her pazardan sonra pazartesinin gelmesi sorunsalı

beni gerim gerim geren, pazar günlerimi kabusa çeviren sorunsaldır. nedir bunun mantığı? neden bu kadar ısrarcı evren bu devamlılıkta? arada atlamalar olsa ya...
haftasonunun bir solukta geçmesi. o küçücük haftasonuna devasa şeyler sığdırmaya çalışmak. evet bu bir sorunsal. sevgiliyle olunca hiç bitmesin istenir bu haftasonlarının hele ki çok fazla görüşülemiyorsa...
eğer cumartesi çalışıyor isen daha beter hissedilir. cumartesi 6 da isten çık pazartesi sabah 8 de dön. yok hocam hayat bu değil. cumartesi de tatil olsun. ne olur ama ya.
bazen pazartesinin bitmek bilmemesiyle daha da karmaşıklaşan sorunsaldır.
"pazarları hiç sevmem" ile "yarın pazartesi haydi bugünü iyi değerlendirelim" modları arasında gidip gelmeme sebep olandır. bir de aklıma rebecca black bacımızın anaokul açığını kapatmak için söylediği o güzide şarkıyı getirendir...
şimdi bundan kaçmak için 1,5 yıldır pazartesi okula gitmedim, uyudum devam ettim ama sorun şu ki aynı şey pazartesi akşamı salı için gerçekleşti. salı da gitmediysem çarşamba için yine aynısı. cumaya kadar böyle gidilebilir tabi o zaman da bütün bir haftayı heba etmenin vermiş olduğu pişmanlık duygusu pazartesi sendromundan da beter
yeni yeni adını koymaya başladığımız pazar akşamı sendromunun dile dökülmüş hali.

(bkz: zevk almaya bakcen)