narcoleptic

Durum: 156 - 0 - 0 - 0 - 04.11.2014 02:33

Puan: 1770 - Sözlük Kezbanı

6 yıl önce kayıt oldu. 3.Nesil Yazar.

140 karakterle durum mu güncellenir yahu?
  • /
  • 8

six feet under

bir brenda chenowith, bir paket sigara ve kahve verin gerisi sizin olsun.

anette olzon

nightwish'in en 'içten' vokaliydi kanımca. sahip oldukları 3 vokal de birbirinden iyi olsa da bu hatunun yeri ayrı benim için.

progressive gece şiirleri

"o me! o life! of the questions of these recurring,
of the endless trains of the faithless, of cities fill'd with the foolish,
of myself forever reproaching myself, (for who more foolish than i,
and who more faithless?)
of eyes that vainly crave the light, of the objects mean, of the
struggle ever renew'd,
of the poor results of all, of the plodding and sordid crowds i see
around me,
of the empty and useless years of the rest, with the rest me intertwined,
the question, o me! so sad, recurring--what good amid these, o me, o life?

answer.
that you are here--that life exists and identity,
that the powerful play goes on, and you may contribute a verse."

epic fail

godspeed you black emperor

2010'du sanırım, londra konserlerine gitmiştim. tarifi zor bir tat, ama enfesti. east hastings ile mavi bir toz bulutu kapladı zihnimi, sonrası kibrit yalamak gibi...

allah

'aşağı' tükürsem sevap, 'yukarı' tükürsem günah. bu kadar basit, bir bira hakettim bence.

mutfakta sevişmek

çalışmadığım günlerde evde en fazla zaman geçirdiğim alan olan mutfak, sevişmekten de keyif aldığım bir mekan. ama zihinlerde canlandığı gibi parlak tezgah ya da kırmızı fırın temalı bir seks sahnesi yerine mutfağımdaki rahat koltuklarım ön planda.

sevgiliyle buluşma gününün öncesindeki gece uyuyamamak

bunun sebebi genellikle, ertesi gün duymam gereken (ki hiç duymadığım) pişmanlığın yok olup gitmesi adına söz konusu gecede bir önceki sevgilimle 'şehvet kasırgası' biçiminde hayat bulan sevişmelerimdir. sevişmekten uyumaya vakit bulunmayan o gecenin sabahında buluşulan diğer sevgiliyle sert bir kahve içmek iyi gelebilir. ha, bu cümlelerimden sonra 'sevgili' kavramına yüklediğim anlam da tartışma konusu olabilir. bu döngü hayatım boyunca böyle sürdü beybiler, elimden bir şey gelmiyor.

ayı sözlük yazarlarına şarkı armağan etmek

ben sözlükteki kimseyi tanımadığım için herkese armağan edeyim, günde milyon kere dinler, dilinize dolarsınız. afiyet olsun:

argümantatif

bu kadar elimine ve kaliteli bir oluşum daha ben bilmiyorum. yakında radyo yayını da başlayacak, geziler, kamplar vs de cabası. koşun!

ayı sözlük yazarlarının şu an okuduğu kitaplar

ludwig wittgenstein - tractatus logico-philosophicus

başbakanı sevmek

şafak sezer

'özör dölöröm böşbökönöm, yöptöm bör hötö öfföt bönö öhhöööööööö' (göt kılından sonra, sik kılı... hayırlı, uğurlu olsun...)

ayı sözlük yazarlarına şarkı armağan etmek

bu da benden gelsin herkese:

argümantatif

gerçekçi kanıtlarla mantıksal olarak tutarlı ve geçerli gerekçelendirme... ayrıca bugün itibariyle faal olan bir facebook sayfası. henüz yayılmaya çalışan sayfa, yalnızca sanal bir bilgi akışı sağlamayı amaçlamıyor, aynı zaman eğlenceli etkinliklerle sayfa üyelerini bir araya getirmeyi amaçlıyor. şayet hayata geçirilse çok keyifli bir oluşum olacak. ilgilenen var ise buyursun, hep birlikte eğlenelim. koşun beyler, bayanlar!

ayı sözlük yazarlarının şu an dinlediği şarkılar

einstürzende neubauten - musentango

felsefe

yapanlara/yapmaya çalışanlara genellikle ucube gözüyle bakılan disiplin. iyi bir felsefeciyle oturup, kahve içip, muhabbet etme fırsatı yakalıyorsanız şanslısınız. bu alanda birçok arkadaşa sahibim, çok tatlı varlıklar hepsi de...

ayı sözlük yazarlarının şu an yedikleri şeyler

arnavut cigeri.. hem de berlin'de buldum..

david gray

white ladder gibi milyonlarca kez dinlenip, ağlanacak bir albüm yapmış, albüm çıktığında kimsenin umrunda olmamış ancak şu an country'nin gözbebeği olan varlık. tam kafasını ısırmalık. buyurunuz:
ve ayrıca annie lennox ile bir şarkısı var ki öff öff.. buna da buyurunuz:

sigmund freud

"adına da derler seks" freud'unmuş beyler..
  • /
  • 8
Henüz bir favori entry yok.

Toplam entry sayısı: 156

morrissey

italya konseri sonrası, sarılıp öpebilme şansına eriştiğim yegane varlık. kokusu burnumda. meat is murder dinledikten sonra et yiyemez, there`s a light that never goes out dinledikten sonra gece arabanıza atlar, şuursuzca turlarsınız. let me kiss you, bazen kendinizi zehirlemektir. kiymetlimisssdir moz.

ayı sözlük itiraf

gecenin bu saatinde kiremitte tavuk yedim. pişmanım. eve geldim swing republic dinleyip kendimi electro swing`in kollarına bıraktım. dans ederek az da olsa eritecem bu göbeği. ciddiyim.

turan dursun

kulleteyn'i okumak gerek, onu anlayabilmek için. büyük insan. okunmalı, okutulmalı.

çocukken hayal edilen tanrı şekli

lan sen ne biçim çocuktun diyebilirsiniz ama ben hayal edemiyordum. zaman ve uzamdan bağımsız olmalı ve aynı zamanda tüm bunlara aşkın ve içkin de olmalıydı. bu yüzden benim için tanrı bir boşluktu, hiçlikti. şu an bir pastafaryanım. çocukluğumda da olsaydı bu din, gözüm kapalı ramen derdim.

insanların sadece aptal birer piyon olması

bu baslik aklima 10 yasindayken yasadigim bir olayi getirdi... bir satranc turnuvasindaydim, 3. macimda turnuvanin favorisi, dillere destan cocuk geldi karsima. herkes kesin elenecegimi dusunurken ben cocugu piyonlarimla mat etmistim. buradan alinmasi gereken ders: hayatinizda bir kere de olsa karanfilli-sutlu yesil cay iciniz efendim. evet.

sevgiliden ayrılma sebepleri

bir insan yemek yapamıyorsa, memesi ne kadar büyük olsa da, kalçalar ne kadar yürek hoplatsa da bazı şeyler bitiyor.. yani şimdi sevgilim bana karnıyarık yapamayacaksa memeleri çok reroro.. acıkınca çok şey oluyorum.. ımm.. suphi?

ayı sözlük itiraf

1 haftadır fizik/kuantum fiziği ya da birazcık temel mantık bilen birilerini arıyorum bir arkadaşım için. çok eğlenceli bir iş ama cesareti olan yok. biralar benden dedim fayda etmedi. artırıyorum! biralar + on numara akşam yemeği! inada bindi bu iş, bir şekilde birisini bulacağım. sözüm sözlükten içeri beyler, bayanlar.
Henüz takip ettiği biri yok.
Henüz takip eden biri yok.