jay jay johanson

o bir bunalım anların kurtarıcısı, o bir balık ekmek gibi şarkıları olan şahsiyet. o bir isveç köftesi. o bir sarışın. o bir zayıf adam. o bir istanbula bin beş yüz kere gelmiş sanatçı.

so tell the girls that i am back in town diye de müthiş bir parçası var.
insanı bitirir. hatta parçalar atar ama onun kadar hiçkimse bu kadar iyi anlatamaz.

(bkz: suffering)
on the radio ile kulağımdan girip far away ile kalbimi delmiştir...
cem adrianın üst versiyonu.

cem adrian = iphone 3gs
jay jay johanson = iphone 5
büyülü bir vocal ve müzik yeteneğine sahip, parçaları bana tarif edilemez hisler yaşattıran bir tanecik isveçli müzisyen. aşk acısı çekenlerin dinlemesi oldukça zararlı; içinizden birşeyleri koparır da götürür. şarkılarında ağlanılacak kıvama gelinir ki ağlamaklı sesi detaylarla dolu şarkı sözlerine ayrı bir derinlik daha katar. en sevdiğim ve onu tanıdığım albüm ''poison'' olmakla birlikte buradaki en değerli parça da;



bu albümün sound u ne kadar sağlamdır ellaaammm. * *
önceden hiç sevmezdim ama olgunlaşmaya başlayınca daha bi sevmeye başladım kendisini.

7 kasımda bursa
8 kasımda istanbul
9 kasımda ankaradaydı

ama lanet olsun ki çalıştığım için gidemedim yine.
queer as folk dizisinin birinci sezonun final bölümün de çalan sizi darmadağın eden bir ses duyarsınız bu suffering şarkısıdır jay jay johanson söylerken oyuncuların duygularını da anlamaya başlarsınız. david'in dediği gibi, "sadece bunu istemiştim" sözünün acısını duymaya başlarsınız.

''100.000 years '' isimli parçası damarın âlası ,kadife ses tanımına cuk oturan,efkarlı akşamlarımın bazı bazı konuğu muhteşem yetenek.

trip hop ritm üzerine serpiştirtiği temiz vokaliyle sakinleştirir. far away, believe in us, alone again şarkıları art arda dinlendiğinde etkisi daha da artar. neden sürekli türkiyede konser verdiğini anlamasam da bi gün dinlemek isterim kendisini. * *
şu parçasını ard arda 47 kere dinlemişliğim vardır.