eve yemek sipariş etmek

eğer mutfak mabedin değilse, alışverişiydi, pişirmesiydi uğraşmak istemiyorsan, hele ki yalnız yaşadığın için o kadar uğraşıp sadece kendine servis yapmakla vakit kaybetmek istemiyorsan, açsan ve tembelsen ama telefon açamayacak kadar tembel değilsen büyük nimet. aç telefonu, ver siparişini, yakışıklılar yakışıklısı bir adam kapında bitiversin. ama lezzetinde, siparişin ulaşma hızında da olmadığı gibi bunun da garantisi yok. en büyük avantajı da bulaşık derdi yok.
ağzının suları aka aka siparişini verirsin, açlıktan bayılacak hale gelirsin de o yemek bir türlü gelmez. verdikleri 40-45 dk lık bekleme süresi bir ömür gibi geilir insana. her seferinde de kendine tembihlersin bir dahaki sefere bu kadar acıkmadan önce vericem siparişimi diye.
reklam olucak azcuk ama yemeksepeti forever.
artık neredeyse mahalle esnaflarının bile tamamını kapsayan olay. bir motorsikletli yemek taşıyan eleman alıyorsunuz ve iş halloluyor.
büyük gıda zincirlerinde git gide artış gösteren hizmet. daha küçük dükkan, daha çok motorsiklet ve sürücü. bence güzel.
çok cok az yaptıgım eylem. açlıktan ölsem de genelde çıkıp yürüyüp bir yere gitmeyi ya da makarna haşlamayı tercih ediyorum.
iki buçuk senedir yapamadığım şey. bu sayede makarna haşlama haricinde iki üç yemek tarifi öğrenirim diye ümit etmiştim ama malesef ne isen osun.