alice harikalar diyarında

şimdi bu alice bacımıza dayamışlar opium , ketamin , methadone , angel dust ; peyote her ne varsa bu yatmış rüyaya , görmüş te görmüş , uçmuş ta uçmuş sonra kalkmış ne gördüyse ebesine anlatmış o sivrizekalı da kalkmış bunun romanını yazmış . biz insanoğlu da almış bunu çoluk çocuğa al bunu oku anla özetini yaz getir demişiz. işte öyle bir kitaptır alice in wonderland.
1865 yılında yazılmış bir roman. alice şizofrendi sanırım.

orjinal ismi; alices adventures in wonderland. 2010 filmi de yapılmıştı.

http://www.imdb.com/title/tt1014759/
charles lutwidge dodgson (27 ocak 1832 - 14 ocak 1898) ya da daha çok tanındığı mahlasıyla lewis carroll, ünlü ingiliz yazar( matematikçi, mantıkçı, papaz ve fotoğrafçı)ın önemli eserlerinden biridir. aslı kalın 8 ciltten oluşan psikolojik bir çalışmadır.çocuklara okutulmasında sakınca görmekteyim.
küçükken bunun alis harikalar diyarında adı altında yayınlanmış bir basımını okumuştum. bir yerde "alis" şöyle diyordu: "ben gideyim gayri"
çok güldüğümü hatırlıyorum ama düşününce kitap aslında literary nonsense türünde yazılmış, çevirisinde de saçmalık olması gayet doğal.

tim burtonun çektiği film ise, aldığı onlarca kötü eleştiriye rağmen gözümde on numara.
oldukça zeka dolu bir hikayedir. yüzeyi çocuklar için dibi de yetişkinler için yazılmıştır. * çok fazla kelime oyunu olduğundan kitabın orjinal dilinden okunması tavsiye edilir genellikle.
hikayede geçen bir diyalog:

alice: hangi yoldan gitmem lazım?
kedi: bu nereye gitmek istediğine bağlı.
alice: ama nereye gitmek istediğimi bilmiyorum.
kedi : o zaman seçeceğin yolun bir önemi yok.
fazlaca sevmekte olduğum shinedown grubu tarafından her name is alice ya da almost alice adı ile bilinen muhteşem bir parçayı bize 2010 versiyonu ile kazandırma konusunda ön ayak olmuş filmdir. ayrıca, bu parça da brent smith'in nasıl inanılmaz bir vokal olduğunu bütün çıplaklığı ile anlayabiliyoruz.
action - survivor - rpg tarzında bir de pc oyunu olduğunu duymuştum. eğlenceli olduğu söyleniyor.
hala en sevdiğim hikayelerden biri olan, 60lar kültürüyle bağdaştırdığım charles lutwidge dodgson eseri. çocuk kitabı olarak pazarlanması son derece trajik.
johnny depp'in sevgilisi vanessa paradis'e ikizi kadar benzetildiği film.

http://images5.fanpop.com/image/photos/31700000/vp-in-marie-claire-sept-2012-vanessa-paradis-31721075-1280-1590.jpg

http://www.efsanesahneler.com/wp-content/uploads/2012/blog/alice-harikalar-diyarinda.jpg

oysa adamım bir içim su:

http://foto.ekolay.net/images/galeri2/galeri_1479/[1]911200717333_1479.jpg

edit büdüt: tamam aşığım, itiraf ediyorum!
içinde ne zaman görsem tiksindiğim yumurta kafayı barındıran fantezi masal
yazıldığı zamana bakarsak kocaman bir taktiri hakeden roman, o dönemim imkanları ile araştırmak gezmek tozmak ne denli zor malum ama dar çevrede böyle bir fantezi dünyasına bakınca da kolay elde edilen bilgi görsel vs sanırım insanı tembel düşünemez ve kurgulayamaz dedirtiyor. 1930 yapımı sinema filmi dönemim teknoloji dekor ve makyajı ile izlenmeye değer bir başyapıttır... ne kadar teknoloji o kadar ucuzluk tezimi destekleyen bir kitap ve filmdir kendileri. *
alice in chains,inanılmaz şarkıları vardır.
aslında olan olay şudur, alice magic mushroomlar toplamaktadır o büyük bahçesinde ve bunlara bağımlı olmuştur, çünkü bunu evlendireceklerdir, bu da derki "f..k you, i am going wonderland" ve yer durur anam bu mantarları ve başlar maceraları