frozen

ingilizce donmuş, donuk manasına gelen, madonna' nın dinleyenleri donduran parçası. buyrunuz;

*
madonnanının kariyerinin zirve şarkısıdır.pop müzik sevmeyen insanlarının bile zevkle dinleyebileceği ender pop şarkılarındandır
müthiş william orbit düzenlemesi, craig armstrong'un elinden geçmiş yaylılar, çöl soğuğunda (!) chris cunningham tarafından çekilmiş video, the sheltering sky filminden etkilenilmiş sözler, kendini kanıtlama peşinde koşmayan bir madonna.

madonna'nın yüzünü elektroniğe çeviren, kaliteli işler çıkarmasına rağmen giderek düşen satış grafiğini yükselten, yeniden doğmasını sağlayan, daha da ilginci eleştirmenlerin yüzünde gülümsemeler oluşmasına neden olan, ray of light albümünün çıkış parçası. kimileri için baş yapıtı.

aynı zamanda live to tell'den sonra madonna'ya yüzümü çevirmemi sağlayan şarkı.
olaf karakterine aşık olduğum animasyondur.

"oh, i love it. it's so cute. it like a little baby unicorn."
animasyondan sıkılan beni bile kendine bağlamış, dünya çapındaki gişesiyle en yüksek gişe rakamına sahip 6. film olmuştur.

--- spoiler ---

konusuna gelirsek, arendelle diye bir krallık var, aile ölüyor ve krallık kızkardeşler else ve anna'ya geçiyor. elsa büyük olan, kraliçe oluyor ancak kendisinin istediği her şeyi buza çevirebilme gibi bir gücü var. zıpır kardeşi anna aynı gün içinde tanıştığı prensle evlenmek isteyince tartışma sonucu else öfkesine yenik düşüp her yeri bembeyaz yapıyor falan. filmin adı da buradan geliyor, günlük güneşlik kasabanın her yeri buz olunca frozen land diye tanımlıyor halk. klasik bir disney hikayesi.

film gerçekten güzel, hafife alınmamalı. zaten sadece amerika'da değil, dünya çapındaki başarısı aldı başını gitti. oyuncu kadrosu deseniz kristen bell, idina menzel, johathan groff seslendirmede başrolde. karakterler de ayrı bir ilgi çekici. özellikle de sırf kardan adam olaf için bile izlenebilir, yok böyle bir şirinlik. filmde beğendiğim ikinci şey ise, hikayenin sonlanma biçimi. bütün film boyunca klasik prens ve prenses hikayesi filmin sonlarına doğru aslında beklendiği gibi çıkmıyor, bu anlamda şaşırtma unsuru fena sayılmaz. filmde bence en güzel nokta ise, anna-elsa arasındaki ilişki. anna kızımızın kalbi donuyor ve kurtulması için gerçek aşkın öpücüğüne ihtiyacı var. sözkonusu 2 erkek karakter de işe yaramıyor, anna'yı kurtaran ablası elsa'nın sevgisi. bu noktada, klasik prensi tarafından kurtarılmayı bekleyen prenses olgusunun bir kadın karakterle, yani kadınların kendilerini kurtarabilmeleri mesajı vermesiyle takdirimi kazandı.

--- spoiler ---
2. filminin yapılacağı walt disney tarafından doğrulanmış. bin atlı çocuklar gibi şenim sözlük!

ayrıca bu ayın sonunda "frozen fever" isimli 7 dakikalık kısa filmi internete yüklenecekmiş.

fac88
son yıllarda sevdiğim nadir animasyonlardan. kaç kez izledim hatırlamıyorum. açılış parçasını ezbere biliyorum hıh.
ya sınırım ben animasyon filmleri aşırı seviyorum ve en en çok duygulandığım ağladığım filmler bunlar oluyor. çünkü sonları hep güzel bitiyor. frozen de öyle oldu benim için şuan sabahlara kadar let it go dinleyip 'cold never bothered me anywaaay' diye bağırasım kendimi karlara atasım geliyor. kalbim nasıl bir sevgiyle dolduysa artık.

filmdeki en güzel şey sevginin soğukla aktarılması sanırım. hani hep içimizi ısıtan sevgi var ya evet o işte. olaf'ın aşk tanımı da çok mükemmeldi ayrıca 'some people are worth melting for'. o iki oscar ödülünü de çok hak ederek kazanmıştır kesinlikle. bir başka animasyonda görüşmek üzere.

sevgiler pierrot.

şu an yasamak zorunda olduğum yer yüzünden adeta setinde olduğunu hissettiğim film. aa film güzel midir derseniz on numara beş yıldız ama "cold always bother you" elsacım hem de bal gibi bother annıyon mu?!
bazen çok duygusala bağladığımı daha bir fark ettiren kaliteli animasyon. (bkz: disney)'den (bkz: olaf)'ın anahtarlığı ile kupasını aldım. "her anahtarını çıkardığında bir insan nasıl sırıtır" adlı şiirimi yazacağım yakında.
--- spoiler ---
anna'yı kurtaran gerçek sevginin elsa tarafından olması güzel olmuş. sevdiği adamın kurtarmasındansa kardeş sevgisinin anna'yı kurtarması orjinal. anne ve babalarının mezar taşının büyüklüğüne arkadaşlarım gülerken "aileleri parçalandı." diye orda üzülen gözü yaşlı kişi de bendim.

--- spoiler ---
aynı zamanda o sırada -hala- ablamın yurtdışında yaşaması da etkilemiş olacak ki (bkz: let it go) şarkısını açıp açıp ağlamıştım birkaç gün boyunca.
ikinci filmi olacakmış hem de elsa'ya kız arkadaş gelsin diye (bkz: twitter)'da bir furya vardı bir süre önce.