gay ilişkilerinin sevgili olmakla sınırlı kalması

kadın erkek ilişkilerinde sevgili olmak gelip geciciyken, zamanla karı/koca çocuğunun annesi/babası diye ilerlerken gay ilişkilerde her halükarda sevgili olarak kalıyorsun. aşkından mecnun olsan da, beraber bir ömür gecirsen de yine sevgilisiniz. araya en ufak bi mesafe girdi mi iki yabancı oluyorsunuz.
ülkede evlilik eşitliği yasallaşmadığı sürece yaşanacak durum. gerçi aşk, sevgi, saygı bittiğinde de inat edip hayatı zehir etmeye gerek de yok.
anam kalsın, bari sevgili olalım da orada kalsın kalacaksa. onu da bulamıyoruz ki. öte yandan türkiye gibi ülkelerde var olan bir gerçeklik bu. bana çocuk yapma, evlat edinme, evlenme hakkı vermezsen sevgili olmaktan ileri gidemem doğal olarak.. eşcinsellikten kaynaklanan bir durum yok yani.
bırak evlilik eşitliğini kız arkadaşımın elini bile tutamıyorum ki sokakta. mal mal bakıyorlar, laf atıyorlar. bir de etrafına tamamen açılmamışsan, ailesiyle yaşayan biriysen soruluyor hep nereye gidiyorsun, kimle buluşacaksın bilmem ne. arkadaşımla diyorsun hangi arkadaşın diye soru geliyor ardından. hep aynı kişiyi dersen dikkat çekiyor geçen buluşmadınız mı oluyor.
sevişsen hemen ayaküstü her an birisi eve gelecek tedirginliği. eşcinseller sekse düşkünler diye bir algı var toplumda. sürekli dışlan, baskılan, dalgaya alsınlar seni. adamın/ kadının var olabildiği tek alan yatak oluyor. kendi benliğini, eşcinselliğini yatakta ortaya koyuyor. napsın? seks de bir var olma çabası değil mi zaten doğal bir olay. her şey seks değil ama dünyaya gelmen seks sonucu olmadı mı var mı ötesi?
eşcinselliğimi çok geç anlamış biriyim. lisedeyken öğrendim lezbiyenin ne demek olduğunu. benle dalga geçerlerdi sen aktifsin herhalde diye, gülerlerdi ben anlam veremezken bu kelimelere. içimden ne diyor bunlar derdim. lezbiyen olduğumun farkında bile değildim, bir şey hissediyorum ama ne bu? lezbiyen ne demek, aktif ne oluyor, pasif ne oluyor? beni benden önce anlamışlar yani.
şu anda da evli arkadaşlarımdan beni bilmeyenler diyor ki ay evlenin tavsiye ederim. evlenebilirsek evlencez dedim ne diyim ki. öte yandan akrabalar da sıra sende diyor. geçiştiriyorum. beni bilen arkadaşlarım yurt dışına kaç evlen diyor. herkesin sosyoekonomik durumu aynı değil ki. demekle oluyordu zaten her şey, dile kolay. bakmak zorunda olduğum bir ailem var. nasıl bırakırım onları? ay çok doluyum sözlük.
iki erkek egosunun karşılıklı olarak çatıştığı akıldan çıkartılmamalı bence. haliyle eşcinsel ilişkilerde sevgili aşamasından daha ötesine geçişte toplumsal anlamda daha az baskı görülüyor. ve kişiler kendi özgürlük alanlarına fazla düşkün.

gerçi becerebilen her türlü durumda beceriyor sevgiliden fazla olmayı.

ve sevgililiği aşmayı da çoluk çocuk sahibi olmak olarak yorumlamayın bence. eşcinsellerin birgün üremeyi başaramayacağını da söyleyemeyiz, sonuçta millet deneyip duruyor.