erotizm

erotizm, kelimesi eski yunan mitolojisindeki aşk tanrısı eros'tan türetilmiştir. geniş anlamda hem farklı iki cinsten bireylerin cinsel yakınlaşmalarındaki, hem de tüm insanlar arası dostluk ve sevgi şeklindeki aşkın görünümlerini kapsar. ama bu sözcük zaman içinde anlam daralmasına uğramıştır. günümüzde erotik denince akla gelen, cinselliğin fiziksel ve ruhsal boyutu ve cinsel egoları tatmin amacıyla yapılan hareketler, davranışlar, oyunlar, moda sanat gibi sosyal olgulardır. ve bu kullanımıyla da erotizm kelimesi cinselliğin sınırlarını aşmamaktadır. erotizm kavramı, pornografiye yakın olmakla beraber, pornografi sınır tanımayışı açısından farklılık arzeder.
duyguların ön planda olduğu, herkesin beceremediği faaliyet.

(bkz: erotik)
pornografiden çok daha kışkırtıcı daha etkileyicidir, aleni olan yerine hafif gizemli olanın çekiciliği ve ulaşılmazlığı vardır.
bir fotografta pipisi görünmeyen adamın görünen adamdan daha seksi görünmesi şeklinde özetlenebilir.
bayıldığım bir durum. sosyal hayatıma olabildiğince entegre etmeye calısıyorum. masum bir görünüş ama inceden cezbedicilik. merak uyandırma ve arzu ettirme. sadece bu kadarı. tanrı beni bununla cezalandırmış.
hani nerde ben niye göremiyorum :)
erotizm göstermesi istenenden daha az şeyi, pornografi ise göstermesi gerekenden daha fazla şeyi gösterir izleyiciye. haliyle, birinin peşinden koşar gibi düşünürsek, erotizmde arada hep bi mesafe varken, pornografide hızlı koşup onu geçer gideriz.
detay için, (bkz:slavoj zizek)
benim için gerçekliği karşı tarafa bırakmaktır.

mesela boxerı hafif yukarı sıyrılmış güzel bir popo her zaman domalmış bir adamın götünden daha erotiktir, çekici gelir. çünkü tamamlamayı karşı tarafın zihnine bırakırsınız. eğer direkt kıçınızı görse belki güzel bir kıç, bakıp geçer. yüzlerceden bir tanesi. ama o boxerın altıdan hayal ettiği popo ise onun gerçekten arzuladığı popodur.

öğrenin ulan ayılar hehe