before night falls

2000 yılı abd yapımı film. yönetmeni julian schnabel. javier bardem' in canlandırdığı kübalı eşcinsel şair reinaldo arenas' ın kendi hayatını anlattığı eserinden yola çıkılarak yapılmıştır. günümüzde küba' da lgbt hakları açısından epey gelişmeler olsa da geçmişte epey zorluklar yaşanmıştır. johny depp filmde hem travesti bon bon hem de sorgu polisini enfes biçimde canlandırmaktadır. filmin dvd si kolayca bulunabilir. güzel bir film, tavsiye ederim.
javier bardem'e ve sonrasında johnny depp'e bir kez daha hayran bıraktıran filmde depp'in sorgu polisi rolü müthiştir.
uzun zamandır izlemek istediğim ve nihayet bugün dvd'sini alarak muradıma erdiğim film. küba devriminin bilmediğimiz, karanlık bir yüzünü göstermesi bir yana bir eşcinsel şairin zorlu yaşamı biraz ağır akarak da olsa sergilenmiş. javier bardem' i içimdeki deniz'de hayranlıkla izlemiştim. bu filmde de aşmış oyunculuğu. zaten bu performansıyla oscar'a aday gösterilmiş. johny depp ve sean penn konuk oyuncu olarak çıktılar iki sahnede ve dağıttılar beni. devlerin kapışması gibi olmuş film. bir eşcinselin ve bir sanatçının var olma mücadelesi. öykü başlı başına güzel ama filmde beni sarmayan bir şey vardı, adını koyamıyorum. un var, yağ var, şeker var ama sanki oranlar tutturulamamış gibi.
kübalı eşcinsel yazar reinaldo arenas'ın komünist dönemdeki hayatını anlatan aynı isimdeki romandan uyarlanan filmi. başroldeki javier bardem'e kısa bir süre de olsa sean penn ve 2 ayrı rolde johnny depp eşlik ediyor. bardem'in oyunculuğundan bahsetmeye ne kadar gerek var bilmiyorum ama yine karakterin içinde kaybolmuş. keşke oyuncu olduğunu iddia eden bizim gerzolara oyunculuğun nasıl bir şey olduğunu, her filmde farklı bir karaktere bürünmeleri gerektiğini anlatan bir konferans verse ülkemize gelip.

neyse bardem'e dalıp yönetmeni ihmal etmek istemiyorum. çok iyi iş çıkarmış. özellikle filmin başında reinaldo'nun oyun oynadığı çukurdan dışarı doğru çektiği ve yaşadığı alanı göstererek bitirdiği sahne süperdi. balon sahnesi de keza öyle. bütün film güzel bir fotoğraf sergisi izler gibi geçiyor.
filmle ilgili beni rahatsız eden tek şey dilin ispanyolca olması gerekirken ingilizce olmasıydı.

--- spoiler ---

filmin içeriğinden bahsetmeyeceğim ama 103. dakikada çok güzel bir sürpriz vardı benim için. bir küba hikayesinde fairuz'un sesini duymak büyük bir hayranı olduğum için beni şaşırttı ve mutlu etti. sahneye de ancak bu kadar yakışabilirdi.

--- spoiler ---