ayı sözlük itiraf

  • /
  • 91
siz ne istediğinizi mail atın ( evet not almıyorum) ben akşam geç saat de olsa dönerim diyip yöneticilerime raporları ertesi sabah gönderiyorum. henüz patlak vermedim.
yaz aşkı bulmak için growlr açtım ama ordakiler daddy seviyor galiba daha çok, chaser-boy sevmiyorlar. kendileri kaybeder hıh. aslında bi şey kaybedicekleri yok. evet eski sevgilimi unutabilmek için biriyle sevişmek istiyorum aslında. onu eski sevgilim olarak anınca bir garip hissettim. bir de bu lgbt etkinliklerinde hiç yakışıklı erkek yok galiba. bir daha gitmicem.
bir ayı partisinde bi amca önümde domaldığından beri beylere pipim kalkmıyor*
dakikalardır düşünüyorum itiraf edicek hiçbir şeyim yok:( ne kadar boşum
ev içinde ve plan yapmadığım zaman dışarı çıkma hususunda ziyadesiyle tembel bir insanım. hatta biriyle sevişmek istediğimde kısa bir mesafede de olsa ona gitmeye çok üşeniyorum, bazen biri çıksın istediğimde bulunca mesafelere yenik düşüyorum. hep o gelsin istiyorum. o da gelsin, diğeri de, hepsi gelsin hatta, neyse. ama adam geldiğinde tembellikten eser kalmıyor. ne güzel bir şey armut piş yatağıma düş felsefesi.
arkadaşımın hoşlandığı kızdan hoşlanıyorum..o da benden hoşlanıyor, öpüştük hatta ama arkadaşıma götlük olmasın diye devamını getiremedim. lanet olsun içimdeki arkadaş sevgisine..
şu an bazı ayı sözlük yazarlarının alelade diğer yazarların enteryleri ile alay ettikleri ve buna karşın pohpohlanmadıkları için -398 saygınlığım var. arttırmak isteyen bu gönderiyi de malzeme olarak kullanabilir.
kendine acıyan insanlardan rahatsız oluyorum.
uzay bilimlerindeki tatlı gözlüklü çocukla sonunda tanıştım sözlük. ilginçtir ki, bugün arkadaş ortamımıza geldi ve "merhaba" falan dedi. normalde hiç konuşmazdı. benim elim ayağım titriyordu "sınavın nasıl geçti hehe" diyerek konu açtım ve gerisi geldi. çok konuşkan. dolu sohbet ettik. yine ilginçtir ki, yanımızdan öyle hemen ayrılmadı. bayağı takıldı bizle. niye bilmiyorum. bir ara eski kız arkadaşından bahsetti. o ara bir moralim bozuldu, sinir oldum ama sonra düzeldim birazcık. zaten ilişki istemiyordum ben, ama yine de kızdan bahsedince bir kıskançlık oluştu. ben oyun, kod vb. muhabbeti edince bir anda uyuşukluğu kesildi ve konuşkanlaşmaya başladı. geek olduğu besbelli. zaten böyle çok çalışmayı falan da seviyormuş. oynadığı oyunları falan anlattı. yerim ben bunu ya. yarın imkan bulursam omzuna yaslanıcam. * *
hiçbir zaman çapkın biri olamadım allah beni kahretmesin ya.

millet merhabalaşır, numara alır, sohbet ederken ben de etrafı izlerim.

ama ne yapayım. olamıyorum işte, olmuyor, olduramıyorum!
o kadar sıkılıyorum ki sözlük grindr'da profili sana göre bir keko olabilirim ama tanrıya göre aşkını pıçaklayan bir ninjayım capsi gibi olanlara bile slm yazıp yolluyorum.
en büyük hayalim, elimde vodka şişesi ile moskva sokaklarında dolaşırken i just had sex parçasnı notaların götüne koyarak söylemek..

kadınlarla sohbet ederken, muhabbeti onların açmasını bekliyorum. yoksa konuşmakta çok zorlanıyorum. o anlatsın, sabaha kadar dinlerim ama ben 2 dakikada özetlemek istiyorum... bilmiyorum...
yaa dün salonda beraber squat çalıştığım çocuk ne tatlıydı anlatamam sözlük. yani o ağırlıkları nasıl kaldırdığına mı şaşsam, yoksa bacaklarının seksiliğine mi bitsem. yüzünün güzelliğine mi ölsem. aşık oldum sanırım sözlük. salonda çocuğu arayıp kesmekten kendi sporumu yapamaz oldum. öldüm eridim bittim. ayhh bana bişeyler oluyor. yazarken bile heyecanlanıyorum. bir de o kadar salağım ki tanışamıyorum da çocukla nedir bendeki bu durağanlık anlayamadım gitti. ahh ahhh.
sevgili sözlük. bugün neredeyse bütün günü bv bear, pena ve octoberer ile kuirfest'te geçirdik, sonrasında da yemek yedik muhabbet ettik uzun uzun, bir sürü şey konuştuk paylaştık. en sonunda geç oldu, sarıldık, ayrıldık, arabaya bindim eve geldim. arabadan indiğimde o sessizlikte ve karanlıkta bir durdum, derin bir nefes çektim. kendimi harika hissediyordum. etrafımdaki herşey daha bir güzel gelmeye başlamıştı sanki, çok garip. o kadar doyurucu, o kadar keyifli geçmişti ki gün. bir de valla billa psikolojime çok iyi geldi sanırım, bu aralar pek bi bunaldıydım, o güzel insanların arasında rahat rahat ve güle eğlene geçirdiğim bir gün valla psikolojik terapi gibi geldi sanırım. bu sözlüğe gelmiş olmama, bir de bu sözlüğün varolmasına çok sevindim, valla şu an üstümden iki ton yük kalkmış gibi hissediyorum, pek mutluyum. tüm bu durumun oluşmasında yardımcı olan adını bildiğim bilmediğim herkese teşekkür ederim, şükran duyuyorum valla. sözlük olmasa benim durumlar zordu valla. saygılar.
uzun süreli ilişkimden sonra kimseye hazır olmadığımı bile bile görüştüğüm, birlikte olduğum insanlardan cidden özür dilesem yeridir. ha, şerefsiz bir terazi olarak özür dilemeyeceğim.

mis gibi oversharingdir, gaslightingdir, yok işte breadcrumbingdir, reflectingdir, anlamsız lovebombingdir odur budur hepsini yapıp bir de depresyonu es geçip gece gündüz saçma libido saldırılarına mazur bıraktım, artık yeter, ne olur uyuyalım diyeni bile uyutmadım, hepsiyle de eften püften sebepten bitirdim.

eğer sözlükten birileriyse özür dilerim, terapiyi bedavaya getirdim desek yeridir.

birkaç nokta daha kaldı ama onları da analiz etmeye başladım sonuncuyla, sıkıntı yok.

ha, niye milleti sırf beğendiniz diye mal gibi uzun uzun terapist gibi dinliyorsunuz, triplerini yiyorsunu canlar? red flagleri görüp gidin diyeceğim de, demek ki piyasa baya bok.
insanın hayal ettiğine yakın bi hayat yaşaması için doğuştan şanslı olması gerekiyor sanırım, az da olsa. oturduğum yerden mucizeler bekleyen bir tip olmadım hiçbir zaman. hep çabaladım bir şeyler için ama hiçbir zaman da karşılığını alamadım. bu durum nereye kadar devam eder bilinmez de yoruldum be.
mutsuz değilim aslında sadece yalnızlığa çok fazla alışmışım. kimisi bu dünyaya fazla iyimser kaldığımı söyledi, kimisi art niyet aradı içimde. sanırım bu yüzden ben de insanları sevemedim. arkadaşlarımla oturduğumuzda anladığım tek şey; aynı hikayeler, aynı telaşlar...

bende değişen bir şey pek yok, dışarıdan mutlu gibiyim galiba. bazen birileri yalnızlığıma son vermek istiyor ama soğumuşum işte. insanlardan, nefes alan her canlıdan irite olmuşum. bu çok garip bir his, bir süre sonra çizgilerinize kimsenin yaklaşmasını istemiyorsunuz. böyle yaşlanmak belki de doğduğum günden beri en büyük isteğimdi. ben de emin olamıyorum. aylar sonra belki de birkaç yıla hiç bilmediğim bir şehre gideceğim. korkmuyor değilim, bazen korkuyorum. bihaber olduğun kültür, insanlar beni ürkütüyor. tamam başıma bir şey gelmez de arada kafa böyle şeylere gidiyor. hiç tanımadığım insanlar girecek hayatıma, yine aynı umutlarla biraz daha yaşlanacağım. herkes gibi... sanırım şu ara beni ürküten bir başka şey de; yaşlanıyor oluşumuz. hayat işte...
  • /
  • 91