anıtkabir

mustafa kemal atatürk; 10 kasım 1938 de vefat ettiğinde. atamızın şanına yakışacak şekilde bir anıt mezar yapılana kadar, geçici olarak
ankara etnografya müzesi istirahatgâh ı olmuştur.
9 ekim 1944 tarihinde yapıma başlanmış ve 9 yıllık bir süre sonunda, ''1953'' te yapımı bitmiştir.
10 kasım1953 tarihinde, atatürk’ün naaşı 1938 yılından beri,
15 yıl süre ile muhafaza edildiği geçici kabri olan ankara etnografya müzesinden alınarak büyük bir tören ile anıtkabir e defnedildi.
namusumuzdur, dokunan yanar!
http://sozcu.com.tr/2013/gundem/anitkabi...

akp söz konusu olduğunda yalakalığın ender olarak tersine işlediği bir durum olmuştur. ferhat küpoğlu istifa ederek ortadan kaybolmuş. yine de sevinecek bir durum yok. malum, istisnalar kaideyi bozmuyor. bu kafa yapısındaki insanlar da az değil.
dün akşam ana haber bülteninde, yakın zamanda bulunduğu yerden kaldırıp başka bir yere taşınacağı bilgisi verilmiş olan anıt mezardır.
kemalist tapinagi.
dincilere gore yok edilmesi sart.
bana gore on kasimlar da cok komik goruntulerin yasandigi yer.
türkiye'nin en muazzam anıtı.
insanların ideolojik reklamlarını facebook üzerinden yapmak için özel günlerde gidip fotoğraf çekindiği anıt.

aslanlı yol ve müzesi mutlaka görülmesi gereken yerlerden.
muhteşem bir 19 mayıs konserine ev sahipliği yapan anıt mekan.
halk tv'den izlenebilir...

(bkz: 19 mayıs konseri)
mısır firavunlarında hatşepsut'un inşa ettirdiği adını taşıyan ünlü tapınağın mimarisi örnek alınarak yapılmış.
aslanlı yol'daki taşların aralığı bilerek geniş tutulmuş ki, başını öne eğmeyip attığı adımları görmeyenler sendelesin ve düşsün.
anıtkabir mimarlarından prof. emin onat anıtkabir'in nasıl meydana geldiğini ve nereden beslendiğini aşağıda anlatmış. yukarıdaki arkadaşın görüşü de kayda değer fakat beslendikleri tarihsel kuşakta mısır sanırım pek yok (bölge içinde olsa da). aşağıdaki bilgiye arkitera'da bulunan dilek özkan'ın yazısından ulaştım. tarih: 10 kasım 2009. ki bana kalırsa anıtkabir bir ion-yunan-roma tapınağının 20. yy'daki başarılı uyarlamasıdır. buyurun pro. emin onat'ın görüşünü okuyalım.

prof. emin onat şöyle açıkladı: “atatürk’ün başardığı devrimlerin en önemlilerinden biri, şüphe yok, bize geçmişin gerçek değerini göstermek olmuştur. osmanlı devri şereflerle dolu bir devir olmakla beraber, itiraf etmek gerekir ki skolastik ruhun hüküm sürdüğü kapalı bir âlemden ibaretti. gerçekte ise tarihimiz, bir zamanlar ziya gökalp’in “ümmet devri” dediği bir içe kapanmış medeniyetten ibared değildi. akdeniz milletlerinden bir çoğu gibi, tarihimiz binlerce yıl önceye gidiyor. sümerler’den ve hititler’den başlıyor ve orta asya’dan avrupa içlerine kadar birçok kavimlerin hayatlarına karışıyor. akdeniz medeniyetinin klasik geleneğinin en büyük köklerinden birini teşkil ediyordu. atatürk, bize bu zengin ve verimli tarih zevkini aşılarken, ufuklarımızı genişletti. bizi ortaçağdan kurtarmak için yapılmış hamlelerden en büyüğünü yaptı. gerçek geçmişimizin ortaçağ değil, dünya klasiklerinin ortak kaynaklarında olduğunu gösterdi. gerçek milliyetçiliğin, içe kapanmış bir ortaçağ gelenekçiliğinden asla kuvvet alamayacağını, onun yalnız ortak ve eski medeniyet köklerine inmekle canlanabileceğini anlattı. avrupalılaşmakla, medenileşmekle, millîleşmenin aynı şey olduğunu, bundan iyi hangi fikir ifade edebilirdi?

bunun içindir ki biz, türk milletinin skolastikten uyanma, ortaçağ’dan kurtulma yolunda yaptığı devrimin büyük önder için kurmak istediğimiz anıtın, onun getirdiği yeni ruhu ifade etmesini istedik. ata’nın anıtkabiri’ni, bir sultan veya veli türbesi ruhundan tamamen ayrı, yedibin yıllık bir medeniyetin, rasyonel çizgilerine dayanan klasik bir ruh içinde kurmak istedik.”
laylaylom gezip fotoğraf çekiyordum. meğer o alanda fotoğraf çekmek yasakmış. askerin birisi yüksek sesle no photo diye seslenmişti. okay babe sorry dedim geçtim. gece daha bi güzel.