amnesia the dark decent

korku ve gerilimi sanal dünya ile birleştiren muhteşem bir bilgisayar oyunu. gecenin bir yarısı canınız sıkılıyorsa ve kalp problemlerinizde yoksa, kulaklığı takıp son ses oynamanız gereken bir yapım.herhangi bir silahınızın olmadığı bu oyunda, düşmanı gördüğünüzde kaçmak ve saklanmaktan başka yapabileceğiniz hiçbirşey yok.ölüme bu kadar yakın iken tek dostunuz gölgeler.

ayrıca tek başınıza oynamanızı tavsiye etmemekteyim.

' ben hiç bir şeyden korkmam yeaaa ' cıları göt etmek için çıkartılmış bir oyundur. *
oyun tamamen çaresizlik üzerine kurulu.left 4 dead vb oyunlardaki gibi kahramanlık yapamıyoruz yani.kaçıyoruz ve saklanıyoruz.olay bu.üstelik karakterimiz tam bir korkak.karanlıkta kalınca hayal görmeye falan başlıyor.akıl sağlığını yitiriyor,bulanık görüyor falan.aynı şeyler yaratıklara uzun süre baktığında da oluyor tabi.
yani oyunun insanı korkutan temeli aslında görsellikten gelmiyor.çaresizlik duygusu,müzikler * ve atmosferden ibaret diyebiliriz.
dikkat : yorumun buradan sonrasında ağır küfür var.
oyundaki ana karakterimiz olan daniel denen piç kurusuna sesleniyorum : ulan orospu çocuğu,tamam korkmuş olabilirsin de o nasıl bir nefes almak?beni de nefes nefese bıraktın şerefsiz kulaklığı ekrana fırlatıyodum.hem bir insan karanlıkta kaldı diye bayılır mı ya?o gaz lambası suyla çalışmıyor mınakoduğum.onun yağını bulmak için neler çektim ben göt lalesi.
oh bee.sakinim şimdi.
biraz da çizgi film izlersem oyunun etkisini atlatabilirim gibi.
güzeldir severim ama her ne kadar aynı tür olduklarından karşılaştırmak pek mantıklı olmasa da benim için bir silent hill değildir.
kendimi bildim bileli korku/gerilim türü oyunları kulaklıkta karanlıkta oynayan, çekilmiş korku filmlerinin çoğunu(evet cheesy olanlar da dahil) izlemiş biri olarak bu oyunu bitiremedim ben arkadaşım. üstelik devam etmek için zorladıkça daha da fena oldu. 1 hafta ışıklar açık uyudum. sanıyorum en son darkness falls bende böyle bir etki bırakmıştı. yazarın tavsiyesi; hiç lüzmu yok, oynamayın.