artvin cerattepe direnişi

ak cehennem tutkunlarının toprağa, ağaca, havaya ve suya tecavüzlerine dur demek ve tecavüzcü maden şirketini kovabilmek için başlatılmıştır.
doğu karadeniz'in muazzam doğasının bir parçasını daha katletmeye yönelik tepki olarak,artvin halkının sürdürdüğü direniş. güzel olan hiçbir şeye tahammülleri yok gibi! paranın,gözlerini kör ettiği gerçeğine karşı direniyoruz.
bu gece de devam ediyormuş...
ne demeli? helal olsun!

(bkz: artvin)
(bkz: cerattepe)
direnenler kolluklara su, pasta falan vererek "emir kuluyla tartışacak değiliz" diyorlarmış. başka mücadele yererek kendini iyilemek... bu insanların üzülmesi beni kahrediyor.
aklıma yıllar önce yapılmış olan şu çalışmayı getirmiştir ki ne zaman izlesem videodaki direniş karelerini duygulanırım;


"biz deremizu vermeyuk asla, teslum olmayuk asla
...
ölene kadar direnecağum."

ne diyordu şair sahi;

"ve direndik
ordular kurduk türkü renklerinden
bütün ağıtları bir hücumda yendik
acıya kurşun işlemez artık
biz yaşamayı zulümsüz sevdik"
maden çıkarılması için cengiz inşaat yetkililerinin, asker ve polis eşliğinde zırhlı araçlarla bölgeye gelişi ve artvin halkının bu duruma karşı sokağa dökülüşü. artvindeki esnafın sabah kepenk kapatarak nöbet bölgesine gidip destek vermesi. bir artvin kalmıştı katletmediğiniz, onu da yaptınız, bravo.

http://ayisozluk.com/lnk/ab5509
fikri alınmayanların şu sıralar fikirlerini haykırdığı olay.
yandaş medya tarafınsan terörist yaftası yemeye başlayan direniş.
demek ki neymiş eğer hükümetin yaptığı herhangi bir işe karşı çıkarsan terörist ilan edileceksin. gezi parkında bunu görmüştük ama balık hafızalı vatandaşlarımız hemen unutmuştu.
bir coğrafyacı olarak bakarsam ;
cerattepe, kafkas ekosisteminin türkiye’deki tek uzantısı, fauna ve flora açısından eşsiz bir zenginliğe sahip olan, çok sayıda kuş türünün göç yollarını ve birçok endemik tür barındıran, doğal yaşlı ormanların son yaşam alanlarından biri ve gelirinin büyük bir kısmını turizmden sağlıyor. madenin ruhsat sahası içerisinde ise ormanlık alan, ağaçlık karakteri korunacak alanlar ve kentsel yerleşim alanı yer alıyor. cerattepe’de madene karşı çıkan pek çok artvinli, madenin olası çevresel etkilerinden korkuyor. cerattepe’deki olası maden faaliyeti en az 50.000 ağacın kesilmesi demek.

doğu ve güneydoğu'dan sonra sıra artvin'de terörist yaftasını yemek nasıl bir şey umarım anlamışsınızdır. polisin gerçek yüzünü de görmüşsünüzdür umarım.
bakalım sıra kimlerde ?
(bkz: winter is coming )
önce ekolojik dengeyi altüst ederek karadeniz sahil yolunu yaptılar,doğu karadeniz sahilinin dokusunu bozdular. devamında hes'i hayata geçirip doğayı mahvedişlerini pekiştirdiler.projelerde bölge halkı elinden gelen direnişi gösterdi hatta yazları bazı faaliyetlerde bulundum ama genel anlamda nafile. çoğu ilçede uygulamaya geçti.sadece bununla kaldığını düşünüyorsanız,yanılıyorsunuz. son yıllarda gazete manşetlerinde "karadeniz'de sel felaketi" yazılarını okuyorsanız bunun en büyük sebebi bu iki projedir.yani sadece doğayı katletmekle kalmadılar ve insanlar,evlerinden hatta canlarından oldu başkalarının menfaatleri yüzünden.

şimdi de cerattepe'yi gözlerine kestirdiler.bunları yapmış ya da yapmak isteyenler,oradaki doğal güzellikleri hiç tadamamış,acınası cani insancıklardır. karadeniz insanı doğasına düşkündür,bu direnişi de en haklı şekilde sürdürecektir. umarım mani olabilirler.
kadın, yaşlı, çocuk,...vb. demeden dalmış yine mümtaz-katil türk polisimiz!
ormanları peşkeşle görevli bakanımız da her zamanki gibi şirketi savunan ve eylemcilerin cezalandırılacağını açıklayan bir ak-demokratik beyanda bulunmuş.
farklı bi açıdan bakarsak artvin cerattepe ağaç katliamının proje sahibi kim ?
cengiz holding sahibi ise mehmet cengiz *
peki bu adam daha önce ne demişti ?
(bkz: bu ülkenin amına koyacağız )
peki bu adamın ve holdingin daha önceki herhangi bir projesi ne ?
(bkz: mersin akkuyu nükleer santrali )
yani burada çıkarılacak sonuç adamlar sözünün eri. koyup duruyorlar durduramıyoruz. ve daha bu başlangıç bi kaç projelerini duyunca sadece amına koymayacaklarını ıanlayabilirsiniz sıradaki ise bu millete (bkz: bdsm) *

not : gugılda gezerkende artvinlilerin mehmet cengiz'e besteledikleri harika türküyü buldum

başıma bir şey gelmeyecekse samimi bulmadığım direniştir. menfaatçi bunlar. seçimlerde % 45 akp oy çıkart, oldukça da faşist bir bölge ol sonra "aman doğamızı katletmesinler" yok öyle bir dünya üzgünüm sevgili artvinliler. *
iktidarın bölgede aldığı çoğunluk oyla ilgisi yok olayın. zamanında farkla kaybettiği hopa'da bile sahil yolunu,geç kalmış halkın yoğun protestosunu,mücadelesini aldırış etmeden yapmaları bunu örnekliyor zaten. şu an belki madenin işletime açılması,bölgede yaşayan insanlara ve yerin doğal güzelliğini tahrip etmesi haricinde kimseye zararı olmayacak,doğru ama gelecek süreçte bu tarzda insan hayatını hiçe sayan atılımların önünü daha da açacaktır.daha da diye yazıyorum çünkü şartları ve olanları düşündüğümüzde fazlasıyla yansıtıyorlar.
wunthri, oldukça yanılıyorsun. her ne kadar iktidar partisine oy çıksa da artvin'e hakim olan devrimci damar yadsınamaz. öyle sanıldığı gibi faşist değildir. üstelik karadeniz bölgesine atfedilen "faşist" kimliğinin dayanağı şu noktada eksiktir; 80li yıllardaki devrimci hareketin azımsanamayacak potansiyelini karadeniz oluşturur. zira yaşanılan fatsa örneği de var. devrimci yol hareketine bakılacak olursa karadeniz'in önemi görülür. karadeniz dağlarında gerilla faaliyeti yurutebilmistir devrimci yol devrim mücadelesinde.
artvin'e gelecek olursak;
artvin direngen yanını devrimci damarından alıyor.
karadeniz'in faşistleştirilme sürecine bakılırsa 12 eylül'den itibaren devreye sokulduğu anlaşılır. çünkü devrimci hareketin gücü karadeniz bölgesinde yadsınamaz şekilde etkindi, bu illerden biri de artvindir.
artvin direngen yanına uygun olanını yapıyor; enver karagözlerin ahmet pehlivanların yolundan yürüyor.

fazla oy çıktı diye hiçbir yerden geçecek değiliz, her yer bizimdir. kitle yığınları yönlendirilmeye açıktır. 12 eylül darbesi yükselen devrimci hareketi ezip geçmeden evvel türkiye'de kitlesel bir şekilde devrimci harekete katılımlar olmuştur, mahalle örnekleri sergilenmiştir, yerel yönetim örneği sergilenmiştir. keza 90lı yıllarda da devrimci harekete yönelik destek fazlaydı. illegal sol örgütler meydanlara yüzbinlerce insan çıkarabiliyordu, eylem orgutleyebiliyordu.
geçmişte bunca destek gördüğü kitle ne oldu? uçup buharlasacak hali yok, o desteği veren yine halkın bir parçasıydı. bugun akp başarılı ise kitleleri solculardan daha iyi yonlendirebiliyor demektir ki burada bizim oturup düşünmemiz lazım. bizim örgütlenme adına ne yapabiliriz, demekki yetersiziz diye düşünmemiz lazım.(özeleştiri mekanizmasını isletebilmemiz lazım ama maalesef suçu halka atmak daha kolay oluyor. bu yanlışlığa dönem dönem ben de düşüyorum. bu yilginligi buyutur. bu ümidi kesmek demektir. vazgeçmek demektir. vazgeçmiyoruz. bir yerde direnen tek bir insanın varlığı dahi bize umut olmalıdır, direnen o tek insan bizim tutunacagimiz daldir. tek bir insandan nice direnisler orgutleyebiliriz. hayal degil bu bahsettiklerim, gecmiste ustelik turkiyenin yakin tarihinde yasanmistir.) fazla oy çıktı hakettiler mantığını kabullenmiyorum ben. şimdi vereceğim linkte de artvinliler bu serzenişli soruya yanıt veriyorlar(10. soruda);
http://www.millicografya.com/artvin-muca...
artvin belediyesi'nin twitter hesabından yayınlanan haberde, "yeşil artvin derneği üyelerinin ankara'da başbakan ahmet davutoğlu ile yaptığı görüşmede, hukuki süreç tamamlanıncaya kadar maden şirketinin faaliyetlerinin durdurulması yönünde karar alındığı belirtildi" deniyor. bir süreliğine faaliyetler durdurulmuş. umarım bir daha da başlatılmaz.
90lı yılların istanbul'undan 12 temmuz'da yayılan "bize ölüm yok!" şiarının artvin'deki direnişte karşılık bulması ne hoş,
aynı zamanda a.kadir'in "bir ağıt" şiirinden uyarlanma olan marşın devamı düşüyor akıllara;

turuncu eflatun sarı
kırmızı yeşil mavi ak
gör işte alabildiğine çiçek
ve doruklarda kardeş türküleri
ve koskocaman kırmızı bir gül
bu gül hiç solmayacak

kim demiş ölüm var diye bize
kardeş kardeş atan bu yürek bizim
bize ölüm yok
bize ölüm yok
bu yürek hiç durmayacak
bu yürek hiç susmayacak
ve doruklarda açan
bu kırmızı gül hiç solmayacak


http://twitter.com/srcndede/status/69981...
http://www.bbc.com/turkce/haberler/2016/...

ne gezi korkusuymuş, vay arkadaş! gerçi onlar da haklı, onlar da iyi biliyor bu gerçekliği;

"ama bir ağızdan tutturduğumuz gün hürlüğün havasını
işte o gün sizi tanrılar bile kurtaramaz!"
hakkı, doğruyu, doğayı ve yerel çıkarları savunan herkesi düşman ve hain ilan edebilen rte'nin son hakaretine malzeme olan direniş.
(bkz: yavru gezici)