tükürdüğüm başlıkları içerir
götünle gülmek için önce donu indir
slow-motion düşünme üşütürsün her an
zindanın içinde zindan bu nasıl plan
üzülürsen karanlık çökebilir her an
sadece dünyadan söz ediyordum zenci
sakin ol!
umut besliyorsan aydınlık çökebilir her an!
"
farsçadan geliktir.
latince ve ingilizcesi de farsça telaffuza yakın sesler içerir: dungeon