her şeyi siktir edip bir köye yerleşmek

biliyormusunuz ben bunu yaptım. yaşadığım kimi şeyler çok ağrıma gitti ve yıllar yıllar sonra yapmayı planladığım şeyi yaklaşık üç ay önce yaptım. tabi bu kararı bu kadar hızlı ve kolay almama sebep hali hazırda gidebilecek bir köyümün olmasıydı. pılımı pırtımı topladım ve başta ailem olmak üzere pek çok yakınımın hayretle dolu bakışları arasında istanbul kariyerimi "s.kerler" deyip bırakıp köye taşındım. tam da virüs salgınına denk gelince az çok doğru bir karar aldığıma iyice inandım. boş bir ahırımız vardı. oraya kör topal bir kaç koyun koydum. önümde ki ilk bir kaç ay içinde nelerin dikimini vs yapıcam onları planladım.şimdi inek alsam mı almasam mı diye düşünüyorum.
velhasıl kendime yeni bir hayat tasarladım ve hala tasarlanma süreci içinde.
ama köylü neredeyse bitmiş ve tükenmiş. öyle şeylere şahit oluyorum ki ağlasam mı ne yapsam bilemiyorum. türkiye köylüsü çökertilip elindeki her türlü üretim imkanı sınırlandırılmış, gaspedilmiş ve değersizleştirilmiş.
fikir ve yorumlarınıza açığım.

edit: nazar mı değdirdiniz la? bu sabah keçilerimden biri öldü :( bir kaç gündür hasta gibiydi ilaç ve vitamin takviyesi yaptık ama kurtaramadım. başımız sağolsun.
sevgili varsa gayet keyifli olabilir de yalnız başına biraz deli cesareti gibi geliyor. yapabileni takdir etmek boynumuzun borcu olsun. selametle.
özlem tekin belirir kafada.
kendi köyüm olmasa da deniz kenarı veya denize yakın bir yer olsa, mavi yeşille buluşsa,
siktir edecek birşeyiniz kalmadığında zaten olmayan şeyi siktir ederek yapılabilecek şey.
sandığıniz kadar romantik olmayabilir.koylu kurnazi diye tabir ettigimiz tiplerle bir ömür gecmez netekim.

köyluspor..
hepinizden nefret ediyorum ama tek basimayken canim sikiliyor
sosyal aktivite olarak tezek koklamak vardır.

bazı şeyler tek başına yapılamıyor maalesef.
ideal olarak güzel ama benim asla yapamayacağım bir şey. kalabalık, sosyal hayat, imkanlar falan güzel şeyler.
elimde az biraz torpağım olsa bi dakka düşünmem
sehir hayatının keşmekeşinden vakit alan yaşamsal aktivitelerinden bunalan herkesin bir gün olur hayali kurduğu organik hayat.
pislik yapıcam
yapıyorum
bim bam bom çatlasın düşmanlar benim de artık bir sevgilim varrrğğğ
her şeyi siktir edip bir köşeye yerleşmek diye okudum ya!
zaman alsa da eninde sonunda ne kadar yanlış olduğu anlaşılacak karardır. türkiye'nin köyleri tam bir maymunlar cehennemi. cinnet dolu haneler, ruh hastası insanlar, kanserleşmiş ilişkiler...
ben kimseyle muhatap olmaya gitmiyorum, sakinlik aramaya gidiyorum diye düşünseniz de onlar sizinle muhatap olacaklar, bomboş ve kendini her şeyin ölçüsü gören insanlar olduklarından her şeyinize karışmadan yapamayacaklar vs.
ama iyi yönden bakmak gerekirse kente tekrar döndüğünüzde kent hayatınızın kıymetini bilirsiniz.
köye değil ama büyükşehire yakın doğa içerisinde bir alana yerleşilebilir. köyler vasat, niteliksiz. özellikle gençlerin de şehir merkezlerine yerleştiğini düşününce imam ve muhtarla kafayı yersiniz. konuşacak, iletişim kuracak birilerini ararsınız.

riskleri daha fazla olan düşünce.
günümüz şartlarında o kadar da kolay olmayan ütopik düşüncedir.

teknoloji ve sosyal bağımlılığımız sağolsun bizleri izole olmaktan uzak tutmaktadır.

en yakın uygulamalı örneğini pandemi sürecinde #evdekal, zorunlu sokağa çıkma yasaklarında görmüş bulunmaktayız. dijital varoluşumuz, fiziksel varlığımızın önüne geçmişken, içtiğimiz kahveyi, gezdiğimiz avm'leri görsel olarak paylaşmadan yapamayacağımızı anladık.