allah

yaradan. <br> <br>aşağıdaki tanımlama alıntıdır <br> kuran-ı kerimde tanımlanan tek, zıddı ve benzeri olmayan yaratıcının adıdır. allah adı, allahın zatını (zat-i akdes, en kutsal öz) içermesi dolayısıyla, bütün sıfatlarını ve en güzel adların (esma-ül hüsna) ifade ettiği anlamları da içerir. müslümanlar, allah lafzının ardından celle celaluhu (c.c.) veya teala (yüce) gibi övücü sözler kullanırlar.
tüm evrenin tek yaratıcısı ve sahibi
siz var mı, yok mu diye tartışa durun kendisi twitter'da uzun süredir var, https://twitter.com/allahcc
ateist kişilerin bile korktuğunda ismini zikrettiği yaradandır.
her şeye kadir olan yaratan. esma ül hüsnanın sahibi.
en güzel eseri için;
(bkz: elma)
arap mitolojisinin tanrısı.
allah bize şah damarımız kadar yakın ama biz ona fersah fersah uzağız.
çoğu insanın ne olduğunu bilmeden, sormadan, öğrenmeden, objektif bakmadan varlığının kesin kanıtları olmadığı halde sadece ürkütücülüğü ve gücü sebiyle var etti bir düşünce.
el-ilah kelimesinden gelir.arapçada el kelimesi ingilizcedeki the gibi kullanılmaktadır.araplarda çok tanrılı inancın olduğu dönemde bir çok ilah olduğu için onun tekliğini belirtmek için söylenmiştir diye biliyorum...
ol deyince olduran, öl deyince öldüren. ve dahi, yumurtaya can veren. ateistlerin bir türlü açıklayamadığı türlü türlü mucizenin sahibi.
sana inanmayan külli kafirdir yarebbim amin.
malezya'da ismi gayrimüslümlerce söylenmesi mahkeme kararıyla yasaklanan varlık, vay be sen koskoca allah ol ama göt kadar ülke senin adına karar versin, o taş fırın erkeği imajın yerle bir olsun, kıçıkırık malezya senin adına konuşsun
'aşağı' tükürsem sevap, 'yukarı' tükürsem günah. bu kadar basit, bir bira hakettim bence.
yemeyip içmeyip onlarca kutsal sayılan kitabın yazarı olduğuna inanılan kişi!
(bkz: buyur tatlım)


tanım: insanların ve evrenin yaratıcısı , insanları koşulsuz bir sevgiyle sever ve insanlar kendisini geri sevmezse diye cehennemi yaratmıştır.çünkü o sonsuz bir merhamet sahibidir.bu arada kendisi ataerkildir , kadınla erkeği eşit tutmaz.
annem çocukken başıma kötü bir şey geldiğinde ve ne zaman üzülecek olsam "üzülme, benim ne büyük derdim var deme ne büyük allah'ım var de," diye tembih ederdi. kendimi iyi hissederdim. güvende hissederdim.

sonra tevekkül etmeyi öğretmişti ailem. bu sayede olmamış şeyler için kendimi parçalamazdım. elimden geleni yapar gerisini allah'a bırakırdım. kendimi iyi hissederdim. bir insan olarak ne kadar aciz olduğumun farkına varırdım.

şükretmeyi öğrenmiştim. başarım, güzelliğim veya ailemden bana gelen şeyler için şımarıklık yapmazdım. zaten ailemde kimse yapmazdı. çünkü bana babam hep "bunların hiçbirisi senin değil. hepsini allah sana verdi ve isterse geri alır," derdi. başıma kötü bir şey gelse "şükret allah'a derlerdi," şükreder elimde olmayan şeyler için elimde olmayan şeyleri yabana atmazdım.

sonra ne oldu? allah'ı kaybettim. mutsuz, sinirli, aksi, hırslı adamın teki oldum.

sanırım onu tekrar aramaya başlayacağım.
  • /
  • 2